hastalık başlangıcı

net bir şekilde yoktur. ya hastasınızdır ya da değil. bu kadar basit. hastalık vücudun belli dönemlerde bağışıklık ve manevi gücünün azalması veya düşmesi sonucu çıkan durumdur.

yanı hasta olmayız zaten hastalık bizde var sadece belli dönemlerde ortaya çıkıyor. kendini bilir sağlığına dikkat edersen ve maneviyatını akıl sağlığını yüksek tutarsan hasta felan olmuyorsun. hastalık başlangıcı doktorların tedaviyi uzatma yalanından başka bir şey değil.

trabzonspor'un forma reklamı

yörenin geleneksel dokuma bezi olan, keşan motifiyle işlenen formanın tanıtıldığı, tüm dünyayı duygulandıran reklamdır.

barcelona futbolcuları (bkz:twitter) üzerinden reklama beğeni göndermiştir.

paris

nâzım'in da dediği gibi yanmadan yıkılmadan paris sokaklarında el ele dolaşmak lazım

kolay görünen ama zor olan şeyler

çalışmayan anne olmak.

italyan erkeği

türk erkeklerine benzedikleri konuşulan, ancak benzerlikleri tipten öteye geçmeyen sıcak kanlı karşıt cinslerimizdir.

onlar ingilizce ve sizde italyanca bilmiyor olsanız bile anlaşabilirsiniz. gözlerinize bakarak sizi anlamaya çalışırlar, centilmen ve çok kibardırlar.

yolculuğunuzun sonunda bir adet bavulunuza atmak istersiniz.

tabi bunları ben söylemiyorum, arkadaşım söylüyor.

ev işleri

pırıl pırıl bir ev boşa harcanmış bir hayatın göstergesidir.(bkz:bırakınevibokgötürsün)

33 şehit

suriye'nin idlip kasabasıda var olan kontrol noktalarımızı savunmak için görece giden birliğin rus savaş uçaklarıyla vurularak verilen şehit sayısı.

bir kehanete göre 3. dünya savaşı idlip'te başlayacak amik ovasında bitecek.

(bkz:armagedon)

hamlet

esma çevik

ben yapmazsam kimse yapamaz diyen bomba imha etmeye çalışırken şehit düşen astsubayımız.

aldatan sevgiliye geri dönmek

sevgiye aşırı muhtaç insanların aldatıldıktan sonra kendilerini sevecek ve değer verecek kimse bulamamaları üzerine "aldattı ama en azından bana ilgi gösteriyor ve sevilme ihtiyacımı gideriyordu" gibi çaresiz bir düşünceye kapılıp verdikleri karardır.
ancak bir kez aldatılmanın verdiği güvensizlik artık ömür boyu beynini kemirir durur.

yeni yıla merhaba zirvesi

ne yazık ki katılamadığım ve katılamadığıma üzüldüğüm zirve.
hakkında hiçbir şey söylenmemiş olması da ilginç. katılmayanlar merak etsin diye mi susuyorsunuz? naptınız arkadaşlar nasıl geçti? eğlenceli miydi?

ülkeyi terk etmek

bu dünya hepimizin, kişinin ekmeği ve huzuru neredeyse, vatanı da orasıdır.

çocukların oyun oynamayı bilmemesi

gelişen ve değişen dünya, teknoloji sebebiyle oyun kültürünün de değişmesi kaçınılmaz.her şeyin birbiriyle paralel olduğu, bir çocuğun oyun oynamasını bilememesinin maddelerce sebebi var.
bir yandan bilgisayarlardan telefonlardan anlayan çocuklardan gurur duyan anneler, bir yandan da paylaşım, sokak kültürü, hayal kurma beklentisine de girmektedir. peki bu nasıl olacak anne ve baba çalışırken ?
ver okula sonra gel yakın .
her cümle öyle tartışalısı konular ki ...

giysi kumbarası

ara sıra aldığım elbiseleri ambalajında attığım kumbara. bir gün ne göreyim, belediye çalışanları içlerinden iyi olanları seçiyorlar ve ayırıyorlar. sorumlu gazeteci kimliğiyle gittim sordum.
-abla iyileri ayırıyoruz, pazarda satıyoruz dediler.
o günden sonra sadece bildiğim kişilere veya sokakta atık toplayanlara veriyorum

fotoğraf

fotoğraf, doğada mevcut gözle görülebilen maddi varlık ve şekilleri, ışık ve bazı kimyasal maddeler
yardımıyla ışığa karşı duyarlı hale getirilmiş film, kağıt veya her hangi bir madde üzerine saptayan
fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. kelime yunanca ışık anlamına gelen "photos" ve yazı anlamına gelen
"graphes" kelimelerinden oluşmaktadır. yani ışıkla yazmak anlamına gelmektedir. özellikle fotoğraf sanatçıları resim denildiğince çok kızar. en iyi ihtimalle yumuşak olarak uyarırlar. ben birazda kendi mesleğim açısından bakıyorum. bana gelişmiş bir resim olarak geliyor. sanat bazında ayrı olabilir ona birşey diyemem.

ekrem imamoğlu

halkın güvenini kazandı, samimiyetine inanıldı ve başkan seçildi. vaatlerini yerine getirip getirmeyeceğini, nasıl bir başkan olacağını zaman gösterecek. görev başına geldiğinden bu yana - ki bu çok kısa bir süre - istanbul halkının tepkisini çekecek, mağdur edecek herhangi bir icraatta bulunmadı, aksine sorunların tespiti ve giderilmesi için bizzat halkın, şehrin içinde çalıştı ilk günden beri, makam odasına kapanmadı. fakat sadece saldırmak için fırsat kollayanlar var elbette. biraz makul olabilseler henüz bunun için bir gerekçeleri olmadığını görecekler. hakkı gasp edildiği için ikinci bir kez ilkinden kat be kat fazla enerji harcayarak seçim çalışmaları yaptı. mesnetsiz ithamlarla yıpratılmaya çalışıldı, hem fiziksel hem zihinsel yoğun bir çaba harcadı kendini tanıtmak için, projelerini anlatmak için. 2. kez halkın iradesiyle başkan seçildi, o ana kadar belki günlerce uyumadı, dinlenmedi, çalıştı didindi. ve seçimlerden bir süre sonra olması gereken gibi kısa bir izin yaptı. geçtiğimiz günlerde de ikinci bir kez yine ailesiyle kısa bir tatile çıktı. bundan daha doğal ne olabilir? görevi ne olursa olsun bu her insanın hakkı ve ihtiyacı.

yurdumun acıtan gerçekleri

üzen haberdir.
konuyu araştırma fırsatı bulamadım ama eğer böyle ise durum, bir arpa boyu yol alınamamışlığın göstergesidir. türkiye cumhuriyeti adına askere giden ki bir de şehit olan mehmetçiki nasıl diğerinden ayırabilir aklı olan. delirmişlik.

grimm kardeşler

anne olduktan sonra hangi kafaya sahip oldukları konusunda bayağı akıl yorduğum yazarlardır.

kitapların çoğunda birinin acı çektiği, şiddet gördüğü ya da öldüğü gibi sağlam kesitler var. mesela kırmızı başlıklı kız. ananesine yardım etmek isterken kurdun midesine düşmesi akıl alır şey mi. el kadar çocuğa bunu nasıl anlatacaksın?
şiddeti, kötülüğü, güvensizliği belki de masal sandığımız bu bilinçaltından aldık da farkında değiliz.
bu bir manipülasyon değil de nedir?

feyza altun

duruşu ve kendini anlattığı ekranda iyi, sosyal medyada savruk, mahkemede ciddi kişilik.
kadın hakları konusunu kendine şiar edinmiş ve çalışıyor. takdir edilecek bir durum yalnız beklediği saygıyı kendi de gösteriyor olması beklenmekte.

iş kazaları

avrupa birincisiyiz.
ölümlü iş kazalarında, kimseleri rakip tanımıyoruz. denetimsizlik ve taşeronla çalışma sonucu insanlar sinek gibi ölüyor ve önlem alma konusunda kimse bir şey yapmıyor.
çoğu zaman ölüp giden gariban suçlu ilan ediliyor, dosya kapanıyor.
belli çevrelere yakınsanız, dosya bile açılmıyor, garibanın ailesi zaten muhtaç. öde 3-5 lira, bitti, gitti.
ah güzel memleketim, her şey pahalı da, en ucuzu can. özellikle gariban canı.