saddam hüseyin
amerikan'nın özgürlük getirdiği güzel ırak ilinin eski başkanı.
amerika eğer özgürlük getirecekse üç şeye dikkat eder.
su
doğal zenginlik
stratejik önem.
ırak iran savaşının başlangıcı da aslına şu an içinde olduğumuz büyük ortadoğu projesinin ilk adımlarına bir tanesiydi. direkt iranı alaşağı edip olayı toptan bitirmekti amaç. o dönemlerde türkiye uysal bir ülkeydi.
ırak bölgenin en iyi su rezervlerini sahip ülkelerden biri. bizden bile iyiler. hem petrol hem de şu zengini bir ülke. hal böyle olunca ırak 'a özgürlüğün gelmesi çok uzun sürmedi.
ırak' in kuveyt 'e saldırması sadece bölgesinde şu an olan olayların yani suudilerin ve avanelerinin çevre ülkelere zarar vermeye başlaması ve amerikan yandaşlığıydı.
saddam önce avrupaya yanaştı ve petrol ticaretini euro üzerinden yapmak istedi ve saydığım şu, zenginlik ve stratejik durumu yüzünden devrildi. o gün saddam'a düşman olan herkes şimdi mumla arıyor ırakta. aynısı libya için de geçerli.
ırak, iran savaşı öncesi çok modern ve gelişmiş bir ülke olmasına rağmen sıradan belli seküler anlayışlarını altında kaldı.
körfez savaşı olduğunda bugün olacakların hepsi belliydi.
madenciler günü
en zor, zahmetli emeğin, güneşe hasret emekçilerin günü.
ne yapıldı bugün onlar için? hamasi nutuklar, acılı söylemler, efkarlı melodiler eşliğinde bir kaç emekçinin kömür karası olmuş yüzlerinin görüntüsü. kutladık mı? evettt!
önlem almaya,madenleri denetlemeye, yaşam odaları kurmaya gerek var mı? yok! biz biraz önce kutladık.
dağılalım.
şehir efsanesi
yaşanan bir olayın zaman içinde kulaktan kulağa oyunundaki gibi değişerek hikayeleşmesi durumuna denir.
(bkz:
kız kulesi efsanesi)
flamingo köy
daha yakınına vardığımızdaki araç kuyduğu ve arabayı park etme sorunu üstüne bi de girişindeki kalabalığı görünce içeri girmeye vazgeçtiğimiz çatalca'da bir mekan.
bayan kadın çelişkisi
kesinlikle kadın olarak kullanılması gerekiyor. ilk duyduğum zamanlar ben de buna takılan insanlara tepki göstermiştim.
üzerinde ciddi anlamda uzun bir süre düşündükten sonra haklı oldukları kanısına vardım.
önemli olan ne maksatla kullanıldığı, ne anlamda kullanıldığı... diye düşünüyodum doğal olarak çünkü önemli olan hep anlamdı benim için. ancak nedenleri sorgulamaya başlayınca insan şoka uğruyor. mesela neden erkeklere 'bay' diye hitap edilmiyor?
bayan kelimesinin niçin kullanılmaya başlandığını bilmiyorum. ancak kadın kelimesinin, kadınların bekareti hakkında yargı bildiren bir kelimeye dönüşmüş olması incelenmeli.
mesela bir çocuğun erkekliğe ilk adımının sünnet olmak olması(!), ki bu çok saçmadır, kadınların kadınlığa ilk adımının cinsel ilişkiye girmiş ve bekaretini kaybetmiş olması(!) olarak düşünülmüş olsa gerek ki kadın kelimesi, bir kızın(!) bekaretini kaybettikten sonra(!) kazandığı bir ünvan haline gelmiş.
"kadın kelimesi çok kaba, o yüzden kibar olmak için bayan kelimesini kullanıyorum." diyen bir insan, kadın kelimesinin niçin kaba bir kelime olduğunu açıklamak zorundadır. açıklayabilir mi? hayır. dönüp dolaşıp varacağı yer kızlık mevzusudur.
bu konu şöyle dursun. bir cinsiyet belirten kadın kelimesi bir hitap sözü olan "bayan" kelimesi ile ikame edilmeye çalışılıyor. bu neresinden baksanız saçmadır. hitap şekli olarak birisine "bay" demiyorsanız "bayan" da demeyiniz. "bayım" kelimesi bile sayılmaz çünkü hiçkimsenin "bayanım" dediğini duymadım.
bayan; kendi başına zararlı bir kelime değil, hakaret içermez, baymak kökünden türemez. kullanım biçimi ve hangi anlamda kullanıldığı ise zarar verici ve yıpratıcıdır. bir cinsiyeti baskılamaya ve yok etmeye çalışır. zararlı olabilir.
hepsinin ötesinde dil, çok önemli bir toplumsal kültür aracıdır. bir toplumun diline bazı kelimeleri ekleyerek ya da dilinden bazı kelimeleri çıkararak o toplumun kültürünü, hayata bakışını değiştirebilirsiniz. george orwell'in 1984 aldı romanını tavsiye ederim.
tarihte belli mecralarda kullanımı yasaklanan ve kullanılmayan kelimelere, onların yerine sonradan üretilen ya da başka dillerden devşirilen kelimelere bakın ne demek istediğimi anlayacaksınızdır.
eğer bir toplumu baskılamak istiyorsan onların jargonunu ortadan kaldırmaya çabalamak iyi bir başlangıç olacaktır. kadın kimliğini baskılamak için uydurulan "bayan" kelimesine karşıyım.
sığırın dişisine inek derken kaba olmuyorsak, insanın dişisine kadın derken de kaba olmuyoruzdur. insan türünün dişisine kadın denir. eğer bayan denilseydi çocuklarınız dünyaya kız olarak değil bayan olarak gelebilirdi çünkü bayan kelimesi yaş, bekaret, vb kavramlar içermeyen gayet kibar bir kelime değil mi?
bir çocuk doğduğunda, oğlan ya da kız denilebilir. insan yavrusunun isimleri olabilir bunlar gayet tabii. eğer birine erkek, diğerine kız diyorsanız yanlış yoldasınız demektir. o erkekse, öteki de kadındır.
büyüyen beşik
bebek alışverişinde sıkıntının geleceği son nokta. tanınmış bir marka mı ? lokal bir marka mı ? özellik ve kullanışı nasıl sorunsalı kafalardan çıkan milyarca soru. herkesten karışık tavsiye.
katlanılmaz sorular. gün geçtikçe zamanın kısalması
edit: hala karar veremedik sözlük.
zalim
zulüm edendir.
en çok şansı mı zulmeder insana?
cennet annelerin ayağı altındadır
yeğenimin doğumuna girdiğim o muhteşem gün sonrası doğruluğuna milyon kez inandığım önermedir.
allah'ın rahim sıfatının kadına da verildiği yani dişiyi kendi sıfatıyla ödüllendirdiği bu müthiş olayın kahramanlarının ayaklarının altı değil her zerresi cennet olmalı.
sigara içmek haramdır
" bu da mı oldu " dedirten diyanet işleri başkanı ali erbaş'ın açıklamasıdır.
şöyle demiş " sigara bazı alimlerce haram olarak nitelendirilmiştir ". haram ile helali bazı alimler belirliyorsa ali erbaş ve bu konuda aynı fikirde olanlar o alimleri allah olarak kabul ediyor olmalılar. zira bu güne kadar hiç şu alim bunu, o alim şunu hatta peygamberler şunları haram kılmıştır diye bir söz edilmemiştir kutsal kitapta. yanlızca allah tarafından helal veya haram kılındığına dair yazılanlar vardır.
buna sanırım şirk koşmak diyorlardı. " haram kılmak " ve " haram olarak nitelemek " ayrımından da yırtabilir tabi. bilemiyorum. islam hakkında derin bilgileri olanlar bakalım daha neler diyecek.
ev işleri
bekarken annem söylediğinde fazla aldırmadığım, evlenince ise olay tam anlamıyla kavradığım, bitmek bilmeyen enerji isteyen işler topluluğu. gece 1 yada 2 de duvar silebilmek.
filenin sultanları
bizim kızlar 2020 cev
tokyo olimpiyat oyunları avrupa kıta elemeleri'nde
almanya'yı finalde 3-0 yendi ve olimpiyat vizesi aldı.
var olun kızlar... göğsümüzü kabarttınız.
yaratıcı sıkıntı
karantinada evde ne malzeme bulursan onunla giriştiğin do it yourself projeleri bu kategoriye girebilir. yaratıcı olup olmadığından emin olamıyorum çünkü henüz yaptıklarımın ne işe yarayabileceğini çözemedim. işe yarar bir şeylerdir inş.
ankara'nın ayazı
kendine getirendir.
çekersin içine ve ayılırsın. kendini, hayatı sorgularsın. mesela bir nefes sonra iç organlarının donup donmayacağını ve buna bağlı olarak ölüp ölmeyeceğini bilmediğinden hayata ve insanlara karşı pozitif olup, son günün gibi yaşamaya karar alırsın.
tamam abartıyorum o kadar da değil ama sağlamdır. tanısanız sizde seversiniz.
şarj
dil, diş, dudak marifeti ile seslendirdiğim türkçe dilime uygun olduğundan şarz demekte ısrarcı olduğum ve anlamayan olmadığı için de sakınca görmediğim enerji aktarıcı.
herbokolog
hiç birşey bilmeden biliyor gibi konuşup özgüven patlaması yaşayan insan tipi
öylekiler ki eğitimini almış birine bile akıl verip kulakta duyma bilgileri süsleyip satan kişi de diyebiliriz.
anitsayac.com
şiddet sonucu ölen kadınlar için oluşturulmus dijital anıt. isimlerin üzerine tıkladığınızda neden,nasil ve kim tarafından öldürüldükleri yazar. hikayeler benzer aslında; kocası, babası, kardeşi/abisi, sevgilisi, oğlu, akrabası veya tanımadığı bir erkek tarafından öldürülen kadınlar. sık sık siteyi ziyaret eder ve öfkemi nefretimi tazelerim. çünkü tek bir kadin şiddet görmeyene, öldürülmeyene kadar mücadele etmek o kadınlara olan borcumuzdur.
anitsayac.com
atatürk çiceği
kayın validemin balkonunu coşturan çiçektir. tam karşısında duran
atatürk bayrağı ile uyumları paha biçilemez...
kolay görünen ama zor olan şeyler
bıngıldak
saçsız bir bebekte hemen başının üstünde pıt pıt attığını görürsünüz.
oğlumda gördüğümde tansiyonum düşmüş, ufaktan bir fenalık geçirmiştim.
ayşen gruda
çocukluğumuz, gençliğimiz bir bir bizi bırakıp gidiyor... ben ise arkalarından sadece hüzünle bakabiliyorum. nurlar içinde yat domates güzeli.