poşet yasası

hepimizin daha bilinçli tüketici olması adına başlatılmış, destek verdiğim bir uygulama. daha az ambalaj daha az atık olmasına destek olmak hepimiz adına güzel birşey diye düşünürken belediyelerin geri dönüşüm poşeti dağıtıp haftanın bir günü kamyonla sokak sokak dolaşıp topladığı geri dönüşümlerin parasını nerelerde kullandığını da merak etmiyor değilim? siz ne yapıyorsunuz geri dönüşüm kamyonuna mı veriyorsunuz yoksa her gün kağıt toplayan kağıtçı adamlara mı?

evreka

ınterstallar filminde ki murphy karakterinin "evrekaaa" deyişi hala kulağımda. ılk defa orada duyup ne olduğuna bakmıştım.

evde kalmak

türkçe cümlelerin çok geniş anlam içerebileceğini ispatlayan, ayrıca türkçenin yabancılar tarafından ogrenilmesini zorlastiran cümleler grubuna dahil söylem. evlenende evlenmeyende evde kalmiyor mu?

regl

kanser işletmeyi düzeltmek için yapılması gerekenler

her işletme zor günler geçirebilir veya geçirmesi muhtemeldir. işletme eğer kendini tanır ve belli şeyleri belli düzeyde yaparsa durum kanserleşmeden halledebilir ve sağlığına kavuşur.
yoğun rekabet aslında her işletmenin sorunudur.
hele fiyat üstüne yapılan her rekabetin sonucu kanserdir.
bunun için 4 şeyi iyi yapmak gerekir.
bunu aslında kendi hayatınızda da uygulayabilirsiniz kızlar.


azalt
önce hastayı iyi bir check-up’a sokmak gerekir. hangi gider,iş iş yapış şekli ve kalemlerin azaltılması gerektiğini biliyor olmak ve bunları sistematik olarak azaltmak gerekir. yani eğer zayıflamak gerekiyorsa 3 gün aç kalmak değil öğünleri azaltmak ve aralarını açmak gerekir.

eğer bir konuşa çok çeşitli hizmet veriyorsanız bu sizi hantallaştırıyor olabilir. bunları en karlı ve sürekliliği göz önüne alarak azaltabilirsiniz.
yük olan çeşitlilikleri azaltın ve niş alanlara niş hizmetlere yönelin. kendi alanınızın en iyisi olun. isminiz duyulduğunda bir niş alanla bütünleşsin. isminiz birden fazla çağrışım yapıyorsa dominasyon kurmanız hiç de kolay olmayacaktır. azaltmanın gücünü hafife almayın!


yok et
işletmenn veya hayatınızın kes yapıştır, size hiçbir yararı olmayan yerlerini yok edin. bu işler sizin gelişmenizi engellediği gibi aslında karlılığınızı da engelliyor.
gereksiz hareketlerden kaçının.

yarat
alında tek kelimeyle anlatabilirim
farklılaşın. bir cafeye girdiğinizi düşünün eğer farklıysanız dönüp size bakarlar. eğer daha öne giren son 5 kadın gibi isenir kimse size dönüp bakmaz.

yükselt
hedef kitlenizin ihtiyacını belirleyin ve kalitenizi artırın. bu şekilde ancak belli bir yere gelebilirsiniz. bu formülleri ister işletmede ister başka yerde kullanın işe yarar.

22

gençliğimin en güzel yaşlarından. 22 den sonrası çok değişti.

akupresür

motivum gözlük

oldukça şık, casual gözlük markasıdır.

yatağa üçüncü diye ev işi yaptıran çift

bu ülkede ağız tadıyla fantezi de yapılamayacağını gösteren meseledir.

hazır sözlüğümüz yeni açılmış biraz iç dökeyim dedim.
geçenlerde öyle gezinirken yataklarına üçüncü olarak tek erkek arayan bir çifte denk geldim. ne güzel iştir o, hemen mesaj attım dedim ben gelirim. elitim, düzgünüm, iyi sevişirim. seks tanrısı seçilecek olsa beni seçerler o derece iddialıyım yani. hemen güzel bir mesaj yolladım. kendimi tanıttım.
başladık bu çiftle muhabbete.

bir ara adam bana tamirdir, tadilattır o işlerle aramın nasıl olduğunu sordu. meğer bu çiftimizin tadilatçı fantezisi varmış. işte ben tadilatçı kılığında eve geleceğim işte 3-5 bişeylerle ilgilenip, iki vida sıkarken kadın içeri girecek ve ah ne güzel sıkıyorsunuz vidaları, beni de öyle kuvvetli sıkın, kocam sıkıştırmayalı çok oldu diyecek ve sonrası malum. olaylar gelişecek.

eh konuşunca gayet mantıklı geldi.
tamam dedik. tarih, yer ayarlandı bastık gittik evlerine.
kapıyı adam açıyor, hatun piyasada yok. ilk iş bir kıllandım ama eve de bir kadın eli değdiği belli. neyse ki içeriden seslendi kadın hoşgeldin, şimdi geliyorum diye. en azından bir rahatladım kadın var diye. belli olmaz bu işler, kadın diye gidersin kallavi bir harun abi çıkar bütün hevesin içine kaçar.

geçtik bir yatak odasına. adam hikayeyi anlatıyor. ben dolapla ilgileneceğim işte o ara hatun gelecek filan. öyle şevkle anlatıyor ki lan bir yerde kamera mı var dedim, film mi çeviriyoruz yani. o ara zaten başka kırık dökük eşyalar da getiriyor. dolap desen menteşenin vidası paslanmış, değişmesi lazım. iş çok. sen başla bizimki geliyor dedi. ben boş bekleyeceğime şu işe el atayım dedim. sağolsunlar alet edevat da hazır. arada geçti 10 dakika gelen giden yok. ben de vida işini bıraktım, kırık sandalyeye çivi çakıyorum. o ara adam geldi nasıl gidiyor diye. dedim işte çivi var hah iyi iyi deyip gidecekken durdurdum adamı. abi çivi tamam da yengeye ne zaman çakacağız, olayımız o biliyorsun diye sordum. adam bir bozulur gibi oldu hani karım hakkında nasıl konuşuyon lan deyip yakama yapışsa yeri gibi gerçi geliş amacıma bakarsak çok boktan bir mevzu olur ama neyse. ya tamam o iş bende deyip gittim. ben ev işine devam ediyorum.

bayağı iş bitti. hatta o vidayı bile değiştirdim. ama kadın yok piyasada. ulan çıktım yatak odasından. baktım herif odada oturup sigara tüttürüyor. hani lan kadın dedim. kem küm derken anladık ki hatun ben odadayken arazi olmuş. hay sizin yapacağınız fanteziye atlayayım dedim. çektim kapıyı çıktım. bana da ders olsun, öyle her yatağa üçüncü arayana atlamamak lazım demek ki...

satranç

evdeki bebenin her seferinde beni yendiği, evin olmazsa olmazi, cocukları telefon tuzagindan uzak tutan ve super zeka acıcı oyun. “anne sah mat”, “yaw bir dakka daha fili bulamadim” “anne sahin mat mat oldu” “oglum sen disini fircaladin mi bakem!!”

avize

aklıma gelen ilk şekil evimizde bulunan, bol taşlı eskiden altın rengi olup hayat şartları nedeniyle eski zeytin tenekesi rengini almış olgu. taşları temizlenince albenisi artıyor. ayrıca taşlar ışığı prizma etkisi yaparak kırıyor duvarın bazı yerlerinde gökkuşağı efekti oluşuyor.

500t

sözlüğe hızlı giriş yapıp, betimleri coşturan yeni yazarımızdır. hoş geldiniz, enerji verdiniz.

sevdam ağlıyor

serap erener'in lal albümünün en akılda kalan parçalarından.

bir duru sözle gönül alana
bir kuru dalla, çiçekle gelene
gitti, gidiyor yaralı yüreğim
gitti, gidiyor, kanadından tut
a benim gözleri görmeyenim
a benim kadrimi bilmeyenim
a benim hasreti dinmeyenim

beni elinle ellere gönderme
ah anam, garip anam
ne sarayda, ne handa
bir zalim ocağında sevdam ağlıyor
ne gam ölsem uğrunda?
beni zehir zemberek diller dağlıyor
ne sarayda, ne handa
bir zalim ocağında sevdam ağlıyor
ne gam ölsem uğrunda?
beni zehir zemberek diller dağlıyor
bir duru sözle gönül alana
bir kuru dalla, çiçekle gelene
gitti, gidiyor yaralı yüreğim
gitti, gidiyor, kanadından tut
a benim gözleri görmeyenim
a benim hasreti bilmeyenim
a benim kadrimi dinmeyenim
beni elinle ellere…

kadının kadına yaptığı

kadın kadının kurdudur.
tacize uğrayan bir kadına yine kadınlar tarafından "hak etti, zaten kısa giymişti " denildiğinı bizzat gördüm.
biz kadınlar bazen çok acımasız olabiliyoruz.

beğenilmeyen hediye

en sevilen hediyedir. bir taktik olarak beğenilmemesine karşılık geri alınabilecek hediye seçmek önemli. beğenmediysen ben de başkasına veririm deyip kendin kullanırsın.

yeni bir ben lazım

her şey yenilenirken eskide kalan ben'i değiştirmek zamanı geldiğinde dudaklarınızdan dökülen kelimelerdir.

kabuğundan çıkmak için beni ben yapan her şeyi arkada bırakmak ve yeniden başlamaya karar verdim.
iki sorun vardı :
1- yeni ne demek?
2-yeni olacaksa eskiyle nasıl olacak?

1.sini yeni her şeye açık olmakla çözdüm!
2.sini eski bütün alışkanlıklarım ne diyorsa tersini yaptım.
yıkıcı bir deneyim. cesaretin var mı aşka? varsa fight club'a gel dostum.

masa altından gizli bakınız vermek

bildiğiniz nah işaretinin masa altından yapılmasıdır. üstüne kişiyle göz göze gelip gözlerinizi belerte belerte masanın aşağısına dikkat çekersiniz.

fırsatını bulan erkek aldatır

bir erkek arkadaşım demişti ki; aldatmayan erkek yoktur. aldatmıyorsa ya zamanı yoktur ya da beceremiyordur.
bilmem artık. :)

tuzlu kahve

ortaya çıkışının bir mantığı olan ama günümüzde geldiği noktada mantıksızlığın dik alası haline gelmiş, özünde iyi içecek.

zamanında, yani evlilik kurumu inşa edilirken görücü usülü dediğimiz sistem daha çok kullanılırken, kadın kendisine görücü gelen adamı beğendiyse kahveyi çok şekerli, beğenmediyse de tuzlu yaparmış. böylece aileyle istiyorum-istemiyorum konuşması yapılmasına gerek kalmadan herkes anlayacağını anlar ve konu kapanırmış.

günümüzde geldiği noktayı ise konuşmak bile istemiyorum. yapmayın şöyle şeyler, gözünüzü seveyim.

orospu

bazı insanlara kişiliklerinden dolayı söylenen, ima edilmek istenen anlamın yaşam şartları nedeniyle bu işi yapan ya da yapmak zorunda kalan hayat kadınlarına hakaret sayılacak kelime.