kaymak tabakası

halkın en hali vakti yerinde olan üst tabakasını anlatmak için kullanılan mecazi söylem.

seçmek ya da seçmemek

aralarında hiçbir fark olmayan iki eylem.

seçmek sorumluluk almaktır. seçimin sonuçlarının seçen kişi tarafından göze alındığı kabul edilir.

peki seçim yapmamak sorumluluktan kaçmak mıdır? bence hayır. çünkü seçim yapmamak zamanın akışını ve olayların sonuçlarını ortadan kaldırmayacak, bu kez seçim yapmamış olduğunuz durumun sonuçlarına katlanmayı göze almış sayılacaksınız.

aslında seçim yapmamak da bir seçim olduğuna göre seçim yapmamayı seçerek yine bir seçim yapmış oluyor ve sonuçlarına katlanmak durumunda kalıyorsunuz. bu bir paradoks gibi görünse de aslında değil. seçim yapmama gibi bir şey söz konusu değil. hayatta olduğunuz sürece seçim yapmak ve sorumluluk almak zorundasınız. ortada içlerinden biri seçilecek iki obje varken aslında seçenek üç tanedir. hiçbirini seçmemek de bir seçenek ve seçimdir. *

dertler derya olmuş

her insanın belli dönemlerde arabesk damarları kan ağladığında durduk yere dinleyip acıtasyona bağladığı klasik ibrahim tatlıses eseri. ne kadar damardan ve can alıcı söylediyse yediden yetmişe her insanın mutlaka hayatında birkez dinleyeceği şarkı.

başlayamama hastalığı

genelde hayatın düzeni ile ilgili kontrolü kaybettiğim zamanlarda üzerime çullanan durum.
ipin ucu bir yerden kaçıyor ve yakalamak mümkün olmuyor. aslında gidişatın farkında oluyorum çünkü yolun sonu görünüyor ama mümkün değil elim kalkmıyor, bedenim hareket etmiyor. sonra bir nadas dönemi ve bitiş.

sonrasında ya daha iyi, daha güçlü ya da sıfırdan başlamak zorunda olacak şekilde tükenmiş oluyorum. bakalım hangisinde uyanacağız.

ceren özdemir

hem kadın değerli olduğu için, hem insanlık namına bu işe el atılmalı ciddi ciddi. yazık.

jale inan

türkiyedeki arkeoloji ve sanat tarihi çalışmalarına çok önemli katkıda bulunmuş, öncü olmuş hanımefendi.

koltuk döşeme

koltukların kumaşlarını değiştirmeye karar verdiğimde tanıştığım meslek. ama malesef tanışıklığımız pek kısa sürdü, koltuk alsak daha iyiymiş.

adam gibi adam

bizi bu tanımlamalar mahvetti.
adam nedir ki adam gibi adam olsun?
toplumumuzun gereksiz dayatma cümlelerinden biri.

para

gaz belası

kızım da yaşadığımı zannedip asıl oğlum da anladığım aman allah’ım geberiyo bu çocuk dediğim değişik bi sancı türü.
gerçi yengemi bir gün bu ga sancısı sebebiyle hastaneye kaldırmışlardı. o zaman da az gülmemiştim.
e bi keresinde de eşim kalp krizi geçirdiğini sanmış ağar topar acile meğer gaz sancısı varmış. öyle değişik türden bir sancı olur kendisi.
tabi el kadar bebecik nasıl dayansın.

merkür

retrosu iletişim sorunları yaşatan gezegen

harbe giden sarı saçlı çocuk

hoşgelişler ola eski dost. :)

sokağa tüküren erkekler

sokağa tüküren insanlar değil, sokağa tüküren erkekler. bu güne kadar sokağa tüküren bir kadınla ben şahsen karşılaşmadım. başlığın da tanıma ihtiyacı yok sanırım , burada bulunuyor olmalarına ihtimal vermiyorum ama tesadüf ederlerse diye direkt olarak bu iğrençliği yapanlara hitap etmek istiyorum.

siz var ya siz, utanmadan, sıkılmadan höğk höğk yerlere tükürenler, o yere fırlattığınız vücut sıvınızdan bile daha mide bulandırıcı varlığınız. ya sizi kim öpüyor, kim sarılıyor size, kim sizinle aynı masada yemek yiyor ! ne biçim insanlarsınız be, gidin evinizin salonuna sıçın isterseniz ama sokaklar bir tek size ait değil. belli bir yaşın çirkin davranışı da değil üstelik, gencinden yaşlısına her gün biriniz yüzünden bu pisliğe illa tanık olacağız. kapıdan adımınızı dışarı atar atmaz, otobüs durağında, trafikte araç camından asfalta, bankamatik kuyruğunda her yerde ama her yerde ! bir gün çıldırıp o temizlediğiniz boğazınıza parmaklarımı dolayıp siz morarana kadar sıkacağım.

edit: imla

myminibaby kolluk

parasını sonuna kadar hak eden yüzme ürünü.

gelin olmak

bir mertebe sanmıştım, yıllar sonra anladım ki hiç ama hiç hayalini kurmamışım.
ne kafama tül perde takmışım ne de günlerce gelinlik bakmışım.
neden özenmedim fikrim yok, hoş hâla da vitrinde görsem de takılıp kalmam.
benim için bir ifadesi yok, tuhaf ki tuhaf.

kolonya

almanya'da bir eyalet. cologne olarak geçiyor ve kolonya olarak okunuyor.

sivrisinek ısırığı

çareyi buldum.
çay ağacı yağı.
sürüyorsun tüm kaşıntı bitiyor.

intihal

bir metinden alıntı yapıp kaynağını belirtmez ve kendi düşünceleriniz gibi metninizde aktarırsanız intihal yapmış ve dolayısıyla fikir hırsızlığı suçunu işlemiş olursunuz.

sms

gençliğimizdir. şimdiki neslin bilmediği ama o zamanlar bizim için asrın icadı olan iletişim sağlayıcısı, sevdalarımızın şahididir.

aşk her şeyi affeder mi

aşkın birlikteliğe dönüp dönmediğine bağlı olarak değişebilen durumdur.

şöyle ki; bir insana platonik aşıksınızdır ve o size değildir. kişi yaptıklarından sorumlu tutulamaz. çünkü sizin onunla ondan habersiz kurduğunuz bağın bir geçerliliği olmaz.

eğer aşk birlikteliğe dönüşmüşse yani bu sevgililik ya da daha resmi bir durum ise bu noktada karşıdaki kişinin tutumu aşkı etkiler.
 spoiler!
yukarıdaki betimlerde "aldatma" örnek verildiği için buradan devam etmek istiyorum.

öyle ki birliktesiniz ya da evlisiniz. karşınızdaki kişinin sizi aldatması ya da tam tersi durum bu birlikteliği bozar. çünkü verilen bağa ihanet edilmiştir artık.
ben sanmıyorum ki karısının ya da kocasının kendisini aldatması durumunda hiç bir şey yokmuş gibi davranabilen insanların sayısı fazla olsun.

ama doğrudur ki karşı tarafın sizi aldatmış olması onu bağlayan bir durumdur. ayrılırsınız biter. ancak asıl soruya bağlar yine. aşk her şeyi affeder mi? affetmez.