3. dünya savaşının gelip çatması

elbette bir gün gelecekti deyip hazırlık yapmamız gereken savaş.

belli yerlerden okuduklarım, yolculardan dinlediğim hikayelerde çıkardığım senteze göre
çok uzak olmayan bir zamanda yunanistan, türkiye^ye saldıracak ve bunu amerika desteğiyle yapacak. amaç doğu akdenizdeki gaz yatakları ve petrol tabi ki.

yalnız burada yunanistan çok şeyler kaybedeceğine bizim olmayan adaların bize geçeceğine inanıyorum. böylelikle sadece doğu değil orta ve nispeten batı akdenizde de söz sahibi olacağız.

bu aynı zamanda bizim nato'daki yerimizin artık kalmadığına da işaret ve beklenen olacak, nato'dan çıkacağız.
aynı süreçlerde ise avrupa birliği de bizi yunanistan ve bin türlü bahaneyle ab'den çıkaracak veya çıkacağız. çünkü ab'de olduğumuzda düşman olamıyoruz. bir sebep olması gerekiyor.

tek başımıza kalacağız. ama korkmayın çünkü 3. dünya savaşı başlayacak.

rusya türkiye'nin tarafsızlığını kullanarak avrupaya saldıracak. avrupa ise hata yaptığını sonradan anlasa da artık bir şey fayda etmeyecek. gerçek anlamda türkiye'nin değerini o zaman anlayacaklar.

rusya, ayrupaya gelmeden boğazlara gelecek ve istanbul işgal edilecek veya rus kuvvetleri burada olacak. şehirler boşalacak.

rusya avrupayı dümdüz edecek. burada avrupadan tersine göç bekliyorum. suriyeli istemeyen almanları, fransızları kapımızda görürse şaşırmayın.

suriye tarafında ise israille komşu olacağız ve israillilerin yıllardır beklediği ve kutsal kitaplarında da olan kuzeyden gelecek kuvvet israili yenecek. israillilerin armageddon dedikleri savaşın amik ovasında olacağını söyleyen bir çok kaynak var.

bunlar yaşanırken çin de boş durmayacak ve onlarda savaşa girecek. iran'a kadar geleceklerini tahmin ediyorum. zor yılları olacak bizim için.

yalnız türkiye bu savaşlardan ve çok zarar görmeden çıkacak. diğer ülkelere göre.

bütün bunları b.r çok kaynaktan okudum ve takip ediyorum.
ayrıca bir savım da var.
millet olarak çok köklü geçmişi olan ve gelenekleri sağlam bir devletiz. 80'li yıllarda özal'ın başa geçmesiyle fetö olayı ortaya çıkmıştı.
bunu gören derin türk devleti karşı hamle olarak şu an ki iktidarı çıkardığını düşünüyorum. aynısı rusya'da putin'in başa gelmesi ile aynı döneme geliyor. böyle bir kaç örnekte var etrafta.

önce gelip belli yerlerdeki gücünü ispat edene kadar gücün istediğini yaptılar sonra da oyunu kendi lehlerine değiştirdiler. sonra teker teker oyuncuları alt ettiler. bu eski türklerde bir savaş taktiğidir. (bkz:pusu)

en son 15 temmuz darbesini karşı taraf darbe hazırlığı yaparken yanlış istihbaratla yaptırdılar. yani darbe olacaktı ama yanlış istihbarat verip önceden ve hazırlıksız olarak yapılmasını sağladılar. rusların da desteği olduğu söyleniyor ama bilemiyorum. bir çok masum can yandı orası da cabası.

böylelikle türkiye'nin düşmesini önledi derin devlet. siyasi aktörler de oyunlarını oynadılar. eğer darbe olsaydı şimdi çok farklı bir durumdan bahsediyor olabilirdik. mısırdaki darbe sonrası durumlara bakabilirsiniz.

toparlarsak; aslında devlet içten içe özellikle 90'lı yıllardan beri millileşme vs adı altında
( bir çok askeri yatırım ve firma bu zamanlarda kurulmuş, aselsan vs gibi ) savaşa hazırlanıyordu. son dönemde askeri yatırımların bu kadar önde olması bu yüzden diye düşünüyorum.

gün ola hayrola.

ev

kimi için modern tarz inşa edilmiş bir site içinde havuzlu akıllı bir daire, kimi için bir yalı, kimi için bir dubleks,kimi için mütevazi bir daire. kimi için dört duvar bir çatı, kimi için sadece bir dam belki.
başımızı sokabileceğimiz, akşam olup koşa koşa yolunu tuttuğumuz, ağladığımız, güldüğümüz, sığındığımız, korunduğumuz yer. kimine yuva, kimine çilehane.
ama hep barınak.

kutumu açıyorum

yarışmaların sonucunu belirleyen lastik söz.

siz, siz olun yarışmayı başka şekilde anlayıp kutunuzu açmayın. kutu bir kere açıldı mı menteşe kapak tutmaz.

kadınlar için söylenen sözler

kadını tanımlayan öngörülü cümlelerdir.

bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın.

(bkz:stuart mill)

kadına şiddeti önlemek

bataklığı kurutmadan, sivrisinekleri öldürmeye çalışmak çözüm olmuyor, olamıyor.
çoğalarak geliyorlar katiller!
günlerdir okuyorum, dinliyorum.
evet eğitim şart!
evet yasalar yetersiz!
evet duyarsız bir toplum olduk!
evet dizilerimiz kadına şiddeti körüklüyor.
evet kendine din alimi sıfatı yakıştıran bir takım şarlatanlar, kadına ikinci hatta üçüncü sınıf insan yakıştırması yapıyor.
toplum olarak kafamız karıştırıldı. toplu cinnete adım adım ilerliyoruz.
tüm bunların yanında yıllardır yerleşmiş köhne zihniyetimizin de değişmesi lazım.
kızları eve, ev işine, el işine, süse, püse, prensesliğe değil, gerçek dünyaya hazır hale getirmek bunlardan en önemlisi.
erkek çocuğu evin kralı ilan edip, oğluma su getirin, oğlum aslan, oğluma bir oyuncak tabanca alayım, oğlum ne istiyorsa yapın!
zihniyetiyle büyütmemek çok önemli.
yıllar önce bir yerlerde okumuştum, bir rus atasözü diyor ki :
"bir çocuğu iyi eğitmek istiyorsanız, önce anneannesini eğitmelisiniz."
önümüzde bir 10-15 yıl var sanırım. bu arada, ülkenin sosyologları, psikologları, yasa koyucular, emniyet güçleri hepsi bir araya gelerek acil alınacak önlemleri mutlaka, mutlaka bulmamalılar.
daha fazla can yitip gitmeden...

kendini doğrulayan kehanet

edebiyat ve psikoloji olgusudur.
kişinin, bir süre sonra başkalarının (özellikle herhangi bir yanıyla kendinden üstün gördüğü insanların) ona ilişkin beklentilerine denk düşen davranışlar sergilemesi durumu olarak adlandırılabilir.

(bkz:self fulfilling prophecy)
(bkz:beklenti etkisi)
(bkz:aklıma gelen başıma geldi)
(bkz:bir insana 40 gün deli dersen deli olur)

asya

birçoğumuzun yüreğinde taht kuran ve sevginin gerçek anlamını düşünmemize vesile olan al yazmalım filminde türkan şoray'ın hayat verdiği kadın.

(bkz:sevgi neydi, sevgi emekti)

kemal kılıçdaroğlu

hükümetin her daim gizli destekçisidir. öyle gollük paslar verir ki karşı taraf sadece topa dokunur gol olur.

bu kadar tersine mühendislik bilgisinin yanlış kullanımına derslerde okutulabilecek vaka incelemesidir.

mit

geleneksel olarak yayılan ya da toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, tanrı, tanrıça, evrenin doğuşu ile ilgili imgesel bir anlatımı olan halk öyküsü, mitos.

mabel matiz

karadeniz’e paralel otobanda, gün batımına doğru araba sürerken duydum ilk sesini... hafif çatallı ve buğulu... öyle kolaysa diyordu... arabayı ilk sağa çekip dinledim gün batımında. ondan sonra gün batımlarında araba kullanırken dinlemeye başladığım yeni nesil kaliteli seslerden.

diyarbakır'da öğretmen'e dayak

diyarbakır 'da görev yapan bir öğretmenimiz, hareketlerinden şikayetçi olduğu bir öğrenciyi, önce okul idaresine bildirmiş, ardından velisini okula çağırmış.
video şöyle: öğretmen, veliyi bahçe kapısında karşılıyor. veli üç saniye sonra öğretmeni iteliyor, öğretmen geri çekilirken, veli ve yanındaki iki eşkiya öğretmene saldırıp, yere düşürüp, dövüyorlar. hatta bir tanesi başına tekme atıyor.
veli ve yanındakilerin iletişim şekli o kadar medeni ki insanın gözleri yaşarıyor.
tebrikler veli bey, mahalle kahvesinde böbürlenerek anlatırsın olur mu? zavallı adamı üç kişi nasıl dövdüğünüzü, nasıl yerde sürüklendiğini, üstelik çocuğunun öğretmeni olduğunu, çocuğun için emek verdiğini.
değişmeyin, böyle kalın! mağara dönemlerine geri dönemlerine geri dönelim. gücü, gücü yetene.
milli eğitim bakanımıza da selam olsun. sisteminiz öğretmenlerinizi yerlerde sürüklüyor. selam olsun hepinize.

2019'dan neler bekliyoruz

aslında hepimiz hemen hemen aynı şeyleri istiiyoruz. inşallah herkes yeni yıldan istediğini alır.

oryantasyon

ahmet taner kışlalı

"umudu ertelemek, kuşkusuz ki yitirmekten daha iyidir"
1999 yılında, akit gazetesinde yayınlanan fotoğrafının üzerine çarpı konularak, hedef gösterilmiş, bombalı suikast sonucu hayatını kaybetmiş değerli aydınımızdır.

herbokolog

maydonozgillerden yapraksız odunumsu gövdeli, tek hücreli yapıya sahip rahiyası olan ama tat vermeyen ot.

deliler kahvehanesi

inanılmaz bir hayat öyküsü var ali bey'in. kendisiyle tanışmak ve cafesinde gönüllü olarak bir günde olsa çalışmayı çok istiyorum.

masal

nezaket

insana dair en güzel özelliklerden biridir.
günaydın demek, iyi akşamlar demek, kapı tutmak, özür dilemek, izin istemek, her hangi bir işyerindeki personele kibar davranmak, rica etmek gibi davranışları kapsayan hareketleri biz milletçe unuttuk. hatırlamıyoruz. nazik insanlara "son dinozor" lar gözüyle bakıyoruz. kabalık yükselen değer.
nezaket bir kadın adı olarak kaldı, güzel türkçemizde ve türkiye'mizde. çok acıklı ve çok acıtıcı.

yer silme aparatı

tüylüsü, saçaklısı, sıkma kovalısı, mikrofiberlisi, kendinden deterjanlısı bir sürü türüyle hayatımıza kolaylık getirmiş araçlardır.
çocukluğumda, rahmetli annem yerleri diz üstünde siler ve sildirirdi. taş zeminleri de fırçalatırdı. tüm yaptıkları işler çok eziyetliydi. yakınıyoruz ama hayatımızda bir sürü kolaylık var, hiç inkar etmeyelim.

black friday

geçen yıl pek islami (!) kesim tarafından protesto edilince, bu yıl, şahane cuma, efsane cuma, ne olursa olsun gel al cumasına dönüşmüş alışveriş çılgınlığıdır. izlenimlerime göre, fiyatlar önce bindirilip, sonra indirilir. cüzdanı uygun olanlara rasgele.