yay burcu kadını

burçlar arasında ön yargılı olduğum tek burçtur. öyle ki bir kadın yay burcuyum derse ortamdan uzaklaşmak istiyorum.
genelleme yapıp şöyledirler böyledirler demek istemiyorum ama bana yıllarca en arızalıları denk geldi.
hatta ardıma baktığımda bir yay kadını enkazı görüyorum o kadar.
(bkz: yay demeyin bana)

otizmli ünlüler

çok sevdiklerimden ekleyeyim bir tane ;
friedrich nietzche

hipokrat yemini

hipokrat yemininin aslında m.ö.400lü yillarda 'tıbbın babası' olarak anilan hipokrat'ın kendisi tarafından değil, onun ekolüne mensup bir öğrencisi tarafından 5. yüzyılda yazılı hale getirildiği kabul edilir.

insan

düşünen varlık. düşünün.

yalnızlık

gençken şımarıklık yapıp yalnız kalmak istiyorum ayağı çekiyoruz ya hani, yaşlanınca da tam tersi olacak olan durumdur.

amy winehouse

1960-1970'li yıllardan günümüze ışınlanmış marjinal şarkıcı idi. sonra 2000'lerin dünyasına ayak uyduramadı herhalde. şarkıları, sesi müthiş. saçı, makyajı ha keza... gitmemesi gerekenler gidiyor hep *. intihar etti diyorlar. kim bilir neler oldu o gece, neler yaşandı...
(bkz: intihar)

adaptasyon

alışma sürecinin kurumsal adı. neden türkçelerini kullanmıyoruz?

manda ve himaye

(bkz:mustafa kemal atatürk) önderliğinde, erzurum kongresi'nin bildirisinde kabul olunamaz olarak verilen karardır.

kelimeleri ayrı ayrı ele alırsak manda; kendini yönetemeyecek duruma gelen ülkelerin, tekrar kendini yönetebilecek duruma gelene kadar başka ülkelerin üzerinde yönetim oluşturma işlemine denir. yani kısaca ülkeler geçici olarak yönetim ve idari hatta iç işlerini başka ülkelere tabi bırakıyorlar. ancak ülke üzerinde egemenlik oluşturmuş mandacı devletler genel olarak devletin ilerlemesini ve gelişmesini kendisine bağlı kalacak şekilde yürüttüğü için bu süreç genelde kısa süreli olmuyor.

himaye ise; kendini koruyamayan ülkelerin işgal edilmemek için başka ülkelerin koruyuculuğu altına girmesine deniliyor.
bu iki kavramda aslında güçlü ülkeleri daha güçlü, güçsüz devletleri ise daha güçsüz hale getiriyor.

ulu önderin yüksek öngörüsüne ne kadar minnet etsek az.

kadını döven erkeği de bir kadın yetiştirdi

çınar ağacı kendi kurdun kendi oluşturur derler.
son dönemde kadına şiddet ayyuka çıktı. sanki bira pembe fil deneyi gibi bir durum yaşıyoruz.
şiddet gösterene bakıyorum onu da yetiştiren bir kadın. şiddet girene bakıyorum onu da yetiştiren bir kadın. işin başı sonu kadına ve kadının kendini yetiştirmesine bakıyor.
kadın kendinden kendine olan bu döngüyü anlamadıkça daha çok şiddet görüp dayak yiyecek gibi görünüyor.

benimle evlenir misin

istanbul sözleşmesi

istanbul sözleşmesi olarak anılan kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair avrupa konseyi sözleşmesi, kadına yönelik şiddet konusunda bağlayıcılığa sahip ilk uluslararası sözleşme. bu nedenle yalnızca sözleşmeyi onaylayan ilk devlet olan türkiye açısından değil avrupa konseyine üye tüm diğer devletler bakımından da son derece önemli bir yere sahip.

11 mayıs 2011’de istanbul’da imzaya açılan sözleşme, 1 ağustos 2014'te yürürlüğe girdi.
(alıntı :bianel)

hatalı betim örnekleri

bir betimde sadece emoji varsa veya " ..... " gibi anlamsız veya bir tanım içermeyen bir betimse maalesef bir daha ki aramada çöpte görebilirsiniz.

binlerce liralık ağaç

ankara'nın eski belediye başkanı tarafından satın alınmış, depolarda çürümeye terk edilmiş, şimdi kızılay'da uygun yerlere dikilmiş ithal ağaçlardan söz ediyorum efendim.
yeşil bir çevre çok güzel. ama bizim yerli ağaçlarımız da çok güzel ve ekonomik.
yerli ağaçlar tercih edilip, o binlerce lira ile mini mini yavrular giydirilse, doyurulsa, okul masrafları karşılansa ne kadar güzel olurdu.
pırıl, pırıl çocuk gözleri dünyayı ne kadar güzel kılardı.

havasü'l-havas

 spoiler!
sözlükte böyle konular yazması güzel


doğrusu hass-ül havastır. hakikatini bilen havas ehlini anlatır.

ademi yarattım bilmekliğimi, alemi yarattım bilinmekliğimi dediği noktada kendini bilme halidir.

"-yâ gavs! avâmı halkettim, nûruma dayanamadılar, araya zulmet perdesini koydum. havâs’ı yarattım, nuruma dayanamadılar, nur perdelerini koydum."

gavsiye açıklamasından

tek taş yüzük

evlilik tekliflerinin vazgeçilmezi.

aksaray otizm eylemi

insan olarak baktığımda; dünyaya gelmiş olan herhangi bir canlının, o dünyaya gelene kadarki sürede toplumların geçirmiş olduğu değişimlerden etkilenmiyor olması gerektiğine inanıyorum. örneğin; kapitalist bir toplumun içerisinde doğmuş olmanız o kurulu sistemin bütün kurallarına harfiyen uymanız gerektiği anlamına gelmemeli. bir kölenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş olmak sizi bir köle olmak zorunda bırakmamalı.

devletler, bir insan topluluğunun hayatta kalmasına yardımcı olması maksadıyla o topluluk üzerinden aslında o toplumu oluşturan her bir bireyi korumak için yine o topluluk tarafından oluşturulan yapılardır. hiçbir devlet ya da hiçbir otorite, yaşayan ve içerisinde bulunduğu topluma zarar verme gayesi olmayan herhangi bir birey üzerinde yaptırım gücüne sahip olmamalıdır.

fakat devlet, kendisini oluşturan toplumun bir öğesi olan her bir bireyi; gerek aynı toplumun içerisindeki gerekse farklı toplumlardaki kişilerin ya da kuruluşların zararlı ve yaşama hakkını tehdit eden davranışlarından korumakla yükümlüdür.

bunu başaramayan devlet, sorumlu olduğu topluma karşı suç işlemiş sayılır. devletin topluma karşı işlediği suçların cezası toplum tarafından verilmek zorundadır. devleti oluşturan organların yine devletin kontrolünde oluyor olması, devletin dokunulamaz bir oluşum olduğu anlamına gelmez. devletin varlığının yegane sebebi, onu ortaya çıkaran toplumdur. hiçbir bilinçli canlı kendi oluşturduğu bir sistemin altında ezilmeye mahkum değildir.

otizmli olsun ya da olmasın, toplum içerisindeki herhangi bir bireyin topluma karşı işlediği herhangi bir suç olmaksızın, toplum tarafından cezalandırılması söz konusu olamaz. bu, yukarıda bahsettiğim üzere devletin var olmasının temel amacıdır.

basit bir düz mantıkla, ben ve arkadaşlarım bir araya gelerek mahallemizde hoşumuza gitmeyen insanları sopalarla dövebiliriz. ve hatta öldürebiliriz. bunun herhangi birini toplum içerisinde rencide edilmesi ya da ötekileştirilmesinden farkı yok benim gözümde.

uzattığımın farkındayım fakat herkeste boyun eğme eğilimi gözlemliyorum ve bundan nefret ediyorum. yetiştirilme tarzından mı, toplumsal duyarsızlaşmadan mı, kanıksamışlıktan mıdır bilmiyorum. sanırım kanıksamışlık bu. geçmişte ve günümüzde devletlere gerçekten ihtiyacımız olduğu toplumsal bilinciyle, onlara bir şey olacak diye çok korkuyoruz. aslında devleti ortadan kaldırmak değil, kendilerine devleti yönetme gücünü verdiğimiz insanları cezalandırmamız gerektiğini düşünüyorum.

çocuklarımızın da özgür düşünebilen, haklarını bilen birer bireyler olması için çabalamalıyız. kendi çocuğuna doğruyu, yanlışı öğretemeyen insalar devletin veya başka insanların yanlışlarını hiç düzeltemezler. kendi toplumumuzun en kötü hastalıkları olan, boyun eğme ve biat etmeyi ortadan kaldırmak gerekiyor.

muharrem ince

atanmış adaydır. adaylıktan ötesi de yoktur kendisi için.

terk edilmek

bir kişinin çeşitli nedenlerle sosyal bağı olan diğer kişi ile bağını koparması eylemidir. gönül ilişkilerinde rastlanma ihtimali daha fazladır.

büyüyen beşik

beşik halindeyken bir el takımıyla büyüyüp tek kişilik yataktan hallice olan beşik çeşididir. kızım doğduğundan beridir kullandığım beşiğini 2 buçuk yaşında artık büyütmeye karar verdik. iyi hoş kullanıyoruz fakat çıkan parçaların delikleri hoş olmayan bir görüntü bırakıyor. ama biz oraları sticerlarla kapattık. zaten yatağın neredeyse her yeri sticer. yatak ölçüsü de tek kişiliğe göre biraz daha küçük ebatlarda geldi bana ama sığıyor tabiki çocuğumuz. bu arada marka çilek mobilya.

ninja

online oyunlarda boss veya grup görevlerinde düşen eşyalara, ihtiyacı olmadığı halde bana gerekli bu (oyun jargonunda need) diyen tiplere verilen genel ad.