öküz

doğduğu günden ölene kadar kendince yaşarken haksızlık yapılmış, acimazisca eleştirilmiş, horlanmış hayvan. neden kendine böyle bir benzetme yapıldığının farkında bile değildir.

süt

iki sene boyunca kendimi rezervi olarak tanımladığım bebek içeceği.
bir noktadan sonra olay mandıra disiplinine dönüyor.

klozet kapağını indirmeyen erkek

klozet kapağını kaldırmayan erkeğin yakından akrabasıdır. yalnız bu türde problemlilik diğerinden hafif seyreder.

kızlık soyadı

kızlık zarının kardeşidir. birinin ömrü imzaya, diğerinin ömrü gerdeğe kadardır.
bazı dişilerin nikahta imzayı atar atmaz sosyal medya hesaplarından silecek kadar nefret ettikleri değeri bilinmeyen kahramandır.

kadın ruhu

güzel ruhlu kadınlarımızın her an, her şart ve koşulda ki duygu değişimlerinin ruh hallerine yansıması durumu.
çok dalgalanmalı olduğundan anlaması ve takip etmesi zordur. ama imkansız değil.

akraba kayırma

bitmedi, bitirmediler bu çirkinliği.
bizim gençliğimizde meşhur kartvizitler vardı.
"hamili kart yakınımdır, gereğinin yapılması"
üç aşağı, beş yukarı bu yazardı önemli kişilerin kartvizitlerinin arkasında.
gazetelere haber olduğunda görür, üzülürdük.
şimdi bir masa başı kapan, diğer masaları
akrabalara rezerve ediyor hemen. ayıptır,
yazıktır, günahtır. sizleri bir yerlere getirmiş bu halka saygısızlıktır. onursuzluktur. bu ülkenin okumuş, başarmış, görev bekleyen, pırıl pırıl gençlerine haksızlıktır.
açın çocukların önlerini hak edenin olsun o makamlar. amca oğlu, dayı kızı, kayınbiraderin değil.

tatlışişkopatates

sözlüğün yeni yazarlarından. geldiği belli oldu. hoşgeldin @tatlışişkopatates

makine tv

türk halkının en büyük zevkini ticarileştirip akıllıca bir girişim haline getiren tv kanalı.
gün geçmiyor ki bir güzellikle karşılaşmayayım. evinde yoresinde inşaat veya yol yapımı olmayan yerler için ideal. televizyonu açıyorsunuz ve çalışan kepçe, dozer veya makine seyrediyorsunuz.
ne yalan söyleyim bizim evde seyredilen tek kanal. açıyoruz. televizyonu alıyoruz elimize çekirdeğimizi meyvemizi... oooh çalışsın mekineler.

ilgi duyacak arkadaşlarla da paylaşayım dedim.
http://www.makinetv.net/tr/Makinetv-CanliYayin

tek taş yüzük

evlilik tekliflerinin vazgeçilmezi.

ariana

1884 yılında bulgaristanın başkenti sofyada kurulmuş ve şuan heineken tarafından satın alınıp işletilmekde olan bulgar halkının en çok tercih ettiği ucuz ve kafa gıdıklamıyan limonata benzeri bira markası.şu anda tükkettiğim bursa'da yeni bağlar tarafında bulunabilir rakibi kamenitza'dır. tavsiye ederim. 2 litre'lik satılıyor.

yeni yıla merhaba zirvesi

araç muayenesi için aldığım randevu tarihine denk gelen zirve. eğer erken biterse katılmayı düşünüyorum.

pilot

yeterince keyif verici madde almış, her şartta ve ortamda kafa hoşluğu yaşayan kimse. çok farklı türleri var gercekten. gözlemlenerek bilgi edinilebilir.

sarımsak

rivayete göre asklepius pergamom'da dünyanın ilk hastanesini açar ve ölümün sırrını bulur. öyle ki hastanenin kapısında "bu kapıdan ölüm giremez" yazar. bir süre sonra doğal denge bozulmaya ve kargaşa çıkmaya başlar. bunu haber alan zeus, taurus dağlarından (bilginiz toroslardan) asklepius'a şimşeklerini gönderir ve oracıkta öldürür.

şimşekleri ardından güçlü bir yağmur başlar. asklepius'un elikdeki ölümsüzlüğün reçetesi de kül olur ve doğaya uçuşur. yağmurla beraber küllerin olduğu yerlerde bir bitki filizlenir. bu sarımsaktır. ölümsüzlüğün sırrı...

altını ıslatmak

tuvalet eğitimi verdiğiniz bir yavrucak var ise sıkça karşılaştığınız durumdur.
tıbbi olarak enüresiz adına sahip olan alt ıslatma, teknik olarak mesane kontrolünün sağlanmış olmasının gerektiği yaştan sonra idrarın istem dışı olarak boşalması. bu da 5 yaş civarı demek oluyor. genetik, fizyolojik ya da psikolojik nedenler ile gerçekleşebiliyor.
gece altını ıslatan çocukların %70'i de 7 yaşı civarında bırakıyor.
nedenini doğru saptamak için bir uzman görüşü şart.

gözlem ve deneyimlerime göre eğer genetik bir yatkınlık ya da fizyolojik bir sorun yok ise çocuklarda alt ıslatma olayı tuvalet eğitimi sırasında ebeveynin yanlış tutumu sebebiyle oluyor. örnek vermek gerekirse anneler uykuları daha fazla bölünmesin diye gündüz bıraktırdıkları bezi gece takıyorlar. çocuk bir süre sonra yatağa işemesinin bir sıkıntı teşkil etmeyeceğini düşünüyorlar.
birde tuvalet eğitimi sırasında değişen ortam, mekan ya da ebeveynden ayrı kalma durumu da direkt etkiliyor.

etkili bir bez bırakma süreci ve bununla birlikte alt ıslatma durumunu engelleyebilmek için bu yazıyı okuyabilirsiniz:

https://tatlibirtelas.com/bezi-birakma-ve-tuvalet-aliskanligi/

ali emir

halkalı'daki türkiye'nin en büyüklerinden biri olan hastanede, talihsiz bir şekilde can veren bebeğin ismidir.

yüksek ateş sebebiyle hastaneye götürülen bebeği doktoru barış y. ,
 spoiler!
kızımın da doğum sonrası ilk doktorudur kendisi
ateş düşürücü vererek eve gönderir. aileye iki gün sonra kontrole gelmeleri söylenir. kontrol için gelen aile nöbetçi olması gereken doktorlarının yerinde yabancı uyruklu başka bir doktor ile karşılaşır.
yabancı uyruklu doktor, verilen ilaçların kesilip antibiyotik başlanması gerektiğini söyler.
doktorun hareketlerinden endişelen aile barış y. bey'e mesaj atar ve doktorun tedavi konusunda emin olmadığını gözlemlediklerini ve durumu izah eder. ancak cevap altı saat sonra gelir.
güle oynaya geldiği hastanede ilaç verilen çocuk uykuya dalar ve bir daha uyanamaz.

ailenin ocağına incir ağacı dikilir böylece, gider evlatları, canları...

şimdi soruyorum size! bu kadar büyük bir hastanede(!) bir doktor yerine( o hastanede çalışma izni olmayan) başka bir doktoru, kendi kaşesini kullandırmak suretiyle hastalarına baktırabilirken, hiç bir kimsenin bu durumdan habersiz olması ne kadar inanılabilir?

şimdi bu anne ve babanın acısını kim dindirebilir? bir can bu kadar kıymetsiz midir...

vakko

beyoğlu'nun eski buluşma noktası.

ibrahim çelik

dünya jimnastik şampiyonasında, halka kategorisinde altın madalya almış genç sporcumuz.
bu yavrular hazırlanırken, sponsor ararken, ter akıtırken hiç birimizin haberi olmuyor. oysa bir futbolcunun ayağı taşa takılsa, tüm türkiye'nin haberi oluyor.
böyle adaletsiz ayrımcılığa uğrayan fakat yine de müthiş başarılara imza atan kardeşimize sonsuz teşekkürler.
gururumuzsunuz.
şimdi sırtınızı sıvazlayan çok olur, bir kaç aya unuturlar. isminiz sözlükte baki kalsın.

invius

uçan adam sabri

kadın sözlüğü

3 saatten bu yana eski betimlerini okuduğum sözlük. çok matrak entryler okudum eski yazarlardan, güldüm. yazarları tek, tek hatırladım, nickleriyle değil hatırlamam,
yazdıklarını okuduğumda o an hissettirdikleri duyguları, düşündürdüklerini anımsadım.

kendi yazdıklarımı okumak da iyi hissettirdi, öyle çok fazla yazmamışım ama yine de anı defteri gibi geldi. duygulandım. ne salakmışım dedim, - çünkü pek akıllıyım ya artık - vay be iyi laf etmişim dedim. ben o zamanlar daha mı mutlu bir insan mıymışım diye sordum?

kaçınılmaz olarak tabi merak ediyor insan " nerede tüm o yazarlar ? niye yoklar ? "

bir de insanın aklı karışıyor, o sözlük bu sözlük mü ? bu sözlük aynı mı, eski yeni diye ayırmalı mı?

bonus: şairlerden de bahsetmeli kadın sözlüğü, bu yeni versiyonunda ne büyük eksikmiş eski betimleri okuyunca fark ettim.