süt

iki sene boyunca kendimi rezervi olarak tanımladığım bebek içeceği.
bir noktadan sonra olay mandıra disiplinine dönüyor.

eve kalmak

her bayramda seyranda tatile gitmeyip evde kalmak şeysi.
yok yok canım bildiğin koca bulamamak. evlenecek kişi bulmaya çalışarak olmuyormuş bütün deneyimlerim bunu gösteriyor. bulursa buluyor işte. kavun değil ki koklayıp alalım dedim hatta kokladım bile ama yok anam yok kavun diye aldık evde soğan cücüğü çıktı.

hatta hiç unutmam karşı komşumuzun oğlu berke beyefendi vardı ne kızlar istedi hatta ben de istedim adam gitti paçozun tekiyle evlendi.

geçen kapıda karşılaştık, eşi ve çocukları vardı yanında. benim yanaklarım kızarmış olacak ki karısı kim bu berke diye hemen sordu.
berkeciğim de işi geçiştirmeye çalışsa da örtpas edemedi.
 spoiler!
ne güzel günlerdi bere gelir kıyıda köşede sıkıştırırıdı
sonra gitti o paçozla evlendi .sonra gitti o paçozla evlendi sonra gitti o paçozla evlendi sonra gitti o paçozla evlendi sonra gitti o paçozla evlendi .

uzun sözün kısası evlenme yaşı geçmiş bizim gibi dolgun, hoş , bakımlı kadınların mavi ekran vermesidir.

orman yangınlarını pkk'nın üstlenmesi

bir sürü şey yazıldı bir çok şey söylendi sonunda cevap geldi. meğer uçmayan uçaklar felan bu detayın yanında hiç kalırmış meğer.

kimseden bir cevap, kınama hiç bir ses yok. çünkü bu şekilde daha özgür, daha demokratik ve muasir medeniyetler seviyesine çıkmış oluyoruz. avrupa koruyor ya bu adamları bizim de korumamız gerek .

ah şu içimizdeki irlandalılar

tren

tren seyahati en hızlı ulaşım şekli olmayabilir, ama en akılda kalan seyahat yöntemidir. son tren yolculuğum ukrayna'da kiev ile odessa şehirleri arasında olmuştur. sovyetlerden kalma yataklı vagonda yolculuk dokuz saat sürmüştür. dört kişilik bir kompartımanda sadece iki yatağın bizim olduğunu düşünürsek yabancı iki kişi ve 2,5 yaşında bebekle geçmiştir bu dokuz saat.
neyse bu başka bir başlığın konusudur.

sakarya meydan muharebesi

subaylar savaşı olarak da bilinen muharebenin bu sene 98. yıl dönümüdür. subaylar savaşı denilmesinin sebebi ise subay düzeyinde çok askerimizin şehit olmasıdır.

muharebenin ardından bir marş bestelenmiştir.
(bkz: allahına emanettir kemal'im)

sözlüğün geri dönüşü

en sevinen benim.. çocuklar gibi şenim.

homoseksüelliği övmeyi modernlik sanmak

övmek değil kabul etmek modernlik değil anlamak...
tecavüz edilen bebeklerin, hayvanların; infaz edilen kadınların, boğazı kesilen insanların yaşadığı bir dünya da insanların cinsel eğilimleri kimseyi ilgilendirmez. çünkü onlarınki tercih değil. diğerleri tercihen yapılan şeyler.

yeni yıla merhaba zirvesi

kızımla hepinize selamlar iletiyoruz. ve katılamayacağımız olan bu zirvenin fotoğraflarını bekliyoruz. iyi eğlenceler.

ev işleri

hiç bitmeyen işler topluluğu. özellikle çocuklu evlerde. evi toplarsın kahve yapayım dinlerim diye düşünürsün mutfağa giderken oturma odasına baktığında gördüğün dağınıklıktır. en başa dönersin.

üniversite

türkiye'de olmayan eğitim sisteminin son halkası.

yeteneği doğrultusunda okuyamayan öğrenciler 3 saatlik kaderlerini belirleyen saçma bir sınav sonrasında aldığı puana göre bir bölüm tercih ederler, eğer şanslı azınlıkta değillerse yine alakaları olmadığı o bölümden mezun olup sevmediği bir işe girerek mutsuz olur, mutsuz yaşarlar.
evet tüm geleceğimiz bu döngü ile karanlığa gömülüyor.

dip not: sınav bizim zamanımızda 3 saatti.

derby

aynı şehrin iki takımı arasında oynanan maç .

fenerbahçe- galatasaray maçı gibi ama galatasaray - trabzon spor değil.

halis karataş

yakın zamanda hayatı, aşkı ve atı ile ilgili filmi çekilen jokey.
bir belgeselde denk geldim, ataman hârasına çağırılıyor, atlara bakması ve onlarla çalışması için.
bu haberi duyduğunda ki kendi söylemi ile tam olarak "ben kimm, ataman hârasi kim" demiş.

şarj

sadece şeyma

gürgen öz'ün "edebiyata bu kadar düşkün bu kitle bizi daha güzel bir geleceğe taşıyacak" diyerek ti'ye aldığı şeyma subaşı'nın kitabı.

ayrıca kapağındaki fotoğrafın neden oriflame, avon majyaj yüzü gibi bir fotograf olduğunu anlayamadığım ve sosyal medyada milyon takipçisi varken satıldığına ne yazık ki hayret etmediğim kitap-cık.

bir erkekle evlenme sebebi

belli bir yaşın altında ve aşık iseniz aşkın körlüğünden, üstünde ve aşık iseniz hem sevgi hem de mantık birlikteliğinden, belli bir yaşın üstünde ama aşık değil iseniz sadece mantık üzerinden gelişen durum.
(bkz: çok bilinmeyenli denklem)

piraye cafe

nazım hikmet kültür merkezinde olan evime yürüyüş mesafesinde olan mutfağı güzel keyifli bir mekan. istanbul'un yanı sıra bursa özlüce'de mevcuttur.

rahmet

o uzaya gidilecek

keşke

aklının kaldığı ve içini burkan şeyleri hatırlayınca insanın diline gelen o acılı duygunun işitsel hali, ilk kelimesi.

gelin buketi

ne olursa olsun evlilik merasiminin sonunda gelin tarafından mutlaka atılır, biri tarafından tutulur. sahi tutulan çiçek napılıyor acaba. saklanıyor mu? şu an betim girerken aydınlandım galiba.