abd

"abd", "varoluşunun gereği olan kulluğu yerine getiren" demektir.
genel mânâda "kul", "köle" anlamınadır. bu kul, köleden kasıt da; bağlı olduğu yere karşı, bağlı olduğu yerin istek ve arzularını yerine getiren demektir.
dolayısıyla "rab" varsa, bu rabbın rubûbiyetinin gereği olarak, muhakkak "abd"da olacaktır!. "abd" varsa muhakkak ki bunun bir "rab"bı vardır.

kıyamet

bir algının inanışın yıkılışı ve diğer algıya geçiş ve yaşama halidir kıyamet. dağların yer değiştirmesi, zelzeleler ve hepsi hem gerçek hem de metaforik anlatımlardır.

depremler insanın zihninde olur, dağlar ters yüz olur. yani bütün şartlanmaları bilgileri ters yüz olur. dini bütün kitaplarda anlatım bu sadette. o kadar sene önce nasıl anlatsın ki isa, , musa veya muhammed. ister istemez benzeterek anlatmış.

asıl zor olan tarafı ise bu benzetmeleri anlamayıp din olarak benimsenmiş olması. sakaldan giyimden medet ummak veya isa'nıngökten geleceğini sanmak ancak hollywood'un işine yarar. insanların hayal gücüne oynayıp iyi gişe ancak bu şekilde yapılır.

bayan şoför

bayan dediğine pişman ettirecek şofördür.
kadınları tek gözle görüyorlar kesin.

kadın ruhundan anlamak

biraz duyarlı olunmaya çalışıldığında mümkün bir yetidir.

kadın ruhu başlığında da belirttiğim gibi ince bir ip ile bağlıdır. anlasanız olmuyor, anlamasanız olmuyor. sizinki de zor iş.

yaz tatili

bütün kış, çalışıp para biriktirme sebebi :)

çay

rengi ve kokusundan iyi demlenmiş olduğunu anladığım, karadeniz topraklarından yılda 3 kez toplanan vazgeçemediğim içecek.

cenaze evinde yemek dağıtılması

yapılmazsa yenmez, gelip de yiyenin suçu yok, bıktık valla "elalem ne der ?" sorusundan, bulamadık da o elalemi..herkese sorsan "aa tabi haklısın." diyecek. kim bu elalem ?

splinter sensei

hamato yoshi isimli ninjutsu ustası. mutasyona uğrayıp fareye dönüşmüştür. kanalizasyonda yaşarken mutasyona uğramış kaplumbağaları bularak eğitmiştir. hepsine birer rönesans sanatçısı ismi koymuştur. adam doğu batı sentezi. 1987 yılındaki orjinal teenage mutant ninja turtles çizgi serisini referans alarak yazdım. diğer versiyonlarda farklılık gösterebiliyor.

eyeliner

ilk kez üniversite de bir arkadaşımın anlatması ile tanıştığım makyaj malzemesi. kendisine bu ne diye sorduğumda "aylaynır bu" dedi. tabiki kafamda eyeliner olarak canlanamadı ilk etapta. anladığım karaıyla, kirpik diplerine çizgi çekmek için kullanılan bir tür göz kalemidir. çeşitli yetkinliklerde uygulanma tarzına rastladım. kaşık, bant vs.

dönem filmleri

özellikle klasiklerden uyarlanan filmlerin çok dikkatli çekilmesi gerekiyor, zira edebi eleştirisi iyi yapılmayan ya da senaristin "daha romantik olsun yeaaa" demesiyle çekilen filmlerin yazarın romanda amaçladıklarıyla en ufak ilgisi olmadığı gibi, dönemine dair çok önemli sosyal ve politik eleştiriler içeren güzelim eserler de beyaz perdede çöp oluyor. hiciv olsun diye yaratılmış karakterler hollywood yüzünden örnek alınası romantizm timsali çiftlermiş gibi başımıza kaldı. romeo ve juliet çifti de bunlardan biridir bu arada. shakespeare romeo ve juliet'i yazarken toplumun aşk anlayışıyla düpedüz dalga geçmiştir. shakespeare'in çeşitli muhteşem troll'lükleri kendi ayrı başlığını hakediyor.

isminin baş harfi ile başlayan pozitif kelime

uzay

beklenen zirve

bayan yanı kafe olması işin başka güzelliği. zirve günü bir panel de var sanırım .

aksaray otizm eylemi

otizmli çocukları yuhalayarak onların ve çocuklarının ötekileşmesine izin vermemek için yüksek çaba sarf eden ailelerinin değerli psikolojilerini etkileyen utanç verici tablo.

ya o çocuk sizin çocuğunuz olsaydı? kınadığı şeyle sınanır insan.
değerler eğitimi veremediğiniz çocuğunuza zararı otizm değil böyle bir ailede büyümek verecek. çok yazık. bir anne olarak parçalandım, bir insan olarak utandım.

"hiç şiir okumamış gibi kötüsünüz,
bir köpeğin başını hiç okşamamış,
hiç bayram şekeri dağıtmamış,
çocukla çocuk olmamış gibi kötüsünüz!"

(bkz: otizm değil ama cehalet bulaşıdır)
(bkz: eğitim haktır, ayrımcılık suçtur)

cenaze evinde yemek dağıtılması

hayatımda duyduğum en saçma gelenek.

gurme

yeni nesil instagram gurmelerine pek güvenmeyin, zira hepsi bedava yemek+(takipçisi fazlaysa) üzerine nakit karşılığı övgü yağdırıyor.

nato

kuzey atlantik antlaşması örgütü. bidiğiniz her coğrafyadaki karışıklığın ana sebeplerinden biri. amerika tetikçisi.

umarım ayrılırız.

saadet özkan

"korkmuyorum çünkü kadınlar var" cümlesini hissederek söylemeye sebep olan kadındir. iyi ki vardır mücadelecidir asla pes etmeyendir.

kadına prenses muamelesi yapan erkek

vardır.
rastlıyorum bazen. ama o kadar sosyal algı etkisi var ki "bunlar biz yokken de böyle mi" diye düşünmüyor değilim.
yok sorun kadının prenses muamelesi görmesi değil, alakanın iticiliği. kof.
bizi mi kandırıyorsunuz yoksa kendinizi mi?

cahil insanların ortak özellikleri

bilmiyorum demeyi, özür dilemeyi, hatasını kabul etmeyi, birine övgüde bulunmayı kendilerine yedirememeleri sayılabilir.

hülasa bu insanlar kibir hamuru ile yoğrulmuştur.

not: buradaki cehalet kişisel cehalettir. diploma ile alakalı değildir.