Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
daha fazla bilgi
1992-1995 yılları arasında yaşanan bosna savaşında, arasında srebrenitsa katliamı' nın da bulunduğu, birçok katliam yapılmış, 312.000 bosnalı öldürülmüştür.
sırplar yaptıkları katliamı gizlemek için cesetleri yerleşim bölgelerinden çok uzaklara toplu şekilde gömmüş, üzerlerini dozerle kapamış ve yeşillendirmişti.
o yeşilliklerde cesetlerin kanıyla beslenen bitkiler oluşmuş, o bitkilere has mavi kelebek populasyonu artmıştır.
uzmanların araştırmaları sonucu mavi kelebekler, toplu mezarların yerleri için yol göstermiştir.
doğa, insanın insana yaptığını affetmemiş, gerçekleri "mavi kelebekler" sayesinde, tüm dünyanın yüzüne tokat gibi çarpmıştır.
itiraf etmeliyim ki en beğendiğim festival olarak kendi tarihime altın harflerle yazıldı.
bir çok uçak ve hava aracının yani sıra ilgi duyduğum drone teknolojileri ve özellikle otonom yazılımları ve yarışmaları görmek mutlu etti. her ne kadar medyadan takip etsem de gözümle görmek çok daha farklı ve ufuk açıcı oldu.
en beğendiğim ise sürü drone ve iha-siha grubu oldu. gösteri amaçlı olarak getirilen atak, hürkuş vs ciddi olarak güzeldi.
festival alanı için de bir kaç şey söylemek gerekirse, çok büyük bir alanda olduğu için yürü yürü bitmeyen bir alan. yiyecek ve dinlenme alanları daha iyi organize edilebilirdi. bir de ulaşım. hindistan halt etmiş bir sistem vardı. sabah erkenden gelirken sorun yok ama dönerken bir buçuk saat metro istasyonuna girmek için insanlar bekledi. son gün seferler durdurulmuş zaten.
teknik olarak 1.72 milyon kişi ziyaret etmiş. bu istanbul'da her sekiz kişiden biri ziyaret etti demek.
umarım önümüzdeki sene çok saha fazla teknoloji, ziyaretçi ve organize bir festival olur.
35’ine geldiginde hala bekar olup etraftakilerin “hala evlenmedin mi?, hala bekar misin?, kiz sen ne zaman evlencen?” sorularindan bikan kisinin harekete gecip evlilik cuzdanini ele gecirme olayi
ilk çadır deneyimimi yaşadığım yer. yedinci gölü bulamadık(!) ama diğer göller, doğası, renklerin cümbüşüne dalıp gittim hep orada. yalnız dışarıdan çok ziyaretçi alıyor. bununla birlikte çöp yığınları ve tuvaletlerin pisliği can sıkıcı. mümkün olduğunca en az atık bırakarak, doğanın, renklerin, suyun iyileştirici gücünü hissedip zarar vermeden oradaki zamanınızı doldursak pek güzel olur.
23.haziranda istanbul il genelinde tekrarlanan seçimlerdir. halk, oylarıyla adaletin yerini bulmasını sağlamış, demokrasi kazanmıştır. istanbul'a güzellikler getirir umarım.
konsantre parfüm, di?er parfümlere k?yasla daha yüksek oranda parfüm ya?? içeren bir parfüm türüdür. konsantre parfümler, genellikle %20-30 aras?nda parfüm ya?? içerirler, bu da di?er parfümlere k?yasla daha yüksek bir konsantrasyon anlam?na gelir.
konsantre parfümler, daha yo?un ve kal?c? bir koku sa?larlar. bu, daha yüksek oranda parfüm ya?? içermeleri nedeniyle gerçekle?ir. ayr?ca, daha az alkol içerirler, bu da cildin kurumas?n? engeller ve daha uzun süre kal?c? bir koku sa?lar.
konsantre parfümler, daha yo?un bir koku sa?lad?klar? için, di?er parfümlere k?yasla daha az miktarda kullan?l?rlar. bu da, daha uzun süre dayanmalar?n? sa?lar. konsantre parfümler genellikle parfüm severler taraf?ndan özel etkinliklerde veya özel günlerde kullan?l?r.
konsantre parfümler, yüksek kaliteli bile?enler kullan?larak üretilirler. bu bile?enler, daha yo?un ve derin bir koku sa?larlar. konsantre parfümler genellikle parfüm severlerin ihtiyaçlar?n? kar??lamak için üretilirler.
sonuç olarak, konsantre parfüm, di?er parfümlere k?yasla daha yüksek oranda parfüm ya?? içeren bir parfüm türüdür. yo?un ve kal?c? bir koku sa?larlar ve yüksek kaliteli bile?enler kullan?larak üretilirler. özel etkinlikler veya özel günlerde kullanmak için idealdirler.
insanlar tarafından ortaklaşa doğru kabul edilen davranış biçimi, yargı veya düşünce biçimi. bildiğiniz mahalle baskısının özü. yapay zekanın ana konusu.
ludwig van beethoven'ın gözleri görmeyen küçük bir kız için yazdığı sonat. ay ışığı sonatı.
beethoven yalnız, mutsuz bir çocukluk geçirir. zaten sağırdır ve kimsenin kendini anlamadığını düşünür ve intihar eşiğine kadar gelir. intihara karar verir ve hatta vasiyetini bile hazırlar. . gözleri görmeyen kız aslında ay ışığını hiç göremeyecektir. bu, beethoven’a yaşama bakışını tamamen değiştirecektir. gözleri görmeyen genç kızın ay ışığını hiç görememiş ve göremeyecek olması bethooven’ı fazlasıyla derinden etkiler ve o da hayata sarılır.
bir gün viyana’da arkadaşıyla gezerken bir sokakta güzel bir piyano sesi duyar ve mutlaka çalan kişiyle tanışmak ister.
arkadaşına dönüp , çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler.
apartmana çıkarlar ve kapıyı çalarlar . kapıyı açan kadın, beethoven’ı hemen tanır. beethoven, piyano sesi için geldiğini ve çalan kişiyle tanışmak istediğini söyler. kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek beethoven ve arkadaşını içeri alır.
annesi kıza, beethoven’ın geldiğini söyler ve küçük kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız görme engellidir.
spoiler!
biliyorum tam türk filmi gibi ama hikaye böyle napıyım. biraz idare edin. senaristlere daha iyisini çalıştıramamışlar.
bunu gören beethoven ise, “lütfen benden bir şey isteyin.” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. kızın cevabı şu olur; “ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?” bu durumdan etkilenen beethoven, bunun üzerine piyanonun başına geçer ve ayışığı sonatı’nı(moonlight sonata), doğaçlama olarak besteler.
spoiler!
sonunda evlenirler çook mutlu yaşarlar diyecektim ama maalesef öyle bir şey olmuyor.beethoven kızı orada bırakır aşağı iner fırından iki ekmek alır ve akşama iki yumurta kırıp menemen yapıp yer. bu satırlarımı içinden beyaz atlı prens çıkan hikayelere aldananlar için gönderiyorum
aslında ay ışığı sonatı gözleri görmeyen bir kişiye ay ışığını anlatır.
spoiler!
başlığı benim açmam eski yazar olmanın vermiş olduğu bir şans olsa gerek
son zamanlarda her yerde duyduğumuz meşhur kolajenin en çok depo edildiği besin, paça çorbasıdır. yüksek ateşte pişen paçalar, sıcaklığın yüksekliği ile tüm kolajeni kaynadığı suya bırakır. işte bu sudan yapılan çorba tam bir ilaç niyetindedir.
hem gençlik iksiri yerine geçer, hem de hastalıklardan korur, bağışıklığı kuvvetlendirir. özellikle kolu bacağı kırılan kişilerin mutlaka tüketmesi gereken nadide yiyeceklerdendir.
kapitalizmin son oyunu. genelde şimdiye kadar insanları alışverişe sevk etmek için son derece yaratıcı (!) günler uydururlarken (bkz:sevgililer günü)(bkz:anneler günü) falanca günü filanca günü şeklinde, bu sefer böyle bir kasmaya hiç ihtiyaç duyulmamış, "alışveriş yapın diye fiyatları köküne kadar indirdik, gelin, alın!" şeklinde bir fikirle ortaya çıkmış amariga'nın oyunu. bu sene 3.senesi ve şimdiden tüm dünya bu furyanın etkisi altına girmiş durumda. mağaza önünde kuyruklarda, giriş izdihamlarında ezilmeyin, akıllı olun, işi bilin, işe gitmeyin, internetten alın, keyfinize bakın :d