ayrılık çeşmesi

marmaray yapılana kadar sadece yerel halkın ya da orada uzun süre vakit geçirenin bildiği bir yerken, günümüzde daha meşhurdur. yel değirmeninde büyüyenler yerini iyi bilir.

celal şengör

tam adı ali mehmet celâl şengör olan, türk jeolog. istanbul teknik üniversitesi, jeoloji mühendisliği bölümünde ( her ne kadar her önümüze gelen profesör ünvanına sahip diyerek profesör olarak anılmaktan hoşlanmasa da ) profesör unvânıyla görev yapmaktadır. bunun yanı sıra abd, rusya, avusturya bilimler akedimileri yabancı üyesi, acedemia europaea, leopolinda alman milli bilimler akedemsi ve istanbul bilim akedemisi üyesidir.

kendisini elit bir bilim insanı olarak tanımlar. alanında liderliği , bilgisi, birikimi tartışmasız olsa da özelde yansıttığı kişiliği hep tartışma konusudur. örnek vermek gerekirse, kendisi büyük bir ordu hayranıdır ve bir generalle telefonda konuşurken bile esas duruşa geçtiğini ve devlet yönetiminin ordunun elinde olması gerektiğine dair görüşlerini sıklıkla belirtir.

en son izlediğim bir videosunda " insanlara tepeden bakan bir kibir abidesi " eleştirisini çürütmek için yanına şoförünü çağırmış ve bu şahıs benim bilmem kaç yıllık şoförüm, katibim vs, soralım bakalım ben kibirli miyim, insanlara tepeden mi bakıyorum diyerek müthiş bir sağlama yapmıştır.

ezcümle kendisine oldukça hayrandır. bizlerin de hayran olduğu yanları olmakla beraber " lütfen susar mısın " dediğimiz zamanlar da az değildir.

ankara'nın ayazı

atkısız çıkılamayan soğuk...

hiç sevmedim ne ankara’yı, ne ayazını...
kurusun diye astığın çamaşırın ipte donup kaldığı, sap gibi olduğu acayip bir soğuk..

kadın ne ister

kadın sözlüğünü üç kelimeyle anlatmak

bilgi
dostlar
eğlenceli

şırınga çikolata

bunu sattıran, satan, satılmasına göz yuman her aşamada parmağı ve onayı olan bütün insanlar sorumludur bu durumdan. bu çocukların anne, babalarının elleri iki yakanızda olacak nasıl nefes alıcaksın ?

erkek neden aldatır

aslında insanlar aldatmaz. aldatma konusunda zorlanırlar ve doğal sonucu olarak aldatma ortaya çıkar.
hemen matematiğini açıklayalım.

kişi eşini seviyordur ama eşi ya ilgi görmek ya da içerisindeki güvensizliği bertaraf etmek için gereksiz sorgular veya davranışlar içerisine girer. bu çok bilinçsiz bir mobbingdir. bu şekilde aslında kendindeki güvensizliği karşısına yüklemeye başlar.

sistemde karma veya tasavvufta ayna misali aslında eşinde kendi yüzünü görür ve eşinin yaptığı her harekette kendi güvensizliğini görür ve teyit eder.

aslında içten içe karşısında kendini seven insanda güvensizlik tohumlarını atar ve gün gelir adam/ kadın aldatır. yani erkeği kadının kollarına atar bilmeden.
o kadın da kötü kadın olur. bu da aslında kadının kendini haklı çıkarma çabasından başka bir şey değildir.

bir de ağzımızı açıp sayıp söğelim;
ulan adam seni seviyor be , sen hala yok ona mı baktın yok buna mı selam verdin. bu şekilde olursa bakmasın da ne yapsın?

bu matematik her şekilde işler . 2x2: 4 eder yani 5 ediyorsa bir taraf diğerinden daha fazla seviyordur.

usta

bestesi selami şahin'e ait olan en bilindik müslüm gürses şarkılarındandır.

rahmetle anıyoruz.

uzay heparı

1994 yılında ortaköy - ulus istikametinde motorsikleti ile seyir halindeyken demet akbağ 'ın arıza verip durdurduğu (rivayete göre dörtlüler yanmıyormuş) araca çarparak hayatını kaybeden müzisyen.
öldüğünde 25 yaşındaydı. oğlunu göremedi.

levent yüksel' in med cezir albümünün efsaneliği nasıl bir müzikal zekaya sahip olduğunu gösteriyor.

sezen aksu, yıldız tilbe ve hatta eşi zeynep tunuslu gibi özel ve yaşça kendinden büyük kadınların dikkatini söylenenin aksine yakışılılığıyla değil de müzisyenliği ile çektiğini düşünüyorum.

şimdilerde oğlu uzay kanat heparı 'da müzikle ve oyunculukla ilgileniyor. çocuğa bakınca bir genetik kodlama harikası görüyorum. insan bu kadar mı babasına benzer!

salep

satışa çıkana kadar çok zahmetli işlemlerden geçtiği için fiyatı oldukça pahalı olan, mor çiçekli orkide.
orjinal tadını henüz bilmiyorum, ama aromasını sevdim.

assos

midilli adasının karşısında, çanakkaleye bağlı antik kent. biraz kafa dinleyip, huzur bulmak istiyorsanız kesinlikle gitmelisiniz. 4 yıl önce eşim ve kardeşlerimle gitmiştik. hepimizin ortak cümlesi yenilenmiş gibi hissediyorum oldu.

hamile olduğunuzu söylediğinizde ilk tepki

e yapacağını bilemediğin zamanlardan biridir. hiyeeeyt allah be! benim tepkim bu olmuştu...

istanbul yağmuru

yağışın türkiye'nin en büyük şehirlerinden birini esir aldığı, hatta durdurduğu yağmurdur.
metrekareye 108 kg. yağmur düşmüş. kabul. fakat şehir ezildi resmen. taşkınlar, çarşılarda sefil olan esnaf, baskınlar, yollarda kalan vatandaş, çöken asfalt, yetmeyen alt yapı.
bunlar yağmurun kabahati değildi. hesapsız, kitapsız yapılaşmanın karşılığı, doğanın gazabına uğradık bir kez daha.

yapay zeka

trump turp gibi adam da olursa dolar nolur ki

trump düşerse dolar fırlar
dolar fırlarsa biz uçarız
biz uçarsak ortadoğu göçer
ortadoğu göçerse avrupa biter
avrupa biterse amerika güçlenir
amarika güçlenirse ruslar kinlenir
ruslar kinlenirse uzaya atilim artar
uzaya atilim artarsa çin boş durmaz
çin boş bulduğu kara deliği doldurur
hopa en baştan
bi süper nova patlatır mutluluklar dileriz

çarpışma

sağlam kadrosuyla ve tanıtım filmleriyle bomba gibi geleceğini belli etmiş ve ilk bölümüyle de hakkını vermiş yeni dizi. her karakter yüreğimi ayrı dağladı. böyle şeyleri izlememem gerek sözlük... kaldıramıyorum vallahi!
(bkz: erkan can)
(bkz: kıvanç tatlıtuğ)

yeni yıl geldi

yeni yıldan bu seneki en buyuk beklentim ekonominin düzelmesi.

2.5 aylık kardeşini camdan atan çocuk

ne yazık ki asparagas olmayan haberdir.
üç çocuklu ailenin 11 yaşındaki ortanca oğlu, annesi ellerini yıkamak için lavaboya gittiği sırada 2.5 aylık kardeşini camdan boşluğa bırakıyor.
annesi odaya döndüğünde bebeğin battaniyesini ortanca oğlunun elinde görüyor. kardeşin üşür oğlum diyor. o da artık üşümez çünkü nefes almıyor diyor.
evet doğru okudunuz.

olaya neresinden baksak, koca bir trajedi.
daha dünyaya yeni gelmiş bir masumun başına gelen mi, o anne ve babanın bir evladını diğer evladının sebebiyle toprağa vermesi mi, çocuğun neler yaşadığını farkedememek mi ve ömrü boyunca vicdan azabı çekeceği mi daha acı...ciddi bir pedagoji, ciddi bir kayıp.

bilmiyorum bize ne oluyor. kardeşim olmadığı için çocuklara para verip bana abla diyin derdim hep, çok isterdim kardeşim olsun.
ama şimdilerde kardeş istemiyor çocuklar, paylaşma düşüncesi bile ağır geliyor onlara.

doyumsuz bir istek tünüyor. çok üzgünüm.

edit: çocuk sevgi evlerine alınmış.

cam silme

zorlu ve bir o kadar da tehlikeli ev işidir. ofis ve mağazaların görselliği açısından da önemsenir.
mağazaları uzun boylu aparatlarla hallediyorlar görüyorum. gökdelenler için, dış asansörler kullanılıyormuş.
evde ve ofiste tam bir çile.
ofisimizi pırıl yapan bir kızımız var, o cama çıkıyor, benim yüreğim ağzıma geliyor.
evde kendim çıkıyorum, korkmaktan ziyade nefret ediyorum, bu kadar mı hızlı kirlenen bir alan olabilir? bugün sil, 2 gün içinde zaten ayni. sevmiyorum bu işi. yardımcı alsam cama çıkarmayı sevmiyorum. bir sakatlık çıkmasın diye. çok büyük sıkıntı sözlük, sorma yani.

öğrenci velinimetimizdir