klozet kapağını indirmeyen erkek

klozet kapağını kaldırmayan erkeğin yakından akrabasıdır. yalnız bu türde problemlilik diğerinden hafif seyreder.

stiletto

bebek

şu yaşıma geldim, oka dar yeğen büyüttüm, - nereden baksan bebeklerken hepsine bilfiil baktığım süre bir ayı geçiktir - dönüp geriye baktığımda " ne güzeldi " demek aklımın ucundan dahi geçmiyor. biberonla mama içirirken öhö dese " ayy bu boğuldu, vallahi boğuluyor", oturduğu yerde 20 cm mesafeden kafasının üstüne düşse " aha bıngıldağı patladı " diye diye ruhunu teslim ediyor insan. dişi çıkmadığı halde ille bir şeyler kemireceğim diye tutturduğunda elini pençe haline getirip tepesinde avcı gibi beklemek zorunda kalıyorsun. uyutmaya çalışırken " uyusa da bir kaç saat huzura ersem " dersin, beşiğine koyduktan sonra beş dakikada bir gidip nefes alıyor mu diye kulağını dayarsın yüzüne. uzaktan bakınca evet çok sevimli ama yakından ilgilenmek dehşet verici.

medya

hangi konular üzerinde nasıl düşünmemiz gerektiğini söyleyen üst aklın bir aracı.

müge anlı

evin içinde bir anda belirmesini ve "ya benim çoraplarım nerede bi buluver" demek istediğim kişidir kendisi.

ek gıda

korkulu rüyalar gibi görünse de bence çocuğun ellerini, ağzını, zevklerini keşfinin halidir ek gıda dönemi. çok şey yapmadan oluruna bırakarak keyfine varmalıyız bana kalırsa. eskiler çok şey yapmamışlar nasılsa.

sözlükten beklentiler

bir radyo ve çet bölümümüz olmasın mı ? nerede eski günler ?

meghan markle

ingiliz kraliyet ailesine gelin olan aktris. suits'in rachel'i. ama fringe ile tanımıştım kendisini.
gelişiyle, geçmişiyle, yaşadıkları ile, hamileliği ile, kate ve saray mensuplarıyla ilişkisi ile bir hayli sansasyonel oldu. kafa tuttu düzene. sarayında o ulaşılamaz soğukluğu yıkılmış oldu.
mavi kan soyluluğunun da üzerini çizdiğine göre yaşasın markle.

hatta şu sıra bizim prens harry ağabeyi ile yollarının ayrıldığı ile ilgili bir açıklama yapmış.
sarayın içinde dönenleri hayal edemiyorum.

sarı bezli kadınlar

sözlük sayesinde öğrendiğim ve takibe aldığım amaçları çok anlamlı bir platform...

uzaylı istilası

mustafa topal' a bakarsanız olmayan ama kendi dünyasında yaşayanlar için pandemi, maske , aşı derken bu gidişin sonu...

mustafa topal der ki; dünya uzayda mı kardeşim?
-evet
-o zaman biz de uzaylıyız!
-büyüksün abi...

vel hasıl kelam istila; asıl istila kendi dünyasının dışından gelen her şey yadırgamaktır. kimse maskelilerin uzaylı olmadığını söylemesin.

istismar

çoçuklara yönelik cinsel taciz haberleri ile ülkemizde maalesef çok sık duyduğumuz o korkunç kelime.

kar küresi

yeni yıla merhaba zirvesi

yeni arkadaşların da katıldığı, bol sohbetli bir toplantıydı. katılan ya da katılmak isteyip de mazereti olan tüm arkadaşlara teşekkürü borç biliriz.

bir sonraki zirveye kadar, hoşça, mutlulukla kalın.

sultanbeyli

özellikle 2000 senesi sonrası göç bölgesidir. zaten var olan keşmekeşliğe bir de çarpık yapılaşma ve sonrasında kentsel dönüşüm eklenince kimin kim olduğunun bilinemediği bir yer haline geldi.

kurtarılmış bölge

geceye bir şarkı bırak

yaratıcı sıkıntı

özellikle ödev teslim zamanında yaşadığım durumdur. şöyle güzel bir canımı sıkıp akabinde ödevi birkaç saatte hazırlayıp gönderiyorum. sıkıntı olmadan süre üç günü geçebiliyor.

türk kahvesi

aklıma hem bob dylan'ın one more cup of coffee'sini getirendir. sevilir.

pazartesi sendromu

pazar günü sabah daha yataktan kalkmadan başlayan sendrom. ilk olarak bugün pazar mı pazartesi mi diye sorgularsınız. erken kalktığınız için derin bir oh çekersiniz bugün pazar diye. sonra yorganı biraz daha üstünüze çekip yatayım derken çocukları tepenizde bulursunuz.
tüm gün boyunca yarın yapacaklarınızı düşünür durursunuz. pazar günü bir çeşit yarı pazartesidir zaten. asından bile belli pazar ertesi.
bütün bunlar pazartesi sendromunu destekler.

corona virüsü

andımız

her sabah dikte edilerek genç zihinlerde oluşturulmaya çalışılmış hedef davranışlar listesi.
şimdi okul sabahları çok yavan ve amaçsız oysa nasıl gururla okurdum:
varlığım türk varlığına armağan olsun!