9 ekim 2019 barış pınarı harekatı

türk silahlı kuvvetleri ile suriye milli ordusu bu eylem doğrultusunda fırat'ın doğusuna başlatmış olduğu kara harekatıdır. allah askerlerimizi korusun.

başınız sağolsun

pazar günü erken kalkmak

hafta içi okul gitmek için kalkamayan çocukların, hafta sonu maksimum 07:00'de kalkıp anne ve babalarına yaptıkları işkenceye benzer bir iştir.

(bkz:erken kalkan yol alır)

pilot

1-otobüs şoförü olarak ta kullanılır.
2- aşırı derecede sarhoş olan için de pilot derler.
3-kız arkadaşıyla buluşacak olan genç için de pilot deyimi kullanılır

2.5 aylık kardeşini camdan atan çocuk

okuduğumda tüylerimin ürperdiği, gözlerimin yaşardığı olay. umarım hiç bir ailenin başına gelmez.

vakko

1934 yılında şen şapka adıyla kurulan bünyesinde w collection, vakkorama, v2k designers, esmod, pronovias, power grup gibi bir çok şirketi barındıran türkiye'nin en köklü moda markalarından önde geleni.

grimm kardeşler

çocukları hayata hazırlayan masalların yazarları.

iyilik ve kötülükten doğan sebep sonuç ilişkilerini çocukların en anlayacağı şekilde anlatan masallar. içinde cadıların, kötü kraliçelerin, kurtların, perilerin, prenseslerin olmadığı masallar olmasaydı çocukluk çok anlamsız olurdu. ayrıca kim bilir kaç çocuğun bencil yetişkinlerin dünyasından kaçıp saklanabilecekleri hayal dünyalarını kurmalarına olanak sağlamışlardır.

korku

bilincin kendini tanıyamama halinden ortaya çıkan duygu. panzehiri (bkz:sevgi)

ralph

kulübe hoş gelmiş olan yazar. şimdi erke mi kız mı? sonra eşe dosta söyleyelim mi? adı n'olacak? elbisesi , hastanesi, hastane çıkışı, evi...
.... sonrasında yok güldü, yemeğini yemedi, gazı var, uyumuyor, ama çok güzel bir şey ile devam edecek. şimdiden haber vereyim.
kulüp aidatını bütün ömür boyu alıyoruz bilgine. beni tanırlar sana da önlerden yer ayırttım haberin oldun . istersen bebek anlama kılavuzu da var hazırladığım bir ara paylaşırım.

ev işleri

arsızdır. yap yap gene de yüzüne gülümser ve seni bir kara delik gibi içine çeker. fazla kaptırmayıverin çünkü sonu yok ve sağlık hepsinden önemli.

üniversite

lisede sınava hazırlanırken üniversiteye gir rahatlarsın denilen ama girdikten sonra aslında hiç öyle olmadığını anladığın, hayatını devam ettirebilmek için eğitim aldığın kurum.

togg

türk dil kurumuna göre türkiye'nin otomobili götürgeçli getirgeç'in baş harflerinden oluşan yerli otomobilin adı.
asıl açılımı türkiye'nin otomobili girişim grubu'nun baş harfleriymiş.

gayet güzel ve mill. bir kök kişi başka araba modellerine benzetiyor ama bence kendine has bir çizgisi var.
teknik olarak değerlendirme bilgim veya yetim yok ama bir görüşü paylaşmak istiyorum

iki çocuğun aynı anda uyuması

ankara'dan abim gelmiş evde bir bayram havası gibi bir şeydir. evde sebepsiz sessizlik ve yorgunluğun verdiği mahmurluk baş gösterir. kısacası candır.

yaz aşkı

tatilde gelip geçen yaz esintisi misali olan aşk.

kişiyi derinden sarsar ve vayyy be bu aşk kışın olsa ne güzel deyip kışlık versiyonu da denenebilir.
bazen olduğu gibi kalması en iyisidir.

misafir odası

misafirleri ağırlamak için kullanılan oda.
eski nesil insanlar için bu çok önemli olsada artık kişinin kendisi bence evinin en iyi misafiridir mantığını benimsemek lazım. evimin her köşesi ben, çocuklarım ve eşim için. misafirlerimizin de, bizim odalarımızda, başımızın üzerinde yerleri var.

tüfe

beğenilme kaygısı

oturmamış kişiliklerde oluşan habis türü. sosyal medya çıktıktan sonra habis evrim geçirdi ve selfie ile başlayan süreçte herkesin ayaklarını, sahilde fingirdeşmelerini, ne yediklerini nerelerde gezdiklerini, her şeyi artık gördük ve böyyk geldi.

asıl sorun ne biliyor musunuz bu arkadaşları seven olmamış bu arkadaşlar da gerçekten sevmemiş.

90 kilometre

kadın ve kız çocuklarına 90 km'den fazla yaklaşmasına izin verilmemesi gereken psikolojik olarak sağlıksız, bilinci hastalıklı şahsın beyanı.

sözlük yazarlarından hikayeler

@denizece adlı yazarın ricasıyla yayınlıyorum.


aya kopya
bir sağ ayak bir de sol. bir adımda tökezledi sonrası yavaş ve emin adımlar. ilk defa yürüyordu. ilk defa dolmuştu içi. iki küçük ayak içine girince, birden anlam kazandığını düşündü. aylarca aynı vitrinde, aynı manken bebeğin ayağında, öylece gelip geçenleri izleyip, iç geçirdi. mağazaya her giren müşteride nefesini tuttu, kalbi heyecandan deli gibi çarptı. nihayet o gün geldiğinde bir kutuya konuldu, etrafı renkli kağıtlarla kaplandı. gidene kadar hiçbir yeri göremedi.
evine vardığında aylarca beklemek üzere bir dolaba kaldırıldı. sadece duyduğu seslerle yetiniyordu. bebek ağlamaları, annenin ninnileri, babanın okuduğu hikayeler... bugün ilk defa çıkıyordu evden. mert onu ilk defa giyiyordu. evet, tam yürüyemiyordu ama en azından ilk defa tam bir ayakkabı gibi hissediyordu. her adımda etrafına hayretle bakıyordu. daha önce görmediği gürültülü büyük demir yığınları sürekli bir yerden ötekine gidiyor, sayısız ayakkabı yanından yürüyüp, geçiyordu.
“merhaba ben mert’in ayakkabısı” diye kendini tanıtıyor ama diğer ayakkabılar onu duymazdan gelip hızla yollarına devam ediyorlardı. büyük bahçe içinde ahşap bir evin önüne geldiklerinde, annesi mert’i kucağına aldı, geniş bahçe renk, renk çiçeklerle dolu idi birkaç mermer basamağı çıkıp, büyük ahşap oymalı kapının tokmağını üç kere vurdu. orta yaşlarda güler yüzlü bir hanım açtı.
“aman da aman benim paşam babaannesine yürüyerek mi gelmiş” deyip torununu kucağına alıp; “severim ben senin güzel ayakkabılarını” deyip sevgi ile dokundu ayakkabılara.
ayakkabıları mert’in ayağından çıkarıp, girişte boydan boya beyaz oymalı kapakları olan ayakkabılığın içine koydu. küçük mavi ayakkabı ilk defa bu kadar çok ayakkabıyı aynı anda görüyordu. tam yanında ince topukları ile tepeden bakan bej ayakkabı söylendi: “işin yoksa çoluk çocuk ile uğraş artık. maide hanımın torun sevgisi bizim başımıza patladı”
hemen arkada duran siyah beyaz spor ayakkabı: “el kadar ayakkabının sana ne zararı var? ben ilgilenirim onunla
“çekilin kenara bakalım” dedi tok bir ses. bu büyük bir asker botu idi. tüm aya kopya sessizliğe büründü...
“hım demek yeni yetme sensin. bana bak ufaklık” diye uzun bir nutuk çekmeye hazırlanırken, arkalardan siyah rugan bir çift kadın ayakkabısı gözlüklerini kaldırıp: “demek sonunda geldin. ah maide hânım ah ne çok bekledi seni.”
“beni mi?” dedi, küçük mavi ayakkabı...
“ne sandın elbette seni hem de kaç yıldır.”
“…”
“bırak allasen ne bilir, bu yeni yetme beklemeyi” dedi
uzun, çok uzun bir çizme: “ben bir, iki kere güneş ışığı görmek için tüm sene bekliyorum.”
“ah ahhh” diye söylendi dolabın yanında asılı eski bir çift çarık: “ben cumhuriyetin ilanından beri bekliyorum hanım.”
“yine başladınız” dedi asker botu… “duyuyor musun ufaklık?” dedi.
“neyi” dedi, küçük mavi ayakkabı.
“darbenin ayak sesini”
“o nasıl oluyor?”
“her kafadan bir ses çıktığında, herkesten daha güçlü bağırıp, tüm sesleri susturursun, işte o zaman darbe olur.”
“ben bir şey yapmadım. beni atmazlar değil mi hapse tüm aya kopya kahkahalarla güldü küçük mavi ayakkabıya.
“ilahî çocuk” dedi rugan ayakkabı: “öyle sağlam bir bahçede, öyle güçlü bir evin içinde kurulu ki bu aya kopya adaletten başka hiçbir güç kesemez bizim sesimizi.”
derin bir nefes aldı, küçük ayakkabı. arkalardan eskimiş pembe bir pisi dans ederek yanına geldi, parmak uçlarında durarak, mavi ayakkabıya reverans verdi: “çok eğleneceğiz senle, ufaklık çokkk.” dedi.
tüm aya kopya kahkahalarla, “hoşgeldin” dedi yeniden küçük mavi ayakkabıya...

cpc

cost per click. reklamcılıkta tıklama başı maliyet.