özellik

insanların farklı durumlarda tutarlı davranışlar sergilemelerini sağlayan kalıcı nitelikler ya da vasıflardır.
her insan özel ve özelliklidir.
anlaşmaya, uzlaşmaya meramımız var ise kabul etmek gerekir.

anne olunca anlarsın

gerçekten sadece olduğunda anladığın şeydir.
mesela iki saat uykuyla nasıl ayakta kalınabileceğini, evladına bakım verebilmek için kendi vücudunun hasta olmasına bile izin vermeden en yüksek verimde çalışabileceğini, gerçek ve saf sevginin yüceliğini, evladının canı yandığında seninkinin nasılda ondan fazla yandığını, gelecek kaygısını, daha iyi bir insan olup örnek olabilmenin önemini.... ve bir çok şeyi.
sadece o anne olduğunda.

uyku

uyku neydi? uyku dinlenmekti....
son iki yıldır en çok özlediğim insani ihtiyaç.

bulaşık yıkamak

tabakları iç içe doldurmak yerine teker teker götürdüğünüzde altlarını sabunlamak zorunda kalmadığınız için yarı yarıya kolaylaşan eylem.

blogger yazarlar

melodi’nin annesinin de dahil olduğu bir topluluktur. içinde pek kıymetli anneler barındırır.

https://bebegimlebirlikte.com/

çay

neden cay denince hepimizin aklina biz turkler’in ince belli bardakta bol tavsan kanj kivaminda ictigi siyah cay gelir ki? oysa bunun yesil cayi, beyaz cayi, kombucha cayi gibi bir cok saglik acisindan faydali cesitleri yok mu? herkes siyah cay sevmek zorunda mi?

cenaze evinde yemek dağıtılması

doğru tanımın "cenaze evinin yemek dağıtması" olması gereken başlıktır.

ananeler bir nesli sürdürülebilir hale getirir, eski ile yeni arasında köprü olur ancak bazıları var ki saçmalıktan öte değildir.
ancak cenaze sahiplerinin taziyeye geleceklere yemek dağıtması olayı, daha doğrusu daha acılarını bile yaşayamadan bu derde düşmeleri çok acımasızca.
sözüm meclisten dışarı ama yemek için gelen hatta verilen yemeği beğenmeyenler bile var.
yapılamayabilir ama özellikle büyükler bu konuda çok hassas. yapılmasa suçlu gibi hissediyorlar. düşününce çok üzülüyorum. yaşayınca sinirleniyorum...

insanlar acısını yaşasın, destek olmak isteyen olsun. sonrasında cenaze evi istiyorsa ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunsun. işte bu kadar basitken olay, niye bu eziyet?

mütekait

emekliliğe hak kazanmış, emekli olmuş

arı sokması

kovana çomak sokmasanız da başınıza gelebilecek olaydır. öyle ki ilk sokuluşum ilkokul ikinci sınıfta istiklal marşı sırasında, yanağımdan olmuştu. tamam sevimli bir çocuktum ama yanağımı bal yapmak için kullanması pek adil değildi. ataya saygıdan gıkımı da çıkaramamıştım. hayatımın en uzun marşını o gün dinlediğimi şimdi anlayabiliyorum. sonrasında şişlikten kapanan gözlerim sebebiyle birkaç gün okula gidememiştim. azap dolu günler...
şimdi yazdıklarımı okuyunca ufak çaplı bir travma yaşadığımı fark ediyorum.
arı deyip geçmeyin.

fatmagül'ün suçu ne

dünyanın en saçma konulu dizisi.
bir bölüm bile izlemedim fakat okuduklarımdan anladığım kadarıyla dizi bir tecavüz olayı ile başlıyor ve tecavüzcüler dizinin baş rolleri.

dizi bu tecavüzcüleri aklamaya çalışıyor. senarist ya da her ne boksa diziyi yazan kişi ile ortak yönlerimiz olduğunu düşünüyorum. suç ve ceza'dan etkilenmek.

ben çok etkilenmiştim raskolnikov'un vicdan azabından. fakat o romanı etkileyici yapan şey raskolnikov'un acısını anlatma kabiliyetidir. belki daha önce hiç yaşamadığınız bir duyguyu size hissettirebilme konusundaki kusursuza yakın başarısı suç ve ceza'yı kült bir sanat eseri haline getiren yegane unsur.

çekilen vicdan azabı ya da öldürülen kişinin yaşamayı ne kadar hakettiği ile ilgili subjektif sorgular, olayın bir cinayet ve raskolnikov'un bir katil olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

vicdan azabı, kişinin kendisini affedebilmesi yolunda çekeceği bir ceza olabilirse de topluma karşı işlenmiş suçların cezası vicdani mahkeme tarafından verilemez.

bakınız ben muhteşem rol yaparım. vicdan azabını iliklerime kadar hissettiren dostoyevski sağolsun, kendisinden daha iyi oynarım vicdan azabı çeken suçluyu.

dolayısıyla kişinin yalnızca kendisini bağlayan; çekilen vicdan azabı, geçmişte yaşanılan bir takım olaylar vs. gibi saçma sebepler topluma karşı işlenen suçun cezasız(!) kalmasına yeterli bir sebep olamaz.

çiçekçi

google

arama için alternatifleri yahoo, bings daha sonra yandex'dir. yeni yeni ismi duyulmaya başlayan ve hepsine alternatif olan arama sitesi için:

(bkz: duckduckgo.com)

perde asmak

sırf o tatlı tatlı gelen deterjan kokusu için katlanılabilecek ev işi.

dizilerin rol model alınması

kadına şiddet, cinsel istismar, zengin olma arzusu dizilerimizin konusunu oluşturuyor. herkes çalışmadan, emek vermeden zengin olmak istiyor. dizilerde gördükleri o renkli hayata kavuşmak tek amaçları oldu yeni neslin.
her gün kadına, çocuklara şiddet haberlerini izliyoruz. cezalarımız az iken dizilerle bu kadar özendirilen bir şey nasıl bitebilir ki..

nevresim

her evde mutlaka 3-4 farklı çeşidi ve misafir için olanı bulunan yatak örtüsü takımı.

bigudi

dalgalı saç modeli elde edebilmek için kullanılmış, günümüzde pek hatırlanmayan araç. sıcak saç maşalarından önce bazı kadınların önemli tercihlerindendi. genellikle bazı korku filmlerinde gece uykuya hazırlanan kadın karakterin kafasında bolca gözlemlenebilir

24 ocak 2020 elazığ depremi

minik yüsra ve annesinin göçük altındaki görüntüsünün zihinlerden uzun süre çıkmayacağına emin olduğum deprem.
dağıldık, toparlanamıyoruz.
geçmiş olsun elazığ. bu son olsun.

zirve bilgi başlığı

sözlüğün düzenlediği zirvelerin bilgisinin paylaşıldığı alan.
bir nevi etkinlik şeysi.

sözlük, sözlük söyle bana ne zaman şu zirve?

taraftar olma ve holiganlık

ince bir çizgi ile ayrılmış ama çok ayrı iki kelime.
bu kelimeler serbest çağrışım ile önce spora, siyasete yorumlanabilir ama aslında bir anarşizm sınırıdır.

taraf olmayı bir şeyi destekleme olarak tanımlayabilirken, holiganlığa bir felaketin başlangıcı diyebilirim.
holigan tipli insanlar savundukları şeyin yanlışlarını göremez, karşı tarafı dinlemez, empati yetenekleri gelişmemiştir. körü körüne inanır, sadece zarar verirler. en çok da kendilerine...

günlük yaşantımızda da aslında o kadar sık karşılaşıyoruz ki bu tip insanlarla...
herhangi bir konu üzerine kesin hükümcüler, ben bilirimciler, doğrusu budurcular, aa sen böyle mi yaptın ne kadar yanlışcılar, etiketleyiciler... ve daha bir sürü ben dedimciler.
holiganlık bir virüs, zehirliyor.
mümkünse gözlem yapın, mümkünse kaçın.
yoksa koca bir çukura düşüyorsunuz...
 spoiler!
çok pis kaçarım

çocuk yapmak

ne zaman evleniyorsun sorusunun, evlendikten sonra dönüştüğü kalıptır. sonra ikinci ne zaman, üçüncü ne zaman, e boşanmıyor musun? diye devam eder.

fiilen düşündüğümde ise çocuk yapmak kişinin üretebilme hazzının en üst noktası olabilir. tamamen tatmin olup belki de tam olmak.
güzel olsa gerek.