ipsala

yunanista ile olan sınır kapılarımızdan biri. benim için ise gurbetçi amcamları belçikaya giderken uğurladığımız yer.

3. dünya savaşının gelip çatması

elbette bir gün gelecekti deyip hazırlık yapmamız gereken savaş.

belli yerlerden okuduklarım, yolculardan dinlediğim hikayelerde çıkardığım senteze göre
çok uzak olmayan bir zamanda yunanistan, türkiye^ye saldıracak ve bunu amerika desteğiyle yapacak. amaç doğu akdenizdeki gaz yatakları ve petrol tabi ki.

yalnız burada yunanistan çok şeyler kaybedeceğine bizim olmayan adaların bize geçeceğine inanıyorum. böylelikle sadece doğu değil orta ve nispeten batı akdenizde de söz sahibi olacağız.

bu aynı zamanda bizim nato'daki yerimizin artık kalmadığına da işaret ve beklenen olacak, nato'dan çıkacağız.
aynı süreçlerde ise avrupa birliği de bizi yunanistan ve bin türlü bahaneyle ab'den çıkaracak veya çıkacağız. çünkü ab'de olduğumuzda düşman olamıyoruz. bir sebep olması gerekiyor.

tek başımıza kalacağız. ama korkmayın çünkü 3. dünya savaşı başlayacak.

rusya türkiye'nin tarafsızlığını kullanarak avrupaya saldıracak. avrupa ise hata yaptığını sonradan anlasa da artık bir şey fayda etmeyecek. gerçek anlamda türkiye'nin değerini o zaman anlayacaklar.

rusya, ayrupaya gelmeden boğazlara gelecek ve istanbul işgal edilecek veya rus kuvvetleri burada olacak. şehirler boşalacak.

rusya avrupayı dümdüz edecek. burada avrupadan tersine göç bekliyorum. suriyeli istemeyen almanları, fransızları kapımızda görürse şaşırmayın.

suriye tarafında ise israille komşu olacağız ve israillilerin yıllardır beklediği ve kutsal kitaplarında da olan kuzeyden gelecek kuvvet israili yenecek. israillilerin armageddon dedikleri savaşın amik ovasında olacağını söyleyen bir çok kaynak var.

bunlar yaşanırken çin de boş durmayacak ve onlarda savaşa girecek. iran'a kadar geleceklerini tahmin ediyorum. zor yılları olacak bizim için.

yalnız türkiye bu savaşlardan ve çok zarar görmeden çıkacak. diğer ülkelere göre.

bütün bunları b.r çok kaynaktan okudum ve takip ediyorum.
ayrıca bir savım da var.
millet olarak çok köklü geçmişi olan ve gelenekleri sağlam bir devletiz. 80'li yıllarda özal'ın başa geçmesiyle fetö olayı ortaya çıkmıştı.
bunu gören derin türk devleti karşı hamle olarak şu an ki iktidarı çıkardığını düşünüyorum. aynısı rusya'da putin'in başa gelmesi ile aynı döneme geliyor. böyle bir kaç örnekte var etrafta.

önce gelip belli yerlerdeki gücünü ispat edene kadar gücün istediğini yaptılar sonra da oyunu kendi lehlerine değiştirdiler. sonra teker teker oyuncuları alt ettiler. bu eski türklerde bir savaş taktiğidir. (bkz:pusu)

en son 15 temmuz darbesini karşı taraf darbe hazırlığı yaparken yanlış istihbaratla yaptırdılar. yani darbe olacaktı ama yanlış istihbarat verip önceden ve hazırlıksız olarak yapılmasını sağladılar. rusların da desteği olduğu söyleniyor ama bilemiyorum. bir çok masum can yandı orası da cabası.

böylelikle türkiye'nin düşmesini önledi derin devlet. siyasi aktörler de oyunlarını oynadılar. eğer darbe olsaydı şimdi çok farklı bir durumdan bahsediyor olabilirdik. mısırdaki darbe sonrası durumlara bakabilirsiniz.

toparlarsak; aslında devlet içten içe özellikle 90'lı yıllardan beri millileşme vs adı altında
( bir çok askeri yatırım ve firma bu zamanlarda kurulmuş, aselsan vs gibi ) savaşa hazırlanıyordu. son dönemde askeri yatırımların bu kadar önde olması bu yüzden diye düşünüyorum.

gün ola hayrola.

sorunsal

sözlüğün sadece sözlük olmaması

bu sözlük diğer sözlüklere benzemez. sadece kullanıcı adı olarak gördüğünüz bir nick, gün gelir gittiğiniz şehirde elini uzatır gerçeğe dönüşür, derdinize derman olur, en iyi dost olur.

cennet annelerin ayağı altındadır

hiç düşündünüz mü neden cennet annelerin ayakları altındadır.
cennet gidilecek bir veya ulaşılacak bir yer bir mekan değildir. tamamen bir bilinç boyutunun yaşanmasıdır. yaşama geçmesidir.

bir çocuk rahime düştüğü andan itibaren anne kendinden bir parça oluşturmaya başlar. çocuk büyüyüp doğum aşamasında o kadar acı çeker ki kendi canından vazgeçer. oluşturduğu varlık için kendi canından vazgeçebilir. bunu genelde bilmem kaç kemik kırılması kadar acı çeker vs gibi basit bir şekilde anlatırlar.

bu acı o kadar güçlüdür ki kendi canını hiçe sayıp o canı var eder. bunu sadece rahimiyetiyle anne bedeni ortaya çıkarabilir. doğum bu şekliyle çok sevinilecek bir olay olakla beraber çok büyük bir acı olaydır da.

bir çeşit kopma-kopuş olaydır. yani canından can gider. bu laflar basit gözükebilir ama değildir. lohusalık döneminde anne sebepsiz ağlar sebebi ise bu kopuş olmasıdır. çocuk ta sebepsiz ağlar sebebi yine bu ayrılıktır.

ve bu ayrlığa yani kopuşa ancak anne- rahimiyet bilinci ulaşabilir. bu bilinç ise heresin ulaşmak için amaç edindiği cennet bilincinin üstündedir. onun için cennet annelerin ayakları altındadır.

anneniz sizin için bir şey istiyorsa bilin ki kalpten ister, özünden ister.

annenizi sevin. cennet kapısıdır.

su

vajinusmus

sanıldığı gibi isteksizlik değil.
cinsel ilişkide kadının istemsizce kasılarak cinsel ilişkiyi neredeyse imkansız hale geliyor olmasını isteksizlik olarak niteliyorlar halbuki bu durumda kadın istese de yapamaz. bizim memlekette kafası pipisi kadar çalışanlar olduğu sürece kadın hep cinsel olarak vahşi, istekli, arabada beş, evde on beş olmalı.

anlamadıkları şey ise cinsel bir birliktelik gerçekleşe bile kadın ilişkiden hiçbir şekilde keyif almaz, aksine acı hisseder. farketmezler ama bu düpedüz tecavüzdür.

sütlü türk kahvesi

türk kahvesini yumuşatma sekli.

bıldırki hurmalar gelir götünü tırmalar

dün yediğin hurmalar gelir götünü tırmalar. yerken iyide sonrası kötü bu işlerin. yaparken güzel güzel yaparlar iş sıkıya gelince cırcır olurlar.

yediğin haltlar yanına mı kalacak sandın nurteeen?
 spoiler!
hayali kişiliktir kendileri, bir de necla var


(bkz:bıldırki)

herbokolog

hiçbir şey bilmedikleri halde her konuda fikir ve iddia sahibi olan ve her alanda uzmanmış gibi konuşan ama aslına beyni boş insan vasfidir.
ben bilmem demekten utanır, kendilerinden daha bilgili insanları aşağılar ve her konuda ahkam keserler. bir psikolog değil, bir astrolog değil, bir bürokrat değil, bir din adamı değil, bir sporcu değil adı üstünde o bir 'herbokolog' dur.
(aynı zamanda twitter da gördüğüm ve o gün bugündür çok güldüğüm kullanıcı adıdır.)

yaşlanmak

yaşlanmak, canlılarda gelişimini tamamlayan hücrenin, genetik programına uygun olarak değişime uğramasıyla başlayan süreç. doku ve organları oluşturan hücrelerin eskimeye başlaması canlının vücut fonksiyonlarının günden güne belirgin olarak yavaşlamasına sebep olur. bu süreç önlenemez. yaşlanmanın sonucunda hücreler yavaş yavaş ölür ve canlının yaşamı da son bulur.

doğduğumuz andan itibaren bir saat çalışmaya başlar. adımızla birlikte anılan ve her yıl değişen, artan bir rakam eklenir yaşamımıza. evet yaşam zaman ve sayılarla çok ilgilidir fakat diğer yandan sadece sayılara indirgenecek basitlikte bir süreç de değildir.

yaşlanmak önlenemez bir doğa kanunu olmasına rağmen, insanlar arasında sanki kendi elinde olduğu halde önlemediği bir suçmuş gibi hissettirilir nedense.

insan eğer belirgin ve yaşamını kısıtlayıcı bir hastalığa sahip değilse altmışlı yaşlarının sonlarına kadar hem zihnen hem de fiziken üretebilir, çalışabilir gençlikte olmasına rağmen yirmili yaşlarını geride bırakır bırakmaz yaşlı olmakla suçlanır. özellikle yaşı ilerleyen kadınlar hep hedef tahtasındadır. iki seçenek sunulur kadınlara, ya " amaan yaşlandık işte " diye kabul edecekler ya da çeşitli estetik müdahalelerle bunu reddedecekler.

yeni sosyallik

normalde hiç yapmadığın şeyleri özleten/yaptıran durum. dün akşam yasak saatine kadar parktaki bir bankın üzerinde en yakın arkadaşımla oturup akıl sağlığımız yerinde mi diye çaktırmadan birbirimizi kontrol ettik. sonra da silent hill'deymişiz de siren sesi başlamış gibi evlere kaçtık.

yıldırım

satranç'ta arttırmalı süre dahil toplam süresi 10dk ve altında olan oyunlara verilen genel isimdir.

90 kilometre

kadın ve kız çocuklarına 90 km'den fazla yaklaşmasına izin verilmemesi gereken psikolojik olarak sağlıksız, bilinci hastalıklı şahsın beyanı.

bıdı

mutlu son

geçen bir iş arkadaşım kendi aralarında konuşurken kulak misafiri olmak düştü bana da. mutlu son sauna veya masaja giden kişiye masöz'ün masajın son bölümünde mastürbasyon yapması veya ilişkiye girmesiymiş uzaktan anladığım kadarıyla. eğer konu açılırsa bilgi vermeye devam edeceğim.

mutlu son istiyor herkes. kimsenin mutlu başlangıçtan haberi yok.

(bkz:ön sevişme)

güvenli bağlanma

bir ilişkide gelişen sözel olmayan, duygusal iletişim üzerine kurulan bağ.
sevgi ya da ilgi ile ilintili olmayan bu bağ tamamen duyular ve duygular üzerine kuruludur.
özellikle ebeveynlik sonrası ebeveyn-çocuk ilişkisinde sıkça gündeme gelir.
çocuklar stres ve ayrılık süreçlerinde güvenli bağlanma sıkıntısı içerisindeyseler fazla tepki gösterebilirler.

bu bağlanma tipi bir insanın tüm hayatındaki başarısını direkt olarak etkilediği için çok önemlidir.

konu ile ilgili detaylı için buyrun;

https://tatlibirtelas.com/guvenli-baglanma/

grafik

şehir efsanesi

yaşanan bir olayın zaman içinde kulaktan kulağa oyunundaki gibi değişerek hikayeleşmesi durumuna denir.

(bkz:kız kulesi efsanesi)

yıllar sonra sözlüğe dönmek

çocukken ailenizle gittiğiniz ve güzel anılar biriktirdiğiniz o sahil beldesine;
yahut gençliğinizin geçtiği üniversite koridorlarına geri dönmek gibi kımıl kımıl, minnoş bir his bırakıyor bünyede.