Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
daha fazla bilgi
adı ve mottosunda ki pozitif çağrışıma tezat ( pozitif kelimesinden rahatsız olan epey yazar da barındıran ) giderek kadına ve haklarına saldırmaktan zevk aldıkları, kadın yazarların dahi kadını aşağıladıkları ve kadına dair çoğu konuda sığ erkek bakış açısına taraf oldukları bir platforma dönüyor.
erkek şiddetine kurban giden kadınların adı altına " yüreğim kan ağlıyor, allah kahretsin, yeter artık " sızlanmalarıyla betim girip ardından kadına dair yasalarda pozitif gelişen bir iyileşmede " ama erkekler bundan çok zarar görecek " minvalinde sözler etmek eleştiri değil riyakarlıktır.
her gün yer gök istismar haberleriyle dolu bu ülkede ama bir kadın sözlüğü yazarı bokunda boncuk bulmuş gibi kalkıp " abazan kadın" başlığı açmayı daha elzem buluyor kadın sözlüğünde mesela.
şiddete uğradığınızda neler yapmalısınız başlığını açan kadın sözlüğü kurucusu " erkeğin süpürgeye değil de kadına ihtiyacı olabilir, bunu bir düşün derim " betimi giriyor kadın sözlüğüne.
"biz bütün kadınlar paçozuz ve iyi hiç bir şeyi haketmiyoruz " diyor bir başka kadın yazar.
özellikle bazı kadın yazarlar, doğduğunuz andan itibaren aileniz içinde pamuklara sarılıp sarmalanıp büyütülmüş dahi olsanız, evinizin dışına tek başınıza adım attığınız andan bu güne, sırf kadın olduğunuz için hangi taciz ve şiddete maruz kaldınız diye sorulsa hepinizin anlatacakları inanıyorum ki buradan köye yol olur. peki hal böyle iken, sizin yaşadıklarınızı yarın başka kadınlar, çocuklar yaşamasın diye atılan o minicik pozitif adımlardan nasıl rahatsız olabiliyorsunuz? neyini sorguluyorsunuz? her gün en az 1 kadın cinayete kurban gidiyor, her gün onlarca istismar kurbanından haberdar oluyorsunuz, bu kurbanları mevcut yasaların koruyamadığına şahit oluyorsunuz, tüm bunlar hayatın olağan akışına uygun ama kadına, çocuğa yönelik yasalarda pozitif ayrımcılık mazalah erkeklerin hayatını bitirir öyle mi? siz neye dönüştünüz böyle?
kendi saçını kesmek. eline makası alıp aynanın karşısında " ne var ki ya " dersin, " sanki kuaförler çok güzel kesiyor ! tamam tamam tabi tabi deyip hep kendi istedikleri gibi kesiyorlar " biraz da tabi internette araştırıp bir iki video falan izlersin. ve başlarsın.. şu tutamı şuraya doğru yatır, alttan bi tutam al dümdüz tut biraz sağa eğ makası evet kes tamam. evet oldu gayet iyi, tamam amaböyle uzun sürer, ikiye ayır şu kadar kessen ucundan iyi olur çok kesme bi dene düzgün olursa azcık daha kısaltırsın, evet iyi şimdi diğer taraf, bu biraz yamuk mu oldu, olsun şurdan azıcık al düzelir, boşver asimetrik kesim diye bi şey var zaten, diğer tarafı da aynısı olsun o zaman makası eğit tut, şurada fazlalık kaldı onu kes, çok oldu bu, diğer tarafı da eşitle, hımmm o zaman düm düz yap evet tam şurdan, gözünü kıs veeee kess. diye diye diye en son " siktiret, hiç canını sıkma bir aya uzar o zaman doğal bir şekil alır o zaman kadar maşa yaparsın belli olmaz yamukluklar " der ve bir bakmışsın şak diye kuaför koltuğundasın ve süt dökmüş kedi gibi " şey, canım ya, ben aslında uçlarından azcık alıcaktım ama makas kaydı yamuk olunca düzelteyim derken yani işte sonuç , daha fazla kısaltmadan düzeltme şansın var mı " diye soruyorsun kuaföre. tabi aynadan bir saçına bir sana devrik gözlerle bakan kuaförün kafasının içinde çınlayan sesi de duyarsın " kısaltmadan kısaltamadan kısaltmadan ......... "
cumhuriyetin 10.yılı olan 1933'te bestelenen marştır.
çıktık açık alınla on yılda her savaştan,
on yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan,
başta bütün dünyanın saydığı baş kumandan,
demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.
türk'üz: cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
türk'e durmak yaraşmaz, türk önde türk ileri!
hayatın her döneminde insanın başına gelebilecek tıbbi durum. genelde çocuklarda ve yaşlılarda görülüyor. tıp dilinde adı ise enuresis.
genelde psikolojik sorunların tetiklemesiyle ortaya çıkıyor. özellikle altına ve yatağına işeyen çocuklar genelde ana ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardır.
altına ıslatma belirgin bir nedenden kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi vermektir.
ancak yetişkinlerde altını ıslatma, herhangi bir böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da kaynaklanabilir. her ne yaş grubunda olursa olsun doktora gitmek gerekiyor
heal the world
make it a better place
for you and for me
and the entire human race
there are people dying
ıf you care enough for the living
make it a better place
for you and for me...
ondokuzuncu yüzyılda amerika'da şükran gününden sonraki cuma günü köle sahipleri satacakları fazla siyahi köleleri pazara topluca getirir fiyatlarda damping yapar ve bu damping gününe 'black friday' derlerdi. kara cuma tüketim çılgınlığı efsane cuma indirimlerine nasıl dönüştü işte bu da kapitalizmin bir oyunu olsa gerek.
bazı kullanıcılarının fotoğraf ile gerçek hayatta görünüşünün farklı olduğunu bize öğreten sosyal medya. hayatımıza ilginç videolar da katmıştır. influencer kavramının oluşmasında büyük katkısı vardır. her zamanki gibi değerini oluşturan insandır.
eskiden renk renk tutacının altında ki iki sıra fırçayı sağa sola sürttürmek suretiyle toz toplayan pratik süpürge.
şimdilerde ,uğur böcekli versiyonunu, anadolu’da marketlerin plastik eşya reyonlarında görsek de, yerini elektrikli dik süpürgeler almıştır.
denizde sürü avcılığı yaparken kullanılan balıkçı teknelerine gırgır denir.(bkz:gırgır avcılığı)
burnunda sümük var diyememek kadar zorda bırakan bıdı bıdı.
bir kere sen emin değilsin hoşlandığını söylesen nolacak?
-emreee senden hoşlanıyorum!
- derin sessizlik
-merve, uzak dur benden uzak dur seni babama söyliceeem.
merve sana da küçük bir tavsiye aman duvarlara defterine "ali ayşe'yi seviyo" gibi şeyler yazma hemen belli olur. bir fe kampüsteki herkes te senden konuşur.
birbiriyle didişmeyi, yapılanlarda kusur aramayı görev edinmiş yurdum insanının alışkanlıklarını değiştirip, söz konusu çıkarkarımız olunca geliştirme yoluna gideceğini farketmeli artık. olması gereken
zananında dantelinden havlusuna gereksiz bulunan şimdilerde içeriği daha da abartılan ileride asla ama asla kullanılmayıp sandıklarda çürüyecek olan evlilik sürecinin somut evrelerinden biridir.
o kadar sinirlisin ki hıncını alamıyorsun. sinirini çıkaracak tek birşey bile yok tam da o anda içerden bir ses gelir "bulaşıkları yıkaaaaa" en iyisi bulaşıkları yıka su seni rahatlatsın!