kaybolan çocuklar

terk edilmek

bir başına bırakılmışlık hissidir. her zaman yanında olacağını sandığın birinin artık yanında olmayacağını anladığın anda yüzleştiğin olgudur. birilerinin sürekli gittiğine şahit olmaktır. olduğun yerde kalmaktır. bazen de gittiğin zaman aslında çoktan terk edilmiş olduğunu anlarsın ki bu bambaşka bir tartışma konusudur.

köle isaura

kunta kinte'nin dişisi,

trt'nin ilk dönemlerinin dizilerinden . hatırlıyorum bütün ülke kunta kinte ve köle isaurayı bekler ve göz yaşına boğulurdu. konusu köle olan kunta kinte ve isaura'nın yaşam mücadelesiydi.
o dönemler daha özgürlük konularının yüksek perdeden hissedildiği zamanlardı ve insanlar gerçekten özgürlüğü için net duruşları vardı. şimdiki gibi üç kuruşa değişen insanlar yoktu ve günü kurtarma gibi bir düşünce ayıplanırdı. güzel günlerdi anlayacağınız.

zaman değişti ve şimdi köle isaura maalesef hala köle çünkü kölelikten kurtulmak sadece zihnini hür bırakmaktan geçiyor. bu özgürlük adı altında oraya buraya saldıranların yaptığı gibi değil düzgün yaşamakla olunabilecek bir şey.

herkes aşkı çiçek böcek sanıyor ama bu ne ağaca benzer ne de buluta.

ninja

ceren damar şenel

genç akademisyenin duruşmasında yeni bir gelişme oldu. gizlilik kararı aldırmak istiyor avukat vahit bıçak. o zaman, ceren damar'ı istediği gibi lekeleyecek. sosyal medyanın gücünden korkuyor, kapalı kapılar ardında konuyu "ceren'in erkek merakına" getirecek.
adaletin tecelli edebilmesi için, tüm kadın sivil toplum kuruluşlarının, ceren damar'ın yanında yer alması gerekli. duruşma mutlaka açık yapılmalı. katili gereken cezayı almalı.

tuzlu kahve

ortaya çıkışının bir mantığı olan ama günümüzde geldiği noktada mantıksızlığın dik alası haline gelmiş, özünde iyi içecek.

zamanında, yani evlilik kurumu inşa edilirken görücü usülü dediğimiz sistem daha çok kullanılırken, kadın kendisine görücü gelen adamı beğendiyse kahveyi çok şekerli, beğenmediyse de tuzlu yaparmış. böylece aileyle istiyorum-istemiyorum konuşması yapılmasına gerek kalmadan herkes anlayacağını anlar ve konu kapanırmış.

günümüzde geldiği noktayı ise konuşmak bile istemiyorum. yapmayın şöyle şeyler, gözünüzü seveyim.

ölüm

her nefsin tadacağı olgunluk hali.

salçalı ekmek

vahşi istanbul'un vazgeçilmez katığı. bekarligin gözü kör olsun, servisten eve geldiğinde yemek yok, sıcak çorba yok. bunları bırak iki yumurta kıracak kimse yok.

ama mis gibi iki gün önceden kalmış kuru ekmek ve mis gibi anne salçası var. dağ kekiği ve tuzla süper bir öğüne dönüşür. yersin yatarsın. herkes eğlenceden sonra işkembeciye felan gider bekarların çoğu çalıştıktan sonra salça ekmekçiye (yok bee mutfağa)

10 kasım

her yıl saygıyla ve minnetle andığımız atamızın ölüm yıldönümüdür.

arvento

araç takip sistemi markası.
zaten bir bu kalmıştı takip etmedikleri. neredesin aysel, napıyorsun aysel, gittinmi aysel, geldin mi aysel? aysel de aysel. bu ne yahu.
müdür'üm bir de gevrek gevrek gülmez mi istersek seni yolda bırakabilriz diye. ben de sazan gibi atladım günün bütün yorgunluğuyla.
meğer sistem hem takip ediyormuş hem de isterse yolda aracı kilitleyebiliyorlarmış. şimdi bu adama ne yapmalı? ne demeli?

buraya da linki bırakıyorum. aman dikkat https://www.arvento.com

asgari ücretli

açlık sınırının altındaki maaşa çalışan emekçi kişi.

gönüllü cahillik

çoğunun seçtiği başına geldiğinde de niye ben diye sorduğu cahillik türü.

ofisiminizin olduğu binada çok küçük olsa da çatlaklar var. bir denetim firması çaıralım diye whatsapp grubuna mesaj attım belediyeye bildirelim felan...
az daha dayak yiyordum. ama efendim belediye binayı mühürlermiş, zaten güvenli olduğuna inamasalar oturmazlarmış vs. bir tane terane anlayacağınız.

bu benim için bir teknik geliştirmeme neden oldu.
tekniğin ana prensibi karşındaki seni dinlemeden sadece bastırmaya çalışıyorsa ( genelde bilmediğini bilmeyenlerin semptomlarıdır) haklısın de ve ölü taklidi yap üzerine.

olabildiğince uzaklaş. en iyi savunma atış menzili dışında kalmaktır.

karışık yemek yemek

aç gözlülüğün sonu yatağa düşmektir derdi bir büyüğüm. tanım onun tanımı aslında

birbirine uygun olmayıp, hazım için ayrı enzim isteyen yemekler karışık yenirse hazım olunmaz çürür veya mayalanır. örnek olarak karbonhidratlar ve proteinler birbirine zıt düşer. çünkü bunların parçalanabilmesi için her ikisinin ihtiyaç duyduğu enzimler birbirine zıttır. bu zıtlık her iki enzimin birbirini yok etmesini sağlayarak, hazmın gerçekleşmesini engeller ve böylece hazım yapılmayınca çürüme başlar. hazım olunamayan yemek, bağırsakta toplanır ve zamanla bağırsağı genişleterek cepler oluşturur. bu ceplerin içinde dışkısal taşlar toplanır ve yıllarca orada saklanır. böylece bağırsağın duvarları kanalizasyon boruları misali zehirli artıklarla kaplanır. buna bağlı olarak bağırsak ağırlaşır, hareketi yavaşlar ve sonuçta kabızlık meydana gelir. bu durumda vücudun intoksikasyonu katastrofik şekilde büyür. (vücutta toksin birikmesi katlanarak artar) vücut çok halsiz kalarak yorulur, gaz ve uyku meydana gelir. çürümüş yemekler bağırsağı zehirleyerek kana karışır. kandan bütün organlara ve hücrelere yayılarak onları zehirler ve hastalıklara yol açar. çürümüş ve mayalanmış yemeklerden oluşan tuzlar vücutta kireçlenme yapar.

emlakçı

gayrimenkullerimizi alıp satmamıza veya kiralamamıza aracılık eden kişi veya kişilere verilen ad.
-emlakçıyı aradan çıkarsak olmaz mı be ablacım?

melek mosso

sokak şarkıcılığı yaparken o ses türkiye yarışmasına katılmıştı, sahneye çok yakışan, ilginç şarkılarını çok sevdiğim son zamanların en iyi yorumcularından bu kız

çanta

erkeğin yanında taşıdığı kadın benzetmesi. burada acı olan şey kadının çanta gibi olmayı kabul etmesidir.

kedi tırnağı

eğer bir kediniz varsa size nasıl bir şey olduğunu hissettirerek aktaracaktır.
(bkz:her güzelin bir kusuru vardır.)

yalnızlık

yalnizligim yollarima pusu kurmus beklemekte... yani diyor ki sair siirinde, her an yalnizlik beni vurabalir. varsin vursun ki, yalnizlikta kalalim biraz bu kalabaligin kesmekesliginde ic benligimize donup, kendimizi biraz olsun dinlememiz, bir ust seviyeye gecmemiz icin en onemli adimlardan biri degil mi? o zaman hadi gelin ustume korkmuyorum!

espiri

ruh.
spirit kökünden gelir. yani işin espirisi derken işin ruhu demek istiyor şair.

bakmayın komiklik anlamına geldiğine biz güleriz ağlanacak halimize.

duman odası

toplu ve kurumsal alanlarda sigara içenlerin tecrit edilerek sadece kendilerine zarar vermelerine olanak verecek alan.

muhtemelen nazilerin gaz odaları ile ilgili bir sürü yakıştırma yapılacak ama sigara içenlerin insanlara ne kadar zarar verdiğini anlamaları açısından güzel uygulama.