corona virüsü

çin'den bütün dünyaya yayılan ölümcül virüs.


aids virüsünden sonra bir kaç virüs daha örtaya çıkmıştı ama bu kadar önem verilen bir virüs hatırlamıyorum.
haliyle gündem bu şekilde olunca biraz araştırdım ve bulduğum sonuçlar şöyle.


öncelikle adı; virüse mikroskopta bakıldığında yapısında çubuksu çıkıntılar olduğu ve taç'a benzetilerek adı kraliyet tacı anlamına gelen corona adı verilmiş.

her corona virüsü almış olan kişi ölmüyormuş ama kalıcı sonuçları olabiliyormuş.
zaten virüsü bu kadar ölümcül olmasının sebebi insandan insana bulaşıyor olması.


normalde virüsler hayvandan hayvana, hayvandan insana diye 2 kategoride bulaşıyor. hayvandan hayvana olanda insan ırkı için bir risk yok. (bu arada bilim dünyasında insan vücüdu hayvanlarla aynı kategoride ama farklı ırk olarak görülür. )

hayvandan insana olan ise tehlikeli. corona'da ise hayvanda olan bir virüsün mutasyona uğrayıp artık hayvandan insana değil insandan insana bulaşıyor olması.

çeşitli rivayetler var yılandan, ve yarasadan bulaşıyor olduğu en popüler sonuçlar.

wuhan şehrinde yarasa çorbasının popüler bir yiyecek olduğu ve buradan geçtiği varsayımı var.
bir grup bilim adamı da yılandan bulaştığın savunuyor. bütün bu savların ana merkezi wuhan'da bulunan canlı hayvan pazarı.

belirtileri ise soğuk algınlığı gibi gözüküp karaciğer, böbrek, bağırsak infeksiyonu, beyin ve sinir sistemi infeksiyonu şeklinde de kendini gösterebiliyormuş.
yalnız ilginç bir istatistik okudum

50 yaş üstü erkeklerde ve vakaların çoğunda eşlik eden en az bir hastalık varmış.
en sık ikinci hastalık diyabet, hipertansiyon, obezite, kanser, kronik böbrek, kalp ve akciğer hastalıkları olduğu görülmüş.
burada belki senaryo diyeceksiniz ama ikinci hastalıkları olan kişilerin yıllarca kötü yiyecek ilaç tedavileriyle hasta edilip sonrasında bir virüsle tetikleyip ölümcül hale getirildiğini düşünmedim değil.
yani virüs aslında tek başına ölümcül değil sanırım. ikinci bir virüsle mutasyona girip ölümcül hale geliyor.

daha önce de mesela sars virüsü çıkmıştı ama bu kadar etkili ve bulaşıcı olmadı. sanki sars vs bir denemeydi gibi geliyor.

genelde solunum yoluyla bulaşıyor ve kuluçka dönemi 5 güne kadar uzayabiliyormuş. toplu yerlerde olmamayı öneriyorlar. idrar ve kan yoluyla da bulaşabileceği söyleniyor ama kesin bir bilgi bulamadım.

en sık rastlanan şikâyetler; ateş, titreme, öksürük, yüzeyel solunum, kas ağrısı, ishal, boğaz ağrısı, kusma, kanlı balgam, karın ağrısı.

tespiti ise kan testi ile oluyor yalnız belirli bir tespit şekli yokmuş.

bu arada bir ilginç bilgi daha; amerikali wellcome adında bir ilaç firması bu virüsü tedavi için çare bulmak üzere olduklarını açıklamış . buyurun buradan yakın kıvamında bir haber olarak yakaladım.

iki soru geliyor aklıma
1-bu virüs çok önceden vardı ama kimse bilmiyordu? ve bir çok bölgede denendi ve canlı hayvanın en çok tüketildiği çin'de olgunlaşıp ortaya çıktı.

2- bu hastalık tamamen bir biyolojik saldırı. hatırlar mısınız bilmiyorum ama bill gates 3-4 yıl önce büyük bir salgın hastalık beklediğini ve bu hastalığın milyonlarca insanı öldüreceğğini ve böyle bir şeyin çok yakın olduğunu söylemişti.
https://www.thesun.co.uk/news/10814760/bill-gates-predicted-coronavirus-simulation-33-million-die/

vee tedavisi nedir diye baktım etrafa...

su ve bol temiz hava yani ozon tedavisi. evet yanlış duymadınız bol su için ve temiz hava alın diyorlar. ozon tedavisinin de sebebi virüsün çoğalmasını kesiyor olması olarak söylüyorlar.

işin özü ise aslında temiz, doğal ve düzgün bir yaşamın ne kadar önemli olduğu.

çok uzun zamandır yediğimiz endüstriyel yiyeceklerin vücudumuzdaki hücre yapısını değiştirmekte olduğu ve aslında her türlü dış etkene açık hale getirildiğini ve bunun başla bir virüs ile tetiklenip ölümle sonuçlanacak şekilde bir döngüyle sonuçlanacağı belli oldu.

çok severek yediğimiz abur cuburların aslında bizi hasta etmekte olduğunu sanırım çok geç anlayacağız.

türkiye'de görülmüş bir vaka yok ama bu olmayacak demek değil. her gün yüzlerce kişi çinden ülkeye giriş yapıyor.

umarım ülkemizde görülmez. yalnız yine de biz türk'üz bize bir şey olmaz demeyin olası tedbirinizi alın ve en önemlisi temiz, doğal gıdayla beslenin ve düzgün yaşayın.

belli ki önümüzdeki savaşlar sadece topla tüfekle olmayacak.
tedavisi bulunduktan sonra -ki bulunabilirse- hiçbir şeyin eskisi gibi olmamasına sebebiyet verecek olan virüs. sosyal mesafe kuralı birçok insan için yaşam tarzı haline gelecek. konser, sinema, tiyatro, festival vb. toplu etkinliklere insanlar temkinli yaklaşacak. seyahat uzun bir süre ilk tercih olmayacak.
durum ürkütücü ve sosyal medyadaki bazı hesaplardan yapılan haberler de yangına körükle gidiyor maalesef. instagramda @whiletravelling adlı hesabın sahibi evrim hanım 7 yıldır şanghayda yaşayan ve orada bir eğitim kurumunda bölüm başkanlığı yapan biri ve çin'de basından ve yerel basından derlediği haberleri heran paylaşıyor. bu arada çinli bir işadamı için dün n95 maske aradık medikal firmalardan ve 3 firmadan toplam 240 adet bulabildik. adam ülkesine ihtiyacı olanlara götürmek için almak istemişti. daha önce bu firmalar çin'de alıyormuş bu maskeyi fakat şu anda orada bulunmuyormuş ve ciddi talep varmış türkiye'den. bu arada maskenin koruyuculuğu 8 saat sadece. çinli işadamının söylediğine göre şu anda orada köyler arasında geliş gidiş bile yasaklanmış.

deneme