- bir coldplay şarkısı. hatta muhtemelen coldplay'in en iyi şarkısı.
- özdemir asaf la nefret-aşk ilişkisi kurduğunu düşündüğüm yazar. zira "derinliği boyu geçmiyor" demesinin yanında alıntı yapmadan da duramıyor. *
- şairliğinin ilk yıllarında özdemir asaf'ın şiirleriyle fazla haşır ve neşir olduğundan şiirlerini ezbere bilecek durumda olup, sonrasında başka şairlere yol almış kişi. felsefi derinliği olmasa da sevilesi bir şairdir nihayetinde özdemir asaf da. iyi cambazdır, o ipi arayıp da bulamayanlar da var.
(yellow, 2009-11-21 18:57 ≈ 2009-11-22 12:00)
- yazar bir arkadaşın rumuzu
- herşeyi bırakmış, herşeyden sıyrılmış, ülkesinden de uçmak üzere olan göçmen kuş.
lale müldür'ün dediği gibi:
"bir kadın herşeyi unutur,
yüreğinin içindekilerden başka..."
- Bugün anlık olarak kendini kaybetmiş yazar, sonra toparlayarak orjinal haline dönmüştür. sinirlerine dikkat etmesi gereken yazar.
- bir pazar sabahı yanlışlıkla şiir kitabı diye argo atasözleri kitabını elegeçirmiş ve şiir başlıkları açar gibi açmaya kalkmış yazar. şiiş dur sakin ol.
eski haline geri dön, o canavarın seni ele geçirmesine izin verme, zira iyi bir yazardır aslında kendisi.
- bir pazar akşamı rastlamış insancıktır sizlere. her pazarda yeniden uyanan ve yeniden dirilen. küllerinden doğmadıkça yenilenemeyen, dibini özleyen, dipleri özleyen ve günün birinde, ya da eninde sonunda yalnız kalmayı hak edendir.
farkındalıkla yaşamanın karamsarlık olmadığını bilendir bir de, kendisini bildiği kadar.
- coldplay'in en sevdiğim şarkısı, sözlerini de yazalım tam olsun:
Look at the stars
Look how they shine for you
And everything you do
Yeah, they were all yellow
I came along
I wrote a song for you
And all the things you do
And it was called yellow
So then i took my turn
Oh what a thing to've done
And it was all yellow
Your skin
Oh yeah your skin and bones
Turn into something beautiful
And you know
You know i love you so
You know i love you so
I swam across
I jumped across for you
Oh what a thing to do
Cuz you were all yellow
I drew a line
I drew a line for you
Oh what a thing to do
And it was all yellow
You're skin
Oh yeah you're skin and bones
Turn into something beautiful
And you know
For you i'd bleed myself dry
For you i'd bleed myself dry
Its true
Look how they shine for you
Look how they shine for you
Look how they shine for...
Look how they shine for you
Look how they shine for you
Look how they shine
Look at the stars
Look how they shine for you
And all the things that you do
(smooth, 2010-03-21 20:28 ≈ 2010-03-21 20:28)
- ben davar davar yazarken, başlığımı açan yazar. yeri ayrı. her betimini büyük hevesle okurum. sıkı takip ederim kendisini. güzel noktalara değiniyor.
- nihat doğan olduğunu çaktırmayan yazar.
- (bkz: lafı ağzımdan aldın)
- şair yazar. keşke tüm deliler onun gibi olsa.*
(rhein, 2010-06-19 01:29)
- adam gibi yazar. bulaşanın karşısında beni bulması muhtemeldir.
- bugün beni sıkıntılı halimle güldürmeyi başarmış cici insan. bundan sonra hep ankara'da olma ihtimali varmış. olur inşallah canım sıkılınca gidebilirim yanına. ah bir de bir konuyu bitirebilse!* yahu bir anlatamadın master işini.*
(rhein, 2010-07-01 21:30)
- sözlüğün hayaleti. keşke yazsa dedirtir.
- yanlış bilgi almadıysam bugün doğum günü olan yazar. doğum günü kutlu olsun. kib sçs öptüm bye.
- ing. de sarı demektir.
- sevdiğim yazardır.
- isp. amarilla *
- (bkz: limon)
(fiski, 2010-07-17 23:00)
- (bkz: yüzük parmağım)
(fiski, 2010-07-17 23:09)
- sarı mersedesim
(fiski, 2010-07-17 23:10)
- (bkz: magnum goldum)
- yel deÄŸirmenim.
(fiski, 2010-07-17 23:13)