- yaranın ardından kabuk halini almış, artık işe yaramaz haldeki deriyi kaldırıp atıvermek. henüz tam kıvamına gelmemişse yeniden kanayarak bir tur daha kabuk bağlama sürecine girebilir.
- bunca zamandır kendimi asla yapmamak, uzak durmak konusunda geliştiremediğim iştir.
(bkz: takıntı)
- (bkz: yaraya tuz basmak)
- bir ömür boyu yara iziyle yaşamanın garantisi olan eylem. koparmamak için üstünü kapamak lazım, görmeyeceksin.
(missy, 2011-08-25 10:10)
- (bkz: sonu yok bu iÅŸin)
- yıllar sonra; ardında bıraktığı ize bakıp, çocukluğunu anımsamak, hatta çocukluğuna dokunmaktır.
- oraya buraya takılıp canınızı acıtmaya başlamışsa eğer sakıncası olmayan eylemdir. korkmayın caizdir, kıvama gelmiştir ayrıca, kanarsa biraz oksijen suyu döküp yeniden gazlı bez ile sarmak işe yarayabilir. yani bunu da kanayan, sızlayan aşk yarasına benzetip de duygusala bağlamayın lan. altı üstü bir kabuk. aklıma vizonteledeki sahne geldi şu an. oğlan kıza yara kabuğunu veriyordu, sakla bunu, etimden bir parçadır diyordu sonra oğlan şehid oluyordu felan. bir müsade edin kusacağım şuraya cidden. öğeh! mal mısınız olum?
(candy, 2011-08-25 15:52 ≈ 2011-08-25 15:53)
- eski sorunları tekrar masaya getirmektir. iyileşme yoluna giren yaraya mikrop kaptırmaktır.
- tatlı tatlı kaşınırken yapınca fazla acımaz. çok zevklidir. hala ıslak kalan küçücük parçası varsa sadece orası acır ama hala zevkli bir şeydir.
- vizontelede işlenmiş anlamlı konudur.
(akanc, 2011-08-25 23:56)