- sevgilinin ya da eşinin ölmesidir.
- (bkz: erken boÅŸalma)
- sarhoş olmadan alkolün bitmesidir.
hele ki bunu tekeldeki adam siz alkol alırken söylüyorsa; 'iki tane daha vereyim, yarım kalmayın.' şeklinde salata oluyorsa keyfinize alkolü almadan da kalırsınız yarım.
- (bkz: eksilmek)
- aşık olmaktır. kalbinin yarısın aşkına verirsin ya. yarım kaldığının resmidir işte.
- insanın içinde oluşan kocaman bir boşluk duygusu.
- aradığım mutluluğu buldum diyerek parmağınıza taktığınız yüzüğü tam bir ay sonra çıkartmak zorunda bırakılmaktır. sonrasında yaşadığınız yıkımın hayatınızın geri kalan tüm bölümlerini darmadağın etmesi ve sizin hala neden ayrıldığınızı anlayamayıp döne döne cem adrian'ın ne yaptın bana çocuk şarkısını dinlemektir.
- tam tanımlayabileceğiniz bir hayatınız olduğunu sandığınız anda hayatınıza giren kocaman boşluktur.
- Diyelim ki çok seviyorsunuz ve dilerim ki olmaz ama çok sevdiğiniz halde, terk edildiniz.. Sonrasında her ne yapıyorsanız bi eksiklik, bir acı, bir "öbür yarını arama" duygusu yakanızı bırakmıyor. Yarım kalmak böyle birşey. "Öbür yarım nerede" diye aranıp durmak, umutsuzca biraz da..
- vücudun bir kısmının işlevini yitirmesi de olabilir.
- (bkz: sonra devam edelim)
- "her şeyimiz ortaktı; onun payını çalıyormuşum gibi geliyor bana... artık sadece yarımmışım gibi geliyor."
(bkz: hayali ölümler)
işte tam da bu! ölüm üzerine daha doğrusu ölenin üzerine söylenecek söz. onun payını çalmak; daha fazla, onun olmadığı bir 'yer'de kalmayı istememek. varlık tüm iken ancak, varırmış varacağı yere gibi bir his: "yarımmışım gibi geliyor."