- raf ömrünün azalması . kafa kağıdının eskimesi hali.
- hayatın farkına varma, yaşamanın güzel olduğunu anlama halidir.
- sokakta oynayan veletlerin teyzeee topu atsana diye seslendiklerinde hissedilen duygu silsilesi.
- göz altı çizgileri ve sarkan bir yüzle mücadele etmek üzerine kafa yorulmaya başlanan dönem.
- "bu seneyi de gördük hamdolsun" şeklinde mutlu olma sebebi; yaşamanın bu kadar tesadüfi olduğu bir ülkede özellikle.
- 'her yaşın bir güzelliği vardır' sözüne can-ı gönülden inanılmaya başlanan dönem.
- albümlerdeki insanların artık sonsuza dek albümlerde kalması.
sevdiklerinizi özlediğinizde yirmi dakikalık yürüme mesafesi tutan evlerine değil de,artık bir avuç toprağa ziyarete gitmeniz bir servi ağacı dibinde.
ölüme meydan okumak da yaşlanmanın bir başka biçimidir artık.
- koşturma içinde yaşamla ve kendimizle mücadele ederken unuttuğumuz takvimi hatırlayıp kalan yaprakların az kaldığını farketmek.
(ırmak-06, 2010-01-09 14:29 ≈ 2010-01-11 11:31)
- aynaya bakıldığında yılların izini hatıralarla anmak. kendiyle barışık olmaya çalışmak ama pek de başarılı olamamak. sırasıyla ya da umarsızca saldıran hastalıkların çılgın kahkahaları arasında bu hastalıkları kendine yakıştıramamak. hatta ölümü bile.
- "yaş"lanmaktır aslında.çünkü yaş eklendikçe ömre "yaş" da eklenir gözlere,yaşlanmak ıslanmaktır.
- bildiğiniz bütün yıldız futbolcuların bir bir teknik direktör olmasıdır.
- "en yavaş yaşlanma yaşlılarda görülür." *
- yıpranmak ile aynı şey.
yılmaz erdoğan'a göre ise ıslanmak ile aynı şey *
(mirkut, 2010-06-21 19:08 ≈ 2010-06-28 21:15)
- Zamanla bünyedeki yıkım reaksiyonlarının yapım reaksiyonlarından daha fazla olması, böylece vücutta önce hücre akabinde doku, organ ve de sistem aşınmaları, işlev eksiklikleri görülmesidir.
sağlıklı bir yaşam tarzıyla, tıbbi müdahelerle, çeşitli doğal ya da yapay ilaçlarla bu süreç geciktirilebilir; lakin mevcut tıbbi imkanlar dahilinde tamamen durdurulamaz.
- ilgili varlığın anasının şeyinden/yumurtadan/... kafasını çıkarır çıkarmaz başlayan ve bir şekilde toprak anaya dönmesi arasında yaşadığı her an.
(hergeleus, 2010-06-21 21:17 ≈ 2010-06-21 21:17)
- en fazla bir yıl önce, bangır bangır dinlenilen müziği artık dinleyecek kafa olmadığını hissetmek.
- doğumla birlikte başlayan hızlı süreçtir.
(ayris, 2010-11-09 21:19)
- (bkz: o ne ola ki)
- kabullenmesi zor olsa da, önüne geçilemeyen bir durum. keyfini çıkarmak gerek. başın sonudur çünkü!
- (bkz: k.çının kılının ağarması)
- "etin gevÅŸemesine bir baÅŸka tabir gerek
zira ki ihtiyarlamak;
kendinden başka hiç kimseyi
sevmemek demek.."
nazım hikmet
- dünyanın en boktan doğa kanunu.
dün annemle aramda geçen konuşma hatta başlığı görünce şaşırdım.
annemle arabayla bir yere giderken çok sevdiğimiz eski bir aile dostumuzun yanından geçtik,ben epeydir görmemiştim bir anda tanıyamadım.
sonra bastımı beni bir hüzün.benim kemal amcam hep gençti oysaki,tril tril pantolonlar giyer,beyaz gömleklerle dolaşıtdı.uzun boylu sarışın mavi gözlü bir adamdı.iş yerine ne zaman gitsek bize pide ısmarlar,sarı steyşın renosunun arkasına atar dolaştırıdır.
berna ablamla murat abimin babasıydı daha önemlisi babamın çocukluk arkadaşıydı.
işte ben dün yine bu adamı görmeye çalıştım ama o adamın yerine yaşlı bir adam gelmşti.
ve o an annemle aramızda benim düşüncelerimden daha boktan bir konuşma geçti.
insan yaşlanmamalıydı ve belki hep 40 yaşındaki haliyle kalmalıydı.ölüm normaldi mesela bilmeliydin kaç yaşında öleceğini ama vucudun,tenin cildin hep 40 kalmalıydı.
ruhunda ,organlarında yaşlanabilirdi ama en azından göz görünene aldanmalıydı.
- zorlanmaktır. fiziksel olarak zorlanırsın birincisi. ikincisi ve en önemlisi bunu kabullenmekte zorlanırsın.
beden olgunlaşır, yaşlanır ama ruhun hep aynı kalır. zamansızdır, ayarsızdır, yani ayarlarını değiştiremezsin ruhunun, seni sen yapan şeydir en baştan. olgun ruhlar vardır hayatta. çocukken de olgundurlar. bir de çocuk ruhlar vardır, onlar da her yaşta çocuk ruhludur. şanslı piçlerdir. her yaşları ayrı güzel ve eğlencelidir.
ne diyordum ben? yani, ruh kabullenmez yaşlanmayı, bocalar ve bocalatır adamı. abuk subuk şeyler yaptırır işte.
yıllar geçtikçe alışmayı bırak, görmezden gelmeye başlar doğumgünündeki yeni sayıları.
(missy, 2011-05-02 14:45)
- (bkz: kompleks sayılar)
(missy, 2011-05-02 14:45)
- daha yorgun, daha sancılı uyanmak gibidir biraz... içinde büyüyen hayatla devam ederken, zamanın bir ilaç değil, yaşama atılmış bir işaret olduğunu bilerek uyanmaktır. her çizgide başka bir imza taşır, ama her imza da sahibi kadar değerlidir yerleştiği yüzde. yaşanmışlığın pek tanıdık halidir o çünkü, korkulmaz...