turgut uyar  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. 19 aÄŸustos 1976'da
    "yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yoğunluğunu yitirdi. yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. sonuç: anlamsız bir ortalama. nedeni de galiba hep tek başına yaşamaya zorlanmam. toplumsal düzen gereği mutluluğu tek başına aramam. bin türlü (ve hâlâ süren) hesaplı kargaşadan tek başına çıkabileceğim konusunda şartlandırılmam.
    benim için ve benim durumumda olanlar için nerden bakılsa, önemli olan sonuçtur. anlık mutluluklar (mutsuzluklar birikir) birikmiyor."
    diyen ÅŸair.
    (santigrad100, 2009-11-22 20:37 ≈ 2009-12-25 09:36)
  2. bütün mümkünlerin kıyısında, uzanıp kendi yanaklarından öpen şair.
    (santigrad100, 2009-11-22 20:39 ≈ 2009-12-25 15:02)
  3. ÅŸubat 1969'da
    "insanın, kendini tek bir kişiye anlatmaya, açıklamaya çabalaması kadar güç, olanaksız ve hatta hazin bir başka şey düşünemiyorum.
    açıklayanda genellikle bir üstünlük, bir ayrıcalık, bir başkalık kuruntusu ağır basar sanki.
    oysa bir başka 'tek'le karşı karşıya kalmak, o büyük umarsızlığa ve hüzne götürür sonunda. çünkü o başka 'tek'in de açıklayacakları vardır.
    kişiliği, tekliği bir 'sıfat'a, bir 'adıl'a götüren sadece bir çoğunluğun kabulüdür denebilir mi acaba?
    neden düşündüğümü unuttum bunları. somut bir örneği vardı, olmuştu birkaç gün önce.
    ................
    saçmasapanlık, boşluk duygusunu çok yaşadım galiba. hatta, yaşamımın bir bölümü dışında başka duygu yaşamadım gibi geliyor bana.
    ................
    ey yaşlı güneş kuşu
    anılarımı ver bana
    tanırım kendimi belki o zaman"
    diyen ÅŸair.
    (santigrad100, 2009-11-22 20:40 ≈ 2009-12-25 15:04)
  4. tomris uyar, 'accident prone' (kazaya yatkın) bir kişilik olduğunu düşünür: "bu kişiler bir şeyde çok iyi oldukları zaman biraz daha iyisini yapamayacaklarını anladıklarında bilinçsiz olarak bir yerlerini kırıyorlar. bazen de bir şeyle yüzleşmek istemediklerinde..."
    çok iyi oldukları o şey de malum.
    (santigrad100, 2009-11-22 20:43 ≈ 2009-12-25 09:36)
  5. takma adımı bir şiirinden aldığım şair.
    (santigrad100, 2009-11-22 20:48 ≈ 2009-12-25 15:04)
  6. edip cansever'in turgut uyar öldükten sonra yazdığı şiirinin adıdır da.


    "kocaman bir avlunun ortasında durdu durdu
    içindeki bomboş avluya bakarak
    gökyüzünden arada bir oraya
    ölü bir kuş ya düşüyor ya düşmüyordu.

    görseydi içinin olmadığını
    çekip onca çelenkten bir sap karanfili
    koymak ister miydi hiç
    bu ikindi vaktinin hırçın vazosuna.

    güzleri kullanırdı o kadar sevmese de
    dünyayı kullanırdı açıp da penceresini sonsuza
    su içse suya benzerdi biraz
    konuÅŸsa
    üç beş kişi birikirdi herhangi bir köşebaşında
    yolu düşse de başka mor-sarı bir akşam kahvesine
    ne kadar eşleşirdi van gogh’un bakışıyla.

    sevgiler gönderirdi nedense utanırdı da bundan
    gönderir gönderir geri alırdı bir gücenikliği sonra.

    dün müydü, yüzyıllar mı geçti, bilmiyorum ki
    bir yaz sonuydu yalnız denizi sıyırıp geçtik
    iki tek votka içtik varmadan aşiyan’a
    konuşmadık hiç, nedense hiç konuşmadık
    az sonra kalkıp gitti o
    kalakaldım ben oracıkta
    kapadım gözlerimi ardından gene birlikte olduk
    - garson! bize iki tek votka daha."
    (peter pan, 2010-01-16 17:27 ≈ 2010-03-26 13:28)
  7. en sonunda onca şaire elem, acı, ızdırap verip süründüren tomris uyar, onun eşi olmayı tercih etmiştir.
    (bkz: eÄŸlenilecek adam)
    (bkz: evlenilecek adam)
    (hadi ordan, 2010-01-16 17:32)
  8. "akçaburgaz'lı yekta" 'sı mutlaka okunmalıdır.
    (mikaha, 2010-02-10 00:42)
  9. 'ben hep sıkıntılıyım.
    yani bir adamın canı sıkılır,o benim.
    çünkü bana en yaraşan durumdur sıkıntılı olmak.
    ben silahsız bir askerim de ondan.
    törenler askeriyim ben.
    cumartesi ve pazar askeri.
    aslında karışık bir şey,kime ne söylenebilir?
    bir sıkıntıyı ısrarla büyüterek,
    asıl büyük sıkıntıya giden tümün attığı çekirdek.
    pis bir köleliğe ve sonsuz çılgınlığa varacak
    bir oluşumu sıkıntıyla bekleyen bölünmez varlıkın beni.
    ondan severim sıkıntıyı.
    sevincin o amansız,o aşağılayıcı bönlüğünden korur beni.
    ne söylenmişse ve ne söylenmemişse,
    ne yapılmışsa ve ne yapılmamışsa,
    ne düzeltilmişse ve ne düzeltilmemişse
    ondan sıkılan biri.
    belki söylenmemişin,
    yapılmamışın ve düzeltilmemişin telaşı içinde biraz.
    o kadar.
    ve sıkıntılı.
    ve sıkıntılı.
    işte böyle başlıyordu her yerde mutsuzluk.
    ve mutsuzluk büyük bir umut gibi çekiyor kendine beni.
    değişiyorum ve çoğalıyorum gibi.
    tek büyük doğrunun yarım dilimi o.
    kim bilebilir işe yaramamanın değinmesini?
    cumartesi ve pazar günlerinde
    yorgun,izinli ve silahsız bir asker.
    sonra kim döneniyor ortalarda benden başka.
    şiir yazdığım söyleniyor.
    deÄŸil.
    ben,kutsal bir bahaneyim.
    belki de bir sığınağım kendime.'

    diye yazmıştır.
    (peter pan, 2010-02-28 18:28 ≈ 2010-03-26 11:49)
  10. "ömrümün bir bölümünde basbayağı topalladım."
    böyle diyor, turgut bir yerde.
    burkuldum.

    ilhan berk
    (peter pan, 2010-03-04 13:46 ≈ 2010-03-26 11:45)
  11. (bkz: federico garcia lorca için üç şiir)
    (gülizar, 2010-04-07 16:48)
  12. "güllerin bedeninden dikenleri teker teker koparırsan
    dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar
    ..." *
    diyen ölümsüz şairdir.
    (ciran, 2010-10-01 12:41 ≈ 2010-10-01 20:40)
  13. "ey vakti çok iyi bilen müezzinler
    sizin yeni bir ezanınız yok mu" diyen şair *
    (santigrad100, 2010-10-01 16:31 ≈ 2010-10-01 16:40)
  14. en sevdiğim dizelerin sahibi insandır kendisi. misal:

    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    bu evleri atla bu evleri de bunları da
    göğe bakalım

    falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    inecek var deriz otobüs durur ineriz
    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak göğe bakalım

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir biner gideriz
    dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    durma kendini hatırlat
    durma göğe bakalım
    (ahbilsem, 2010-12-03 09:19)
  15. benim için aşk va bahar üzerine yazılmış en güzel dizelerin sahibidir.

    SİBERNETİK

    üç kere üç dokuz eder
    bilirsin
    birin karesi birdir
    kare kökü de
    bilirsin
    ' mutlu aÅŸk yoktur '
    bilirsin

    ama baharda ya da dışarda
    sonsuz göğün altında
    aşkın aşkla çarpımı
    nedendir bilinmez
    garip bir biçimde
    hep sonsuzdur
    karekökü de yoktur

    TURGUT UYAR
    (düş kovalayan, 2011-04-03 19:14 ≈ 2011-04-03 21:56)
  16. herşeyden biraz kalır

    kavanozda biraz kahve
    Kutuda biraz ekmek..
    İnsanda biraz acı ...
    (manimo, 2012-03-08 10:53)