türkçe dublaj yaptığını sanan gerizekalı  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. dublajı yaptığını sanıp , aslında yapamayan zekasızdır. şöyleki efem; filmin bir sahnesinde iki kişi kendi aralarında konuşurken bu konuşmadan hoşlanmayan üçüncü kişi diğerlerine , '' talk show tarzı konuşmalarınızı başka zamana saklayın '' der. bildiğiniz gibi bu ingilizce bir cümledir , bizim gerizekalı dublajcı bu cümleyi türkçeleştirmek ya da biraz değiştirip atlamak yerine , aynen ingilizcesini kullanmıştır. bende bu duruma kıçımla gülmüşümdür.
    (ayris, 2010-12-27 17:21)
  2. sayelerinde orjinal dilinde alt yazılı olarak seyretmeyi 15 sene kadar önce keşfettim. azerbeycan televizyası'nda sıklıkça bulunurlar.
    (hayalet, 2010-12-27 18:22)
  3. (bkz: kimse anlamaz)
    (ayris, 2011-02-13 00:02 ≈ 2011-02-13 00:03)
  4. - hey dostum senin derdin ne ha?
    - soruşturmayı ben yürütüyorum. karışmasan iyi edersin.
    - adamın elindeki kahverengili (?) silahı görmedin mi?
    - gördüm allahın cezası. başımızın derde girmesini mi istiyorsun?

    tipik bir amerikan filminden alışılageldik replikler bunlar. yalnız, adamın "kahverengili silah" la ne demek istediğini anlamam, muhteşem çeviri yüzünden biraz vaktimi aldı.

    üzerinde kafa yorunca anlaşılır hale geldi ister istemez. adam sadece browning marka silahtan bahsediyordu! anlayacağınız; çevirinin dibine vurulmuştu!*

    o dakikadan itibaren filmden de soÄŸudum, hayattan da!
    (karadut, 2011-02-13 00:12 ≈ 2011-02-13 01:21)
  5. türkçe düblajlı izlediğim bir filmde gardiyanın mahkumlara söylediği orjinalini merak ettiğim cümleyi, "şimdi yatın, zıbarın" şeklinde çeviren arkadaştır.

    bir de "there is something about marry" isimli filmi, "ah marry vah marry" şeklinde tekerlemeye çeviren arkadaşları da sayabiliriz.
    (emosh, 2011-02-15 00:30 ≈ 2011-02-15 00:33)
  6. bir bomba da animasyon dünyasından:

    fred çakmaktaş işten yorgun argın eve gelir ve kendisini duşa atar. keyif içinde duş alırken, gelenek olduğu üzere *bir de "türkü" tutturur:

    "mısırı kuruttun mi
    ambarda duruttun mi
    nenen çarık giyerdi
    bunları unuttun mi?"

    frekans mı karıştı diye düşünürken, türkü'yü söyleyenin buz gibi sezai aydın olduğuna iyice kanaat getirtim!**

    uyarlama diye ben buna derim arkadaş! kim akıl ettiyse ayakta alkışlıyorum! her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsa!
    (karadut, 2011-02-15 00:40)
  7. #243164 betimiyle anlattığım olaya sebep olan gerizekalıdır.

    Kendisini ilk fırsatta döveceğim.
    (timemechanic, 2011-02-15 11:06)
  8. seslendirme yapan kişiler çeviri yapmakla mükellef değildir. kaldı ki hepsinin ingilizce veya diğer dilleri bilmesini de beklemek saçma olur.ellerindeki tekste ne yazıyorsa onu okumak, dilimize ve halka uygun konuşmakla görevlidirler. gerisi onları bağlamaz.

    şunun da unutulmaması gerekir; seslendirmesini yaptığı her ne ise, çevirideki yanlışlığı tespit etmiş ama yine de düzeltmemiş seslendirmeciler mevcuttur. bunun da nedeni daha sonradan üzerlerine yapışacak olmasından korktukları, "yaptığın iyilik gün olur görevin haline gelir" alt metniyle gelişen korkudur.
    bu insanlara geri zekalı deme hakkını da nereden buluyorsunuz anlamıyorum. beğenmeyen gitsin orijinal izlesin, ya da en güzeli sadece türkçe yayınlar izlesin.

    çevirmenlerin işiyle seslendirmecilerin işini karıştırmamanızda fayda var. iyi çevirmen demek iyi para demek ve tabi aynı şey seslendirmeci için de geçerli. iyi seslendirmeci = iyi para.
    (theone, 2011-02-15 11:40 ≈ 2011-02-15 11:42)