- sesin elektromanyetik dalgalarla taşındığı haberleşme sistemi ve alıcılarına verilen ad. alıcılar (radyo) aldıkları bu dalgaları tekrar sese çevirerek dinleyenlere ulaştırır.
radyo - radyoculuk, uğraşanlar için bir tutkudur. mikrofon başına geçildiği anda herşey değişir. kim olduğunu, nerede olduğunu bilmediğin dinleyiciyle temas etmek heyecan vericidir. radyo sadece ses taşıdığı için gizemli bir iştir, bu nedenle tutkudur.
(ciran, 2009-12-31 01:34 ≈ 2010-01-01 18:19)
- (bkz: radyo tiyatrosu)
- on yıllık enfes bir beraberlikten sonra ağlaya ağlaya terkettiğim sevgilimdir, canımdır, dünyada kendimi en mutlu hissetiğim yerlerdendir.
(bkz: ben mikrofonumu isterim)
(bkz: leyleğin ömrü)
- (bkz: radio days)
- küçükken minimini insancıkların içine girip bize görünmeden konuştuklarını düşündüğüm sihirli yer.
- (bkz: kadınsözlüğü radyo)
(fiski, 2010-07-19 23:12 ≈ 2010-07-19 23:13)
- (bkz: radyo moda)
(bkz: powertürk)
(bkz: radyo turkuaz)
(bkz: istanbul fm)
(bkz: joytürk)
(bkz: slowtürk)
(bkz: müjde fm)
(bkz: yaÅŸam radyo)
- onunla büyüdük, şarkılardan dilek tuttuk. özellikle "arkası yarın" kuşağı ile başka rüyalara daldık. hala vazgeçilmezim olan kapalı kutu.