- üzerine bir de tatil sonrası sosuyla extrem hazlar vaad eden ruh halidir.
- çok sinir bozucu olandır. hafta sonu eş, dost evde, dışarda takıl, ye, iç, gez, toz ama pazartesi sabahı ya da öğlene doğru kalkınca evde kimse yok. herkes çalışıyor. üzülüyorum sözlük, kimse çalışmasın. haftanın her günü cumartesi ve pazar olsun.
(bkz: sözlükle ilgisiz istekler)
- ne zaman kutup ayısıyla karşılaşırım diye beklenilen haftanın ilk günü. benlki sadece bir görüşten ibarettir.
- haftanın birinci günü olduğu için, mecburen tatil sonrası ilk mesai günü gibi bir emrivaki altında kalan, güzide günün adına yakıştırılan sinir savaşı.
- (bkz: afyonu patlamamak)
- dershane öğretmenlerinin hiç birinde olmayan sendrom türüdür.
- bütün pazar hiç uyunmadıysa etkilenilmeyecek sendromdur.
ofiste uyuklamayın yeter.*
- ev hayatının daha ağır ve çekilmez olan şartlarını unutturabiliyorsa; mutlu eden sendromdur.
- sevgiliyle geçiren antalya tatili sonrasında işe başlıyorsanız ve iç anadolu'da havalar kapalıysa kat be kat artacak sendrom.
- an itibari ile girdiğim sendromdur. pazartesi tatil olan bir iş bulmam lazım. mesela üniversitede öğrenciyken pazartesi günü ders olmadığı dönemlerde, akademik başarı performansım daha iyiydi. test ettim onayladım, pazartesi bana yaramıyor arkadaş.
(emosh, 2011-06-27 00:18)
- (bkz: pazartesi sendromu hapı)
- alınan güzel bir haber ya da sevilen birinin varlığıyla anında yok olabilen sendrom.
(bkz: sanrı)
(stella, 2011-11-14 12:42 ≈ 2011-11-14 12:43)
- pazar öğleden sonra başlayıp( hele de okula gidecek çocuklar yıkanacak formalar varsa) pazartesi sabah evden çıkıp işyerinize varana kadar süren sendrom.