murathan mungan  

aç/kapa

  1. edebiyat alanında incelikleri görebilen yazar/ şair şahsiyet. bütün eleştirilere rağmen eşcinselliğini yüksünmeden ve yük etmeden taşıyabilen, ender, sevilesi insan.
    (mavidi$i, 2009-10-18 20:53 ≈ 2009-10-28 15:33)
  2. neydi bir arada tutan ÅŸey ikimizi
    birleÅŸtiren neydi ellerimizi
    bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
    sevmek birçok şeyi göze almaktır

    şeklinde sürüp giden o mükemmel sözleri Derya Köroğlu'na yazdığı söylense de kanıtı yoktur.
    (halo, 2009-10-23 23:31)
  3. "mırıldandıklarım" var bir de..
    (sphinx, 2009-11-20 00:03)
  4. öğrencilik yıllarımda amcasının kızının mağazasında çalışmışlığım olan insan. " aşk özetinde seni bulmazdım "
    (barones, 2010-01-29 09:28)
  5. kadını kadından daha çok anlayan şair, yazar. postmoderniteyi 'ne kadar anlaşılmazlık o kadar iyi' zanneden bir öğrenci grubunun sahneye koyduğu tiyatro oyunu sonrasında, öğrencilere ne anlatmak istediklerini sorar. öğrencilerden aldığı 'sıkıntıyı' anlattık cevabı üzerine; 'sıkıntıyı beni sıkmadan da anlatabilirdiniz' şeklinde ayar verir.
    seviyoruz.
    (protected mode, 2010-01-29 09:36 ≈ 2010-01-29 09:37)
  6. okuyucu ile yazar arasında kurulan büyülü ilişkinin farkında olan ve vefalı okuyucularını yazdığı bir sonraki kitabında öncekilere atıfta bulunarak ödüllendiren yazardır. boyacızadede kanlı bir aşk hikayesi ile ergenlik dönemlerimde kalbimi kazanmış, zamanın bireyin hem teninden hem de içinden geçtiği vurgusu ile takdirimi daim kılmıştır.

    1968. edit: vurgu ona ait deÄŸildir, baÅŸka bir yazardan esinlenmiÅŸtir.
    (cikolotayi_erkege_tercihederim, 2010-03-03 09:45 ≈ 2010-07-19 11:27)
  7. hikayeleri, şiirleri birbirinden güzel, tiyatro yapıtları oldukça etkileyici ve insanın içine işleyen türdendir.
    murathan mungan'ı okumak keyif verir insana. hüzünlü hikayeleri bile keyiflidir.

    ''mahmut ile yezida'' oyunu çok etkileyicidir, bir aşk hikayesi anlatılır.
    -bu nasil sevda hakkidir ki olumle odenir yezida?
    -bu nasil torelerdir ki sevdayi olumle odetir ana?

    (http://murathanmungan.com/..)
    (nina, 2010-03-03 10:02 ≈ 2010-03-03 10:07)
  8. cudana 9.lanet

    soyunun ugradigi bütün felaketlere
    yas tutacak kadar uzun olsun ömrün
    insan kalbinin bütün afetlerini yasayasin
    sonsuza dek uyku haram olsun nankör gözlerine
    dostlarinin ihaneti, sevdiklerinin nefreti,
    arkadaslarinin kallesligi
    hayatinin zenginligi olsun
    arafta kalsin ruhun ve bedenin
    ölümün kuytusunda kalmis gölgeni
    yeryüzünün ve gökyüzünün
    bütün kötülükleri kusatsin
    o kadar uzun yasa
    o kadar uzun yasa ki
    görmedigin zulüm, çekmedigin kahir
    duymadigin aci, ugramadigin bela kalmasin
    o kadar uzun yasa
    o kadar uzun yasa kiyüregin duyabilecegi bütün acilari
    gözün görebilecegi bütün zulümleri
    aklin hayal edebilecegi bütün iskenceleri
    duyasin, göresin, bilesin!
    o kadar uzun yasa
    o kadar uzun yasa ki
    bütün sevdiklerinin ölümlerini görsün gözlerin
    bütün yakinlarinin yikimlarina yansin yüregin
    o kadar uzun yasa
    o kadar uzun yasa ki
    ölüm senin için en büyük mutluluk olsun
    o kadar uzun yasa ki
    o kadar!


    hayatımda oynarken en zorlayan en sevdiğim en içimi delik deşik eden tirad olmuştur.ama seviyorum manyakmıyım neyim. (bkz: kafam karışık sözlük)
    (ırısh cream, 2010-03-04 12:25)
  9. ''küçükken beni şahmerancının yanına çırak olarak verdi babam, ne zaman bir çocuk sokaktan kaybolsa anlardırk onun büyüdüğünü...''dizesindeki çocuk.
    kendisi yetenekli elleri yüzünden çizim yapması için şahmeran ustasının yanına verildiğinde büyüdüğünün masal dinleme yaşının geldiğini anlar. sonrasında sizi de sürükler kendi kuyusuna masallarıyla. şahmeranın masalında,
    mungan resmen bir insanın hayat döngüsünde kendisine en az bir kere soracağı soruları hiç çekinmeden sakınmadan bu kitapta defalarca sorar, öyler!
    ''insan oÄŸlu tabiat gereÄŸi ihanet eder'',
    ''erkekler ağladığında ne güzel...'',
    ''oğul oğuldur babasının iz sürücüsü değildir'',
    ''bizimkisi sınanmamış bir aşk'' der kırar geçirir
    cenk hikayeleri kitabından aklımda kaldığı kadarıyla böyle ama munganın tarihçesi ve acıtır kitaplarının listesi bir hayli kabarık,
    (bkz: lal masallar)
    (bkz: kaf dağının önü)
    (bkz: son istanbul)
    (bkz: taziye)
    (bkz: mahmut ile yezida)
    (bkz: geyikler lanetler)
    (gece, 2010-03-04 12:39)
  10. nasıl kullanılacağı bilinmeyen anlardı
    sonuna dek yaşamaktan korkup da kaçtığımız
    yerini ve anlamını bulmayı beklerken
    çürüdü gitti içimizde
    saklı duygularımız
    (cevizli hammurabi, 2010-03-20 18:45)
  11. "Her insan, kendi olması karşılığında topluma bir bedel öder. Az ya da çok, ama mutlaka bir bedel. Kimse bedelsiz kendi olamaz. Bu bedel çoğu kez yalnızlıktır." gibi güzel tespitleri olan insan.
    (bir acıya kiracı, 2010-05-27 22:47)
  12. web sayfasında her ay bir yazı hazırlayan, takip edilesi yazardır.
    (cikolotayi_erkege_tercihederim, 2010-07-01 13:57)
  13. sevilen siirlerinden birine örnek budur

    BU NE BİÇİM HAYAT


    Bu ne biçim Postacı

    Üç defa çalıyor kapıyı

    Bu ne biçim kel

    Hem merhemi var

    Hem sürmüyor başına

    Bu ne biçim biçimler

    İstediğiniz kadar çoğaltılabilir

    Memleket çok müsait buna

    Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya

    Bir baktım Fahriye Abla!

    Kırk yıllık bir rötar yapmış

    Erzincan Treni

    Ben gelmişim şu yaşıma

    O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha

    Benimki ne biçim hayat

    Uymuyor ne gördüklerime

    ne duyduklarıma

    ne okuduklarıma

    Ben ne biçim benim

    Ne kendime benziyorum

    Ne başkalarına *
    (ırısh cream, 2010-07-08 15:31 ≈ 2010-07-08 15:32)
  14. Şiir olmasının yanı sıra ayrıca bir yeni türkü şarkısı olan "olmasa mektubun" isimli eserini bir erkeğe yazmış olması gerçekten çok sinir bozucu. insanı alt üst eden yazar.

    (bkz: küçük iskender)
    (bkz: bak aşağıda)

    Olmasa mektubun,
    Yazdıkların olmasa
    Kim inanırdı
    Senle ayrıldığımıza.

    Sanma unutulur,
    Kalp ağrısı zamanla
    HerÅŸeyi unutarak
    Yaşanır sanma.

    Neydi bir arada tutan ÅŸey ikimizi
    BirleÅŸtiren neydi ellerimizi
    Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
    Sevmek birçok şeyi göze almaktır.

    Baksana geçmişe,
    Ne çok anıyla yüklü
    Nerde o taverna,
    Nerde sinema

    Harcanmış zamanla
    Yeniden yaÅŸanmaz ki;
    Geç kaldıktan sonra
    Arama boÅŸa!

    not: internet sitesi harika girip bakarsanız göreceksiniz. (http://murathanmungan.com/..)

    (bkz: uçuşan harfler)
    (elf gölgesi, 2010-08-08 19:35 ≈ 2010-08-08 19:37)
  15. kadından kentler'in yazarı. bu eserini arkadaşım doğum günümde hediye etmişti. okumak için üç kere başladım kitaba ama nafile. bir kitap en fazla bu kadar sıkıcı olabilir.
    (bkz: tavsiye etmiyorum)
    (maniadepresif, 2010-08-08 19:37)
  16. bu şiiri ile gönlümde yer etmiş, yeteneğine saygı duyduğum yazar.

    ...Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim
    Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
    İmrendiğin, öfkelendiğin
    Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
    Yani yaşamışlık sandığın
    Geçmişim
    Dile dökülmeyenin tenhalığında
    Kaçırılan bakışlarda
    Gündeliğin başıboş ayrıntılarında
    Zaman zaman geri tepip duruyordu.
    Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
    Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
    Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
    Başlangıçta doğruydu belki.
    Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
    Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,
    Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
    Ve hala bilmiyordun sevgilim
    Ben sende bütün aşklarımı temize çektim...


    ...Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha.
    Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi?
    'Eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen' notunu buldum kapımda.
    Altına saat: 16.00 diye yazmıştın, ve 16.04'tü onu bulduğumda.
    Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
    Takvim tutmazlığını
    Aramızda bir düşman gibi duran zamanı
    Daha o gün anlamalıydım
    Benim sana erken
    Senin bana geç kaldığını.


    ...Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.
    Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.
    Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
    Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana...
    (happilive, 2010-08-25 01:17)
  17. ‎'' başıboş avare çocukların sonu iyi olmazmış. o zamanlar bilseydim, başıdolu avare çocukların da sonunun iyi olmadığını söylerdim babama."

    bir de:
    #40454
    (tatlımckm, 2010-08-27 02:10)
  18. ---alıntı---

    Ayrıldığımız gündü.
    Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı, herşey bambaşka
    görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
    "Biliyor musun " dedin. "Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
    Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç, hem keder veren
    gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
    Sis ışığa çıkmıştı. Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye
    benzeyen derin bir korkuyla.
    "Neye?" dedim,yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar
    gibi,"Neye?"
    "Bilardo toplarına."
    "Neden?" dedim.
    "Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da
    ondan..."
    Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi
    birbirimizden uzaklaştırmaya.
    Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
    Sonra iki arkadaşım geldi,birinin omzunda ağladım,hangisiydi
    ÅŸimdi
    hatırlamıyorum. Sonra birlikte başka bir kente gittik,anlarsın ayrılığın
    ilk
    günlerinde o eve katlanamazdım, sonra ben başka aşklara, sonra başka
    evlerin
    duvarlarına başka takvimler aştım
    Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor
    kulaklarımda
    ardından bilardo topları
    dağılıyor dört bir yana
    Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
    bir daha...

    ---alıntı---
    (happilive, 2010-09-12 21:38)
  19. (bkz: yalnız bir opera)
    (nefeÅŸ, 2010-09-12 21:47)
  20. azı karar olmadı hiç sevmelerim hep coğu zarar dedikleri kadar sevdim...
    (güneş, 2010-10-27 22:52)
  21. yarattığı tuğde karakteri ile, bir kız bir çocuğunun şahsında ve bir kez daha kadınların "şeytani" zekasına biat etmeme, tırsmama neden olmuş yazar. lan öyle bir zeka neyle doyurulur. bırak joysticki kaç, bilen oynasın sen izle...
    (erolborek, 2010-12-06 00:47)
  22. yalnız bir opera adlı şiiri bir sahnede tek başına olduğunuzu anımsatır öyledir ki alkışlayacak kimse bile yoktur.
    (cmhsolton, 2010-12-27 17:35)
  23. "şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana..."
    (mirkut, 2010-12-28 21:41)
  24. kendisini kişisel anlamda sevmesem de dizelerine hayran olduğum yazar. hatta şuna bir bakın nasıl da can yakıyor: ben bir şair olsaydım eğer , cümle cümle vururdum seni. her noktasında dururdu kalbin! ben bir şair olsaydım eğer, öyle bir şiir yazardım ki sana sevgili; harflerine asardın kendini...!
    (candy, 2010-12-28 21:45)
  25. istanbul Büyükşehir Belediye tiyatrosunda dramaturg olarak çalıştığı yıllarda, tiyatronun düzenlediği "gençlik günleri" adı altındaki etkinliklerde çok büyük emeği olan kişidir.
    (invius, 2010-12-28 21:53)