- "şiirimizin uç beyi." yazdıklarıyla olduğu kadar yazmadıklarıyla da bambaşkadır. yazmanın bir cehennem olduğundan bahsetmiş ve 90 yaşına kadar o cehennemde gezinmekten vazgeçmemiştir.
"yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz.
bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan
ve bana bu yeryüzünü cehennem eden
bu yazmak eyleminden kurtulduÄŸum,
mutlu olduÄŸum bir tek ÅŸey var: resim yapmak."
bir de şiir kitaplarının isimlerini koyalım, güzel olur:
güneşi yakanların selamı (1935)
ıstanbul (1947)
günaydın yeryüzü (1952)
türkiye şarkısı (1953)
köroğlu (1955)
galile denizi (1958)
çivi yazısı (1960)
otaÄŸ (1961)
mısırkalyoniğne (1962)
Âşıkane (1968)
taşbaskısı (1975)
ÅŸenlikname (1976)
atlas (1976)
kül (1978)
istanbul kitabı (1980)
kitaplar kitabı (1981)(seçilmiş şiirler)
deniz eskisi (1982) (şiirin gizli tarihi'ni de içerir)
delta ve çocuk (1984)
galata (1985)
güzel ırmak (1988)
pera (1990)
dün dağlarda dolaştım evde yoktum (1993)
avluya düşen gölge (1996)
şeyler kitabı ev (1997)
çok yaşasın sayılar (1999)
(peter pan, 2010-02-09 20:00 ≈ 2010-03-26 13:12)
- "biz ki zamanı tırnak içine alarak yaşadık" demiştir. bu deyişi ne kadar düşünsem az geliyor
- "Ad
her ÅŸeydir.
Sil
beni."
(peter pan, 2010-04-23 11:44 ≈ 2011-03-18 22:24)
- günlükleri "el yazılarına vuruyor güneş" adıyla yayınlandı. bir yazarın, sanatçının günlüklerini okumak ilginç olabilir.
- Kal böyle aşkım, kal böyle
Ve yalnız
Bana bak.
Bakmak aşktır.
'Soyundum iÅŸte sana yol olsun diye.'
Böyle çıplak böyle et ete
Bırak gezinsin üstünde soluğum.
Saydamdır aşk, o naif şeytan
Gözlerin, çıplak memelerin, dudakların
Böyle işte böyle gel gir yatağıma.
Ve öp sonra da
Durmadan bir daha , bir daha öp beni
Böyle uzun bir yolculuk ister aşk.
Ve çek sonra da, daha bir kendine beni
Çek ki
Bileyim benim olduÄŸunu.
Böyle işte böyle kasık kasığa.
- 1918-2008 yılları arasında yaşamış olan şair. bir dönem fransızca öğretmenliği yaptıktan sonra, 13 yıl boyunca çevirmenlik yapmıştır.
deliliğini, kelimelerle oynayışını, çok dilliliğini severim. 2006'da yapı kredi kültür sanat merkezi'nde düzenlenen " ilhan berk defter kapakları" adlı sergide vuruldum kendisine.
"... ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. otların canı sıkılÂmaz. kurÅŸun kalem kendini aÄŸaç sanır. ufuk, hüthüt kuÅŸu. seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya. onun için baÅŸka bir son yok. bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! sonsuzluk deÂdiÄŸimiz budur.
nerden başlasam yine oraya geliyorum. ben. gidiyorum. ölüme, o büyük tümceye, çalışacağım."