- iş hayatında yaşanan kimi zaman komik kimi zaman ironik diyaloglardır.
barmen: nihan hanım
m.h.n : efendim ÅŸekerim
barmen: bugünkü hasılattan biraz pay alabilir miyim avans?
m.h.n : o uyuz patrona sorsana
barmen: öhöhöhöh (kaş göz işaretleri ile arkana bak der)
m.h.n: ayyy patron. kızmadın di mi şekerim muckk.
- sigara içmek için dışarı çıkılır ki, en az onbeş tane kocaman cip etrafı sarmıştır. içeri girilir,
nefaset: kim geldi yahu, nedir bu cipler?
bankodaki sekreter: ha, onlar mı, kenyalılar geldi de.
hmm der, masanıza giderken koordinatöre uğrarsınız:
nefaset: koordinatör bey, kenyalılarla ne yapacağız biz? ne iş kuruyoruz?
koordinatör: ne kenyası ya?
nefaset: e böyleyken, böyle.
koordinatör: onlar japon yahu! *
zenci nireeee, çekik göz nire!..allah sizi davul etsin e mi cici sekterlerimiz!
(nefaset, 2009-07-31 15:04 ≈ 2009-07-31 17:59)
- yoğun geçen bir iş gününün ardından müdüriyette uyuyakalırsınız ki yasaktır. elemanlar da sizi rahatsız etmek istemediğinden uyandırmazlar.
sabah odaya giren bar sahibi kıl yumağı patron kükrer;
patron: nihaaaaaaaaaaannnnnnnnnnnnnnnn! sana kaç kere dedim burada uyuma diye.
m.h.n: (sinirli bir şekilde) senin günaydın deme anlayışın bu mu şekerim ya. git kahve getir öyle konuşalım.
patron: tamam tamam kızma be şaka yapmaya da gelmiyor sana (tersim pistir)
- yeni iş yeri, yeni bir bölüm, yeni başlangıçlar.
çalıştığım holging'e girmek için yığınla cv bırakanlar arasından yaptığımız eleme sonucunda bir kişiyi çağırdık.
aday: a
ben: b
b: hmm, cv'niz güzel, üniversite derece ile bitmiş, yabancı dil var ama pek iş tecrübeniz yok. bize kendinizden bahseder misiniz? (bu arada tipi feci gözüm ısırıyor ama çıkartamadım)
a: işte böyle şöyle yaptım falan bik bik bik (derken araya girdim)
b: seni hatırladım sen şu geçen ay şu barda bana içki ısmarlamaya çalışıp sırnaşan genç değil misin? tamam evet o'sun sen.
a: kem küm şey.
b: beyefendi burası ciddi bir iş yeridir, çalışan elemanlarımızın dışarıdaki hayatı da bizi ilgilendirir. kusura bakmayın bol şanslar. (intikam böyle alınır)
- işyerimin bir üniversite olmasından dolayı genellikle öğrencilerle aramda gerçekleşen diyaloglardır. örnek verecek olursak;
-raporlarını okuyup okumadığımı soran öğrencilerime;
"çocuklar okudum da tek tek vermek zor olacak, ben size toptan vereyim diyorum" cümlesini sarf etmek veya;
-bir dosyayı vermesini istediğim öğrencinin koca laptopunu bana doğru uzatması karşısında "kızım senden bir dosya isteyene koca laptop uzatıyorsan allah bilir bir öpücük isteyene ne veriyorsundur" demem verilebilir.
gerçi şimdi fark ettim ki bunla diyalog değil, gayet de monologlar. *