gajo |
sevgilerimizle.
(bkz: kadın sözlüğü karşılama komitesi)
#165118
"...aşık olduğunuz ama size aşık olmayan adamın , kalp atışını kafanız boynunda avucunuz kalbinde dinlemeniz..."
hoÅŸ...
http://kadinsozlugu.com/..
uyarı üzerine edit: kadın haklı beyler.
#167687
(yok anlatmayacağım kimseye)
(bkz: sözlük yazarlarından hikayeler)
bilhassa bana ithaf ettiği #168606 ile şu günümü gece vakti olmasına rağmen epey aydınlatmış, hislerimi tarif edemez hale getirmiştir. kendisine huzurunuzda sevgi ve saygılarımı sunuyor, betim giren parmaklarına şifalar diliyorum.
(bkz: gururumuzsun)
(bkz: nazar deÄŸmesin)
(bkz: ölürse kadavrası benimdir) *
"amma lakin ki öyle değildir. kadını ikinci cins "sanan", beyin yerine küf mantarı taşıyan varlıklar elbette ki vardır. ama sen onların mantar beyincikleriyle sandıklarını neden "gerçek" ve "referans" kabul edesin ki? etme!
sevgiler- drucuk."
öykü sırası bende.
sabah tam yedide uyandı jasper lee.
bir yorucu iş gününe daha.
halbuki ne güzel bir rüya görüyordu.
neverland'deydi. yarattığı tüm cennetlerin aslı olan yerde. yine uçuyordu. yine onunla ile beraberdi.
kayıp çocuklar mutluydu, captain hook kovalanmıştı çoktan. deniz kızlarıyla oynuyordu kayıp çocuklar. her biri fazlasıyla umarsız.
jasper lee'nin tek şikayeti yeşil tayttı. onu da yıllar önce çıkarmış, beyazlar içine bürünmüştü.
güneşti o. olmayan ülke'nin güneşi.
o sırada telefon çaldı. acı bir şekilde. ağlar gibi. yan odadan asistanının çığlığı geldi. efendim yine o arıyor!
beyninden vurulmuşa döndü jasper lee bu sefer ne şekilde bulacaktı onu, nerde bulacaktı?
acaba aldığı parayı ne yapmıştı? para umurunda değildi jasper lee'nin istediği miktardan çok fazla vermişti zira. her zamanki gibi tutamamıştı kendisini.
2 sene önceki organ mafyası geldi aklına, çocuklara yardım götüreceğini iddia eden bir grup yakalamıştı onu. hevesliydi ya, hemen parayı çıkarmıştı gajo. ölen 17 çocuğu düşündü jasper lee. 17 meleği.
ya 5 sene önceki o rezil grup? gajo'yu can damarından vurmuşlardı. jasper lee'nin yarattığı neverland'lerden birine yerleştirmişlerdi kendilerini. çocukları hırsızlık için yetiştirdiklerini nasıl bilebilirdi ki gajo? Temizdi o.
Telefonu titreye titreye açtı. usulca bekledi ne diyecek diye.
"hazırım" dedi telefondaki ses. "artık cennet yaratmaya hazırım ben."
bir an bayılacağını sandı jasper lee. gajo pes etmezdi, bir yerde kalmayı bağlanmayı kabul etmezdi.
ama gajo bir yerde kalmaya hazır değildi bunu anlatmalıydı ona.
eta'daki arkadaşlarınla bağlantıya geçtim dedi gajo. görev yerimi kendim seçiyorum. basklarla çalışacağım.
jasper lee'nin hayatındaki en mutlu anlardan olmalıydı bu. gönül verdiği inatçı topluma yarar sağlayacağını düşünmüştü gajo'nun. işte düşü gerçekleşiyordu.
nerdesin diye sordu gajo'ya. hemen bir uçak yolluyorum seni alması için.
-"üzgünüm bunu yapamazsın" dedi gajo. "güney afrika'dayım. yakalandım."
"öleceğim galiba..."
hayatının en acı çığlığını attı jasper lee. gücünü kabul ettirdiği koskoca dünyada tek istisnaya gitmek zorundaydı değil mi? gülümsedi sonra. son bir görev dedi. son görevi gerçekleştirebiliriz.
ne istiyorlar dedi gajo'ya.
gajo cevapladı:
-gelme! ölmeliyim... dünya artık benim için fazla kirli.
"hayır!" dedi jasper lee. beni yalnız bırakmayacağına söz verdin!
ben... dedi gajo. sonra bir patırtı geldi. telefon el değiştirdi.
bozuk bir ingilizceyi dinledi jasper lee. ama asıl öğrenmek istediğini öğrenmişti. elmas üreticileri tutmuştu bu aşağılık maşaları. jasper lee'nin aklına son vurgunu geldi. elmas kaçıran bir şebekeyi bulmuştu. bu şebeke elmaslar için çocukları kullanıyordu. onlara torbalar halinde elmas yutturuyor ve sonra kanlı bir ameliyatla elmaslar alınıyordu. çocuklar ise ölmeye terk ediliyordu. operasyon sırasında şebeke liderini elinden kaçırmıştı jasper lee o güne lanet etti tekrar.
istedikleri ele geçen elmaslardı. yaklaşık ikiyüz milyon dolar değerindeki elmaslar.
kabul etti jasper lee. gajo değerliydi. ama bu adamlar bulunacaktı. şebeke lideri ölmeliydi, çocukların öcü alınmalıydı.
timine haber verilmesi talimatını verdi asistanına. yeni bir savaş başlıyordu. ve bu sefer ödül çok büyüktü. bir taşla iki kuş vurulacaktı. keyfi yerine gelecekken gajo'yu hatırladı. bir daha ağladı.
devam edeceÄŸim.
her ne kadar tahammül edemeyenler olsa da, tahammül edilmesi gerekendir. tayyip'e tahammül ediyorsunuz lan! çok mu götünüze battı bir küçük peri!
ps. eksile lan. mına koduğumun dünyasında, o elindeki eksi butonunu bir bok sanıyorsan devam et. isterse 1. olayım o listede saklamayacağım sözümü. saklamayacağım!
gitti, kaçtı, kendini ifade edemedi gitmek zorunda kaldı, kaçmak zorunda kaldı, gitmesi iyi oldu, kötü oldu, aferin bize, tüh ulan yazıklar olsun falan hiç fark etmez giden gitmiştir. nedense bir süre sonra geleceğini, yine demogoji ve çarpıtılmış gerçekler ile dolu betimlerini gireceğini düşündüğüm yazar.
yapmazsa bile böyle bir insanı tanımış olduk.