gajo  

aç/kapa

  1. yeni bir yazar. hoÅŸ gelmiÅŸ.
    (mirkut, 2010-07-31 10:30)
  2. yeni bir yazar. girdiği betimlere bakarak sözlüğe çok şeyler katacağını öngördüğüm yazar. hoş gelmiş.
    (guti.haz, 2010-08-02 15:53)
  3. bir yazar.
    (yellow, 2010-08-02 16:28)
  4. hoş gelmiş yeni yazarımız.

    sevgilerimizle.

    (bkz: kadın sözlüğü karşılama komitesi)
    (fiski, 2010-08-02 16:40)
  5. biraz önce sadece "hoş geldin", bu sefer içten bir şekilde "hoş geldin!" dediğim yazar.

    #165118

    "...aşık olduğunuz ama size aşık olmayan adamın , kalp atışını kafanız boynunda avucunuz kalbinde dinlemeniz..."

    hoÅŸ...
    (fiski, 2010-08-02 17:34)
  6. nedense bana gadjo dilo filmini hatırlatmıştır. serbest çağrışım olsa gerek. hoş gelmiştir. devamlı yazsındır.
    (orion, 2010-08-03 17:54)
  7. adam haklı beyler:
    http://kadinsozlugu.com/..

    uyarı üzerine edit: kadın haklı beyler.
    (hayalet, 2010-08-03 18:08 ≈ 2010-08-03 18:14)
  8. kimdir bilmem ama saÄŸlam ve sert biri olduÄŸu kesin. bilmenin anlamaya yetmediÄŸi gibi saÄŸlam ve sert olmak da anlatmaya yetmez. sensiz olmaz.
    (tunaqua, 2010-08-03 19:10 ≈ 2010-08-05 14:22)
  9. geç olmuş ama hoşgelmiş.
    (felis_chaos, 2010-08-05 11:16)
  10. kendisini "yabancı" hissetmemesi gereken, keza içten bir hoşgeldini tüm yazarlardan elde ettiğini gözlemlediğim yazardır.
    (cikolotayi_erkege_tercihederim, 2010-08-05 14:18)
  11. hoşgelmiş, bugün tanışma şansına eriştiğim, kendi tabiriyle sosyalist feminist yazar. her ne kadar tıp hususunda bana kendini emanet etmeyecek olsa da kendisini severim, sayarım. dilerim ki bizlere katkısını esirgemez, betimlerini takip etmekteyim.
    (trust me i am a doctor, 2010-08-06 01:47)
  12. manyak* yazarımız. döktürüyor lan! koşun...

    #167687
    (fiski, 2010-08-06 10:31)
  13. gece bizi kırıp geçiren garson-ayak-denizkızı üçlemesinin baş kahramanı.
    (yok anlatmayacağım kimseye)
    (felis_chaos, 2010-08-06 12:14)
  14. iyi yazar, güzel yazar eyvallah ama tek taraflı yazar. betimlerini sadece tek bir ideolojiye endeklemiş o orijinden çıkmayan sözlüğün bahçesinde bulunan salıncak, kaydırak gibi materyalleri kullanmak yerine merdiven ile en üst tepeye çıkıp bir şeyleri anlatmaya çalışan yazar. bunu yaptı diye kötülüyor muyum? asla! ama biraz salıncakta sallanıp hayatın tüm endişesinden uzak betimlerde de görmek isteriz kendilerini.
    (orion, 2010-08-06 21:21)
  15. "ne gajo'ymuş arkadaşım ya" dedirten yazar. bir iki kişi de söylemiyor hani. yazdığı hikayeleri bir yerde toplayıp okumayı düşünüyorum yoksa hikaye kaçıyor. çok güzel bağlayacakmış söz verdi. devam diyoruz ve gülümsüyoruz. (bkz: go go go)

    (bkz: sözlük yazarlarından hikayeler)
    (fiski, 2010-08-07 16:39)
  16. pearl harbor'daki japon zero'larına taş çıkartırcasına, yazdıklarıyla sözlüğü alt üst etmiş, beni defalarca ağzı açık bırakmış yazardır kendisi.
    bilhassa bana ithaf ettiği #168606 ile şu günümü gece vakti olmasına rağmen epey aydınlatmış, hislerimi tarif edemez hale getirmiştir. kendisine huzurunuzda sevgi ve saygılarımı sunuyor, betim giren parmaklarına şifalar diliyorum.

    (bkz: gururumuzsun)
    (bkz: nazar deÄŸmesin)
    (bkz: ölürse kadavrası benimdir) *
    (trust me i am a doctor, 2010-08-07 21:25)
  17. kadının ikinci cins olduğu hususunda tutturmuş da tutturmuş yazardır. kendisine şunları demek isterim.
    "amma lakin ki öyle değildir. kadını ikinci cins "sanan", beyin yerine küf mantarı taşıyan varlıklar elbette ki vardır. ama sen onların mantar beyincikleriyle sandıklarını neden "gerçek" ve "referans" kabul edesin ki? etme!
    sevgiler- drucuk."
    (drucuk, 2010-08-07 21:59 ≈ 2010-08-07 22:00)
  18. sürekli siyasi içerikli yazılarla gündemde kalmaya çalışan bir yazar arkadaşımız. betimleri ve yazdığı hikayeler ile kendisini kutluyorum.
    (exile, 2010-08-09 12:37 ≈ 2010-08-09 13:06)
  19. utanmaz yazardır. utanmamış ağlatmıştır beni.
    öykü sırası bende.

    sabah tam yedide uyandı jasper lee.
    bir yorucu iş gününe daha.
    halbuki ne güzel bir rüya görüyordu.

    neverland'deydi. yarattığı tüm cennetlerin aslı olan yerde. yine uçuyordu. yine onunla ile beraberdi.
    kayıp çocuklar mutluydu, captain hook kovalanmıştı çoktan. deniz kızlarıyla oynuyordu kayıp çocuklar. her biri fazlasıyla umarsız.
    jasper lee'nin tek şikayeti yeşil tayttı. onu da yıllar önce çıkarmış, beyazlar içine bürünmüştü.
    güneşti o. olmayan ülke'nin güneşi.

    o sırada telefon çaldı. acı bir şekilde. ağlar gibi. yan odadan asistanının çığlığı geldi. efendim yine o arıyor!
    beyninden vurulmuşa döndü jasper lee bu sefer ne şekilde bulacaktı onu, nerde bulacaktı?
    acaba aldığı parayı ne yapmıştı? para umurunda değildi jasper lee'nin istediği miktardan çok fazla vermişti zira. her zamanki gibi tutamamıştı kendisini.

    2 sene önceki organ mafyası geldi aklına, çocuklara yardım götüreceğini iddia eden bir grup yakalamıştı onu. hevesliydi ya, hemen parayı çıkarmıştı gajo. ölen 17 çocuğu düşündü jasper lee. 17 meleği.
    ya 5 sene önceki o rezil grup? gajo'yu can damarından vurmuşlardı. jasper lee'nin yarattığı neverland'lerden birine yerleştirmişlerdi kendilerini. çocukları hırsızlık için yetiştirdiklerini nasıl bilebilirdi ki gajo? Temizdi o.

    Telefonu titreye titreye açtı. usulca bekledi ne diyecek diye.

    "hazırım" dedi telefondaki ses. "artık cennet yaratmaya hazırım ben."
    bir an bayılacağını sandı jasper lee. gajo pes etmezdi, bir yerde kalmayı bağlanmayı kabul etmezdi.

    ama gajo bir yerde kalmaya hazır değildi bunu anlatmalıydı ona.
    eta'daki arkadaşlarınla bağlantıya geçtim dedi gajo. görev yerimi kendim seçiyorum. basklarla çalışacağım.

    jasper lee'nin hayatındaki en mutlu anlardan olmalıydı bu. gönül verdiği inatçı topluma yarar sağlayacağını düşünmüştü gajo'nun. işte düşü gerçekleşiyordu.

    nerdesin diye sordu gajo'ya. hemen bir uçak yolluyorum seni alması için.

    -"üzgünüm bunu yapamazsın" dedi gajo. "güney afrika'dayım. yakalandım."
    "öleceğim galiba..."

    hayatının en acı çığlığını attı jasper lee. gücünü kabul ettirdiği koskoca dünyada tek istisnaya gitmek zorundaydı değil mi? gülümsedi sonra. son bir görev dedi. son görevi gerçekleştirebiliriz.
    ne istiyorlar dedi gajo'ya.

    gajo cevapladı:
    -gelme! ölmeliyim... dünya artık benim için fazla kirli.

    "hayır!" dedi jasper lee. beni yalnız bırakmayacağına söz verdin!

    ben... dedi gajo. sonra bir patırtı geldi. telefon el değiştirdi.

    bozuk bir ingilizceyi dinledi jasper lee. ama asıl öğrenmek istediğini öğrenmişti. elmas üreticileri tutmuştu bu aşağılık maşaları. jasper lee'nin aklına son vurgunu geldi. elmas kaçıran bir şebekeyi bulmuştu. bu şebeke elmaslar için çocukları kullanıyordu. onlara torbalar halinde elmas yutturuyor ve sonra kanlı bir ameliyatla elmaslar alınıyordu. çocuklar ise ölmeye terk ediliyordu. operasyon sırasında şebeke liderini elinden kaçırmıştı jasper lee o güne lanet etti tekrar.
    istedikleri ele geçen elmaslardı. yaklaşık ikiyüz milyon dolar değerindeki elmaslar.

    kabul etti jasper lee. gajo değerliydi. ama bu adamlar bulunacaktı. şebeke lideri ölmeliydi, çocukların öcü alınmalıydı.


    timine haber verilmesi talimatını verdi asistanına. yeni bir savaş başlıyordu. ve bu sefer ödül çok büyüktü. bir taşla iki kuş vurulacaktı. keyfi yerine gelecekken gajo'yu hatırladı. bir daha ağladı.

    devam edeceÄŸim.
    (jasper lee, 2010-08-10 19:57)
  20. gitmemesi gerekendir. gereklidir. hem de çok gereklidir.

    her ne kadar tahammül edemeyenler olsa da, tahammül edilmesi gerekendir. tayyip'e tahammül ediyorsunuz lan! çok mu götünüze battı bir küçük peri!

    ps. eksile lan. mına koduğumun dünyasında, o elindeki eksi butonunu bir bok sanıyorsan devam et. isterse 1. olayım o listede saklamayacağım sözümü. saklamayacağım!
    (jasper lee, 2010-08-11 02:16 ≈ 2010-08-11 02:58)
  21. ani gidiş kararıyla beni şaşırtmış ve de üzmüş yazar. bazı hususlarda kendisiyle aynı fikirde olmasam da düşüncelerini, "gerçeklerini" açık açık yazma cesaretini göstermesini sevdiğim "dolu" insan. ama şimdi o gidiyor sözlük, aferin bize(!)...
    (trust me i am a doctor, 2010-08-11 02:33)
  22. ben gidiyorum,kimse beni anlamıyorlarla bu işlerin çözülmediğini farkedememiş yazar.gitmekle olmaz hacım bir derdin varsa mücadele edeceksin ha yok gidicem mücadele beni bozar diyorsan en baştan ben bu işlere üzülüyorum demiyceksin.
    (ırısh cream, 2010-08-11 03:13)
  23. gitme kararını gözden geçirmesi gereken yazardır.
    (smurfs, 2010-08-11 11:54 ≈ 2010-08-11 20:09)
  24. her betiminde her söz arasında bir şekilde provakatif betim girmeyi adet edinmiş ve yapmış olduğu edebiyat ile "hümanist" pek çok yazarmızın alkışını kazanmış ama benim gördüğüm kadarı ile sadece gerçekleri çarpıtmış yazar kişisi. yani temelde yapılan aslında olmayan sözde gerçekleri dile getirilmeyen gerçeklermiş gibi gösterip kral çıplakmış gibi oynamaktan başka bir şey değildi.

    gitti, kaçtı, kendini ifade edemedi gitmek zorunda kaldı, kaçmak zorunda kaldı, gitmesi iyi oldu, kötü oldu, aferin bize, tüh ulan yazıklar olsun falan hiç fark etmez giden gitmiştir. nedense bir süre sonra geleceğini, yine demogoji ve çarpıtılmış gerçekler ile dolu betimlerini gireceğini düşündüğüm yazar.

    yapmazsa bile böyle bir insanı tanımış olduk.
    (orion, 2010-08-11 12:56 ≈ 2010-08-11 13:35)
  25. şu hayatta anlamadığım yegane şey "bi sürü sebebim var eh o yüzden gidiyorum eyvallah" diyen insanlardır. gajo yu hiç tanımıyorum ama bir iki betimine hayran kalmışlığım var kendisinin. iyi bir yazarımızdı. şevkle okuyacaktık belki de daha nice betimlerini. ama gitmeyi seçmiş, keyfi bilir, bekleriz gene lakin benim takıldığım, gitmek isteyen insanların neden bir tören bekler gibi veda ettiği. sessiz sedasız çekilmek istemiyorlar sanırım sahneden. son selamı verip çekilmek, renksiz hayatımıza bir renk belki de. halbuki en güzel terkediş, sessiz sedasız gitmektir. aklın kalmaz geride. vicdanın dürtmez "dön de bak, veda'ndan sonra neler olmuş" diye. söyleyeceklerini söyleyip, etkini ölçmeden yeni mecralara açılırsın, etkinden emin isen. şimdi bu yazdıklarımın da gajo ile hiçbir alakası yok, gajo duy sesimizi dön lütfen. vallahi kendi çapımda zırvalıyorum ben.
    (aveeno, 2010-08-11 13:52)