gırgır |
babamin, icinde her sayiyi bulundurdugu dev arsivini okuyarak buyudum. o yillarin siyasi yapisini, mizah anlayisini, iliski duzeneklerini zevkle okurduk, hey gidi.
sonra, annemin hazin bir temizlik devriminde hepsi gitti. simdi ayni dev arsivi cocuklarim icin, uykusuz ve penguen biriktirerek olusturuyorum. gerci evin bir odasini dergilere tahsis ettim gibi bir sey oldu, masrafli oluyor biraz.
ne yazık ki bir gece operasyonuyla haldun simavi tarafından gölde adam adıyla ünlenen ertuğrul akbay'a satılmış ve yılların birikimi olan tüm baskılara ve hatta oğuz aralın şahsi eşyalarına bile el konularak satılmıştır.
bir rivayete göre 600 bin tl ye satılan dergi ertuğrul akbay'a iş tazminatı karşılığı satılmıştı.oğuz aral'ın karşlıklı açtığı davalar hiç bir sonuç getirmemiştir.
ve büyük ustanın sonunun başlangıcına sebep olmuştur.
bugün hasan kaçan,latif demirci,galip tekin,atilla atalay,ergün gündüz,özden öğrük,gani müjde,behiç pek,sarkis paçacıyan ve daha bir çok ünlü karikatür sanatçısı oğuz aralın açtığı ''gırgır''dergisi yolundan yürüyerek kendi yollarını bulmuşlardır.
Oğuz Aral'ın, kardeşi Tekin Aral ile birlikte 26 Ağustos 1972 tarihinde yayınlanmaya başladığı Gırgır dergisinin temel sloganı; “Geçim derdini, can sıkıntısını, aşk yarasını, karı-koca kavgasını şipşak keser. Her derde devadır, gırgır da gırgır.” idi.
13 Ağustos 1972’de, Gün gazetesi tarafından verilen ücretsiz ilave bir dergiye dönüştü, bu hızlı büyümenin sonunda 1973’te Haldun Simavi’nin isteğiyle, bağımsız bir dergi oldu.
Dergi, ilk yılın sonunda; 45 bin satıyordu. 1978'lerde 280 binlere ulaşan Gırgır, 1981-1983 döneminde 500 bini bulan satışıyla mizah tarihimizin rekor satışına ulaştı. Tirajını 1 milyona yükselterek Avrupa'nın 3. büyük mizah dergisi haline geldi.(bkz: 1milyon satmak)
Günümüzün ünlü mizahçılarının çoğu bu dergide yetişti. Bunlar arasında Ergün Gündüz, İsmet Çelik, Nuri Kurtcebe, Engin Ergönültaş, İlban Ertem, İrfan Sayar, Necdet Şen, Suat Gönülay, Gürcan Özkan, Cevat Özer, Atilla Atalay, Latif Demirci, Sarkis Paçacı, Hasan Kaçan, Bülent Morgök, Galip Tekin, Mehmet Çağçağ, Metin Üstündağ, Meral Onat, Can Barslan, Uğur Durak, Behiç Pek, Cihan Demirci, Mehmet Polat, Mim Uykusuz, Eda Oral, Gülay Batur, Özden Öğrük, Ramize Erer, Gani Müjde, Bülent Benli, Tuncay Akgün, Birol Bayram, İlhan Özsoy, Bülent Arabacıoğlu, Zeynel Esen ve Murat Kürüz sayılabilir.
Gırgır'ın bir dönemin mizah anlayışı üzerinde büyük etkisi oldu. Daha sonra çıkan Fırt, Deli, Hıbır, Mikrop, Limon, Leman, Penguen, Uykusuz dergileri Gırgır örneğini temel alarak geliştiler.
1989 yılında Ertuğrul Akbay tarafından Oğuz Aral'ın elinden zorla alınan derginin yerine Aral, Avni dergisini çıkarsa da aynı tat bir daha yakalanamadı.
avanak avni , utanmaz adam bir yanda, arap kadri, zalim şevki bir yanda..şimdiki dergilerin hepsi birleşse belki yarsına denk gelir.
çok fırtınalı dönemler geçirmiştir.çok iyi mizah ve karikatür ustaları yetişmiştir.eğer şimdi çıksaydı kesinlikle ikinci sayısı olmayacak dergidir.
mesele 12 eylül darbesinden sonra hasan kaçan bir bant yaratır.bu bantta askerler entresan bir dil kullanırlar.zaten çizer adını heten keten diye yazar o dönem.
veya yaptıkları kapak fotoları.dergi oğuz aral döneminde içinden bazı çizerlerin ayrılması ile sallantıya girer.ama sonra bu karikatüristler eve dönerler.
bir çok karikatürist o dönemde lise öğrencisidir ve oğuz aral sayesinde neredeyse babaları kadar maaş almaktadırlar.
bir de gırgır'ın kardeşi fırt vardır o dönemde.
o dönemdeki gırgır'ın fiyatı, enflasyon devamlı yükseldiği için "turgut" birimi ile verilirdi. şimdi tam hatırlayamıyorum ama diyelim o dönemde bir turgut: 10 lira. 50 liralık gırgırın fiyatı da 5 turgut oluyordu. bir turgutu bir turgut özal kafası temsil ederdi. sonra gelen zamlarla 10 turgut, 20 turgut. öyle öyle gitmişti uzun süre. hatta son dönemlerde ön sayfa neredeyse çepeçevre turgut kafaları ile dolmuştu. neşeli günlerdi.
edit görsel: (bkz: http://oguzhankayan.blogspot.com/..)
(bkz: en kahraman rıdvan)
(bkz: kasap et derdinde okican)