evlilik  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. kadının da, erkeğin de gereğinden fazla önemsediği sosyal olgu (tecrübe ettim, oradan biliyorum)... çocuk için dahi olsa oturup bir kez daha düşünmeli, çocuğunuzun babasını seçtiyseniz resmiyete gerek olup olmadığını tekrar tekrar tartmalı, sosyal baskıyı zorlamalı..
    (nefaset, 2009-07-09 10:33 ≈ 2010-01-02 15:31)
  2. toplumun bir çeşit emniyet subabı.
    (tunaqua, 2009-07-09 10:43)
  3. "aman ne gereği var yaaaaa" diye düşündüğüm toplumun en küçük kurumu. kurumsallaştırılırken içi boşaltılan yer.
    (albatros, 2009-07-09 10:55)
  4. doğru adam/kadınla değilse hayatta yapılabilecek en büyük hatalardan. doğru insanı eş olarak seçmiş olmak ise bir nevi piyango.
    (nymph, 2009-07-09 11:43 ≈ 2009-07-26 14:54)
  5. İçindekilerin dışarıya çıkmaya çabaladığı, dışarıdakilerin içeri girmek için can attığı çember.
    (nymph, 2009-07-09 11:44)
  6. öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılan yaşama düzeni.
    (nira, 2009-07-09 13:36)
  7. İstatistiklere göre 50% si boşanmayla sonuçlanıyor. Bunu bile bile çoğunluğun denemekten vazgeçmemesi enteresan. Bu arada ben de evliyim.
    (obduswoman, 2009-07-13 19:24 ≈ 2009-07-26 14:55)
  8. Her durumda evlenin. İyi bir eşiniz olursa mutlu olursunuz. Eşiniz kötü olursa filozof olursunuz...

    (highlife, 2009-07-18 23:17)
  9. insanların resmi bir şekilde geceleri seviştiklerini anlatan kurum
    (ankamber, 2009-07-27 00:54)
  10. kaçınılmaz son.
    (brawo, 2009-08-05 20:33 ≈ 2010-12-15 13:09)
  11. aşkı öldürdüğü iddia edilen eylem.
    (brawo, 2009-08-05 20:33)
  12. temeli sevgiyle atılan ama saygıyla ayakta tutulan birliktelik.
    (brawo, 2009-08-05 20:33)
  13. seks için yapılmayan şeydir:
    ama bu kabul edilemiyorsa, anlaşma her iki tarafı da bağlamalıdır.
    (nefaset, 2009-09-07 18:23)
  14. boşanmayla sonuçlanan süreçtir.

    (bkz: aile mahkemeleri)
    (uykutozu, 2009-11-25 15:48)
  15. bir kadın ve bir erkeğin beraber olabildikleri süre içerisindeki saatler onlara bir dakikadan çok daha kısa gelmeye başlamasının ardından, birbirlerine olan bağlarını resmiyete kavuşturmak için yapılır.
    evliliğin aşkı öldürdüğü söylenir; aslında aşk bitmez aşkın büyüğü olan sevgi oluşur. artık birbirlerine çok daha bağlılardır.
    rahatlıkla çocuk yapılabilir. toplumda hormonlarınızın sorunsuz olduğunu kanıtlayabilmek ve milletin diline sakız olmamak için en az bir çocuk şarttır.

    bütün aileler çocuklarından sadece üç şey ister: meslek sahibi olmak, evlenmek ve torun.
    (supurge:, 2009-11-25 17:05 ≈ 2009-12-25 20:26)
  16. yalnız kalma ve anılara şahit bulamama korkularının insanoğluna yaptırdığı en acımasız şey!
    (cadi, 2009-12-01 09:18)
  17. arthur schopenhauer, aşk evliliklerini yanılsama olarak görmektedir. aşk evlilikleri kişilerin değil, türün çıkarına yapılır. söz konusu kişiler böylelikle, en küçük bir tereddüt hissetmeksizin, kendi mutluluklarına katkıda bulunduklarını zannederler; fakat onların gerçek amacı kendilerinin tanımadığı, bilmediği ve ancak onlar sayesinde mümkün olabilecek yeni bir varlığın dünyaya getirilmesinde saklı olan bir amaçtır. bu amaçla bir araya getirilmiş olan erkek ve kadının, bundan böyle bu birlikteliklerini mümkün olduğu kadar sürdürmeye çalışmaları gerekmektedir. Fakat sık sık tutkulu aşkın özü olan bu içgüdüsel yanılsamanın bir araya getirmiş olduğu iki insan başka bakımlardan çok farklı yaradılışa sahip olmaktadırlar. bu yanılsama ortadan kalktığı vakit farklılıklar ortaya çıkmaktadır. işte aşk evliliklerinin çok defa mutsuzlukla sonuçlanmasının sebebi budur.
    (celestina, 2009-12-11 22:57 ≈ 2009-12-11 22:59)
  18. --- alinti ---
    bugünün kadınları kadınlık efsanesini yıkmak üzere. bağımsızlıklarını somut bir şekilde ortaya koymaya başlıyorlar. ne var ki insanlıklarını bütünüyle yaşamaları pek öyle kolay olmadı. kadınlar dünyasında kadınlar tarafından yetiştirildikleri için, kaderleri, günlük hayatta onları erkeğe boyun eğdiren evlenmedir. erkeğin üstünlüğü silinmiş olmaktan çok uzak; hala sağlam ekonomik ve toplumsal temellere dayanmaktadır. o halde kadının geleneksel terimini dikkatle incelememiz gerek. kadın durumunu nasıl öğreniyor? onu nasıl koruyor? içine kapatıldığı evren nedir? kurtuluşunun yolları nelerdir?

    --- alinti ---
    simon de beauvoir adlı yazarın kadın nedir? adlı kitabının giriş bölümünden.
    (celestina, 2009-12-14 19:00 ≈ 2009-12-19 14:04)
  19. 20. yüzyılda kadın özgürleşmesi için yapılan toplumsal mücadelelerin sonucunda elde edilen (ne yazık ki ülkemizde İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde bile çok sınırlı sayıda kadının ulaşabildiği, hamdolsun (!) Anadolu'da pek görülmeyen) hak ve özgürlüklerin eleştirilir duruma getirdiği bir kurumdur. evlilik, ataerkil toplumdaki kadınlık durumunu sineye çekebilen, geleneksel değerlerin kadınlara ve erkeklere layık gördüğü rolleri benimseyebilen insanların evliliklerini çok rahat yürütür. bu roller kadın için yuvayı yapan dişi kuş ve kutsal anne, erkek için de eve ekmek getiren saygıdeğer aile babası rolleridir. bu rollerin çizdiği toz pembe mutlu aile tablosu günümüzde iyice yıpranmıştır ve bu rolleri üstlenmek bugünün benmerkezci, iyice bireyselleşmiş insanını mutsuz eder. ama insanlar ısrarla evlenmeyi sürdürmektedir. beni en çok şaşırtan, gelenekselliğe karşı çıkan, yenilikçi geçinen insanların evlenmeleri. bu şaşkınlar, üstelik, yüzyıllar boyunca aynı kokmuş geleneksel değerlerin ürünü olan bir kurumun kalesine taş taşımıyormuş gibi davranarak, eşlerini geleneksel kriter ve yöntemlerle seçmemekte inat etmekteler. dış görünüş, romantik, fantastik kuruntular, şunun bunun gaza getirmesi, bunlar için eş seçmede başlıca etkenler ve etmenler gibi görünüyor. televizyonlarda yayınlanan "evlendirme amaçlı reality şov"larda görüyoruz, "gaşlı, gözlü, döşü kıllı irkek" arayanları. sonuçlarını pek fazla düşünmeden evleniyor bu "yenilikçi" insanlar. çünkü öyle oturup hesap yapmak romantizmi öldürür. tabii tabii. ne kadınlar eskisi gibi itaatkar, sadece yuvayı yapan dişi kuş olarak yetiştiriliyor, ne de erkekler aile geçindirmeyi tek başına üstlenecek bahtsız eşek olmaya gönülden razılar. maymun iştahlı modern birey bir kişiyle bir yastıkta kocamak filan da istemiyor artık. mal mülk ve çocuklara "gayrımeşru" sıfatı yakıştırılması kaygıları olmasa hangi aptal evlenir ki?
    (ikonoklast, 2010-01-07 21:49)
  20. aşk olmadan mümkün olamayacağını düşündüğüm kurum.aşık olduğunuz kadının/erkeğin kahrını çekmek,iyisini kötüsünü görmek hayatı daha bir yaşanılır kılar.malum insan kör olur.eğer karşınızdaki insana aşık değilseniz normal davranışları bile size batacaktır.tabii her iki olasılıkta da kırk kere düşünmek şarttır.ayakkabısının altına benim ismimi yazmayan top olsun kızım!
    (simgecim, 2010-01-17 04:50)
  21. değişik bir olgudur.evlenmek için çok aşık olmak gerek.çiftler birbirlerinin her türlü halini göreceği için cesaret ve sabır isteyen bir müessesedir.maymun iştahlı değilseniz,buyrun deneyin ama bekarlığın sultanlık olduğunu da unutmayın.(bkz: yok ben almayayım)
    (vitalle, 2010-01-17 11:22)
  22. kendini sınama sınavı (kss). sabrınızı, hoşgörünüzü, sevginizin neye kadir olacağını, alışkanlıklarınızı, taviz verme düzeyinizi...vs. hepsini sınayabileceğiniz sınavdır.
    (camlibirinci, 2010-01-17 11:54)
  23. demokrasi gibidir. kurumsal olarak yerine daha iyisi bulunamadığından mevcut durumun mecburen katlanılarak sürdürüldüğü bir haldir.
    sosyal bir olgudur, bireyselliği öldürür.
    (senturion, 2010-01-17 12:50)
  24. kadınlar için;20 yıl sonra yalnız öleceğinize 20 yıl boyunca bir erkeği çekip kahırdan ölmenizi desteklediğini düşündüğüm müessese.

    (consonante, 2010-01-20 14:19)
  25. biriyle beraber yaşlanmayı başardıysanız ne ala, süper ama biri yüzünden yaşlanarak bitiriyosanız o süreci eyvah!
    (efendi derki:, 2010-01-20 14:41)