eski sevgiliden bir kez daha ayrılmak |
mesela; herkesin alemlere aktığı bir tatil akşamı, yalnızlığın karanlıklarını bir nebze aydınlatmak, bir kahve içmek için dışarı çıkılır. kahveye oturmadan önce, ışıl ışıl kitapçının raflarına takılınır. birden bir kitap ilişir gözünüze, eski sevgilinizin bir kaç yıldır yayım için bekleyen kitabı çıkmıştır sonunda. sıcak bir gülümse ile almak için davranılır, kasaya gitmeden önce şöyle bir göz atayım derken, sayfa sayfa kaynar sular dökülür üstünüze. zaten bir ithaf, iyi bir atıf beklemeseniz de, bu kadar da itin götüne sokulur mu insan denerek, dalıp gidilir kitap sayfalarında yalan olmuş nostaljilerin izlerine. görevli gelir, kasalar kapanıyor efendim der, saatler geçmiş, ortalarda kimse kalmamış, kitap da bitebildiği kadar bitmiştir zaten. umutlarla birlikte.
bir telefon açıp, "ama seni gerçekten sevmiştim ben" demek bile gelmez içinizden.
- hade ayrılak
değmediği anlaşıldığında, tükenenler ve aradaki yaşanmışlıklar da göz önüne alındığında hiçbir sızı bile yaratmadan son gidiştir.
etkilidir, geriye dönen olmaz, bu keskin virajdan.
siz de ya da eski sevgiliniz yeni bir sevgili bulana kadar bir daha, bir daha böyle devam edersiniz.
(bkz: bir daha mı asla)
(bkz: ayrılmak)
kafası karışık insan eylemidir. "eski", kavram olarak bir çok anlama gelse dahi "eski sevgili" ifadesi geçmişte ilişki yaşanan, ancak halihazırda sevgililik müessesinin karasularında birlikte kulaç atılmayan bir canlıyı işaret eder. yani zaten "ayrılınmış" bir ilişkidir mevcut olan. matematiksel olarak bir takım istisnaları bulunsa dahi, sosyal bilimlerde ayrılınmış bir sevgiliden bir daha ayrılmak teorik olarak mevcut değildir. bu durumda süreçlerden en az birini yok saymak söz konusudur ki; bu da sıklıkla kafa karışıklığına işaret eder.
(bkz: tecrübeyle sabittir)