ekÅŸi sözlük’ün 35 yazarına soruÅŸturma  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. suç unsuru teşkil etmeyen düşüncelerimizi de dile getiremeyeceksek bu ülkede, ot gibi yaşamaktan ne farkımızın kalacağını düşündürten soruşturmadır ve umarım bir şakadır. ciddiyse faşizmdir. birileri ileri demokrasiden mi bahsediyordu ?
    (http://libersite.com/..)

    (bkz: hiç komik değil)
    (ab0rjin, 2011-06-21 17:23 ≈ 2011-06-21 17:33)
  2. ekşi sözlük yönetimi ile yazarlar arasında ciddi bir tartışma başlatmış, bir takım yazarların tüm entrilerini silerek sözlük hesabını kapatmasına sebep olmuş soruşturmadır.
    (düdüklü tencere, 2011-06-21 17:57)
  3. - tık tık tık!
    - kim o?
    - yabancı değil, ben... faşizm
    - !!!!!
    (karokiz, 2011-06-21 19:29)
  4. "ÅŸÅŸÅŸÅŸ!!"
    demektir!
    (karyatid, 2011-06-21 20:03)
  5. ekşisözlük'ten pekçok yazarın geceyarısı itibariyle 1 gün süreyle betim girmeyerek protesto edeceği olaydır.
    (karokiz, 2011-06-21 20:38)
  6. ekşisözlük içinde ciddi bir isyana teşvik eden olaydır.

    sözlük yönetimi yazarlara hiçbir şekilde hukuki destek sağlamıyor. kendilerince haklıdırlar belki fakat bunu savunmak için ''msn facebook da yapmıyor kiiii'' çocukluğuna girmeye gerek yoktu.
    (system error, 2011-06-21 21:43)
  7. (bkz: yaklaşan şemsiyenin farkında mısınız)
    (ab0rjin, 2011-06-21 22:24)
  8. 22 haziran 2011 sıfır entry eylemi ile protesto edecekleri durum.
    (manimo, 2011-06-22 00:01)
  9. ekşinin reklam gelirlerinin elden gitmemesi yada bu saçma hukuki sürece dahil olarak imaj zedelenmesine* uğramaması için yıllardır ekşiyi ekşi kılan(ları) (ve) ruhu batlayışıdır. ekşinin kalıbı değiştirdiğinin ve kamışı kırdığının göstergesidir.
    (makovnika, 2011-06-22 03:00 ≈ 2011-12-20 02:22)
  10. siyasal iktidarın mevcut medyanın tamamını kontrolünden sonraki sıranın internet medyası veya sosyal medya olarak adlandırılan mecralara geleceğii zaten açıktı.22 ağustos filtreleri ve diğer davalar vs. bunun daha ilk adımlarıdır. ekşi'de ülkenin en önde gelen sosyal medya araçlarından biri sonuçta. iktidarla ilgisiz bir konu ile ,ki bildiğim kadarı ile adnan hoca hakkındaki entrylerden dolayı olmuş olay, ilk oltalar atılıp; bakın buradaki yazarlar da dokunulmaz değil mesajı açıktan verildi şimdi. sonuçta patronaja bağlı genel geçer medyanın yandaş olanlarını bırakın, tamamı şu anda net biçimde kontrol altındadır. geriye az buçuk ses çıkarabilecek, patron üzerinden dizginlenmesi mümkün olmayan internet ortamları kalıyor. bunun çözümünü de bu şekilde bulmuşlar işte.
    yazarlar ile ekşi yönetimi arasındaki tartışma ise çok anlamlı değil. zaten sözlükte açıkça " yazılanlardan sadece yazarın sorumlu olduğu ve kanuni otoritelerin karşısında her türlü bilginin paylaşılacağı" belirtiliyor. ekşi 12 yıldır yayında ve bir çok kez kanunla bu anlamda olmasa da yüzyüze geldi. ve farklı bir tavır sergilemedi. şimdi sanki bir kartel medyası gibi üzerine gidilip yazarlarına sahip çıkmadı demek fazla naiflik. evet şu anda bu tür siteler içinde en popüleri ve geliri de en büyüğüdür. ama bunu abartmaya da gerek yok; ekşi küresel ölçekte ve hatta türkiye'deki medya gelir ölçeğinde çok mütevazı kalır. sözlüğü biz yarattık diyen yazarların kendince haklılık payı olsa da, aydın doğan 'ların vs. ezilip gittiği bir ortamda ne yapsa faydalı olmazdı.ayrıca içeriği gereği yazara sahip çıkması, bir nevi patronaj süreci yaratır ki kendi bağımsızlığına ve felsefesine aykırıdır bu. sonuçta yazarlar maaşlı eleman değil veya sözlük bir sosyal dayanışma kulübü değil. yönetim açıklamalarında daha doğru şekilde durumu açıklasa bence hiçbir tartışma olmazdı. olay ekşi'nin yazarlarına sahip çıkmaması değil, zavallı ülkenin yaşadığı neo-faşizmdir. yazarların yapacağı en iyi şey kendi bildikleri şekilde yazmaya devam edebilmeleridir. sözlüğü protesto ediyorum diye entrilerini silip, ekşi'den ayrılmak; zaten karşıdakilerin istediği bir tutumdur.
    (safetyfirst, 2011-06-22 09:40)
  11. her ne kadar ev basmak doğru olmasa da, böyle bir güç benim elimde de olsa benim kutsallarıma da bu şekilde laf uzatacak birine cezasını verirdim. hangimiz vermeyiz? bu ev basmak mı olur hayır tabiiki. ama şunun farkına varalım ki insanların inançlarını ve düşüncelerini eleştirebiliriz evet, bize doğru gelmiyor olabilir ama dil uzatmak, aşağılamak, bunlar iğrenç şeyler. (midesi bulananlar gözlerini kapatsın).

    5237 sayılı türk ceza kanunu madde 216'ya (halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama) göre,

    (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (3) halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    istediğini düşünürsün, istediğine inanırsın o kimseyi alakadar etmez. ama aşağılayamazsın. ben bugün müslümanlığa inanmıyorum, bana uygun değil diye tutup da insanları aşağılamıyorsam, kimse de beni inanmadığım için aşağılayamıyorsa, bu eşitliktir, vicdan özgürlüğüdür, korunması gerekir. zaten kimse "din aleyhinde düşündükleri" sebebiyle soruşturma başlatmadı. ev basarak savcılık ve polis de haklıyken haksız konumuna düşmüştür. kimsenin düşünce özgürlüğünün engellendiği yoktur, aksine insanların vicdan özgürlüğünün ve özlük haklarının korunması vardır. artık kurtulun şu tek taraflılığınızdan. sen insansın da inanan insan değil mi? bu nasıl bir düşünce böyle.

    yani demek istediğim şu ki, bana göre iki tarafın da birbirinden suçlu olduğu gündem maddesidir.

    ayrıca 35 evi basılan, 78 de soruşturmaya takılan toplam 113 yazar varmış diyorlar. *

    edit: mide bulantıları için, temiz hava iyi geliyor, taraflı betimleri okurken bana da oldu..
    (gitcheegitcheegoo, 2011-06-22 10:16 ≈ 2011-06-22 14:00)
  12. hak veren, onaylayan yazarlar olduğunu gördükçe midemin bulandığı ve benzerinin de kadın sözlüğü'nün başına gelmemesi için hiçbir nedenin olmayacağını düşündüğüm olaydır.

    ben senin allah'ına inanmak zorunda değilim, senin peygamberinin yazdıklarını umursamam, senin kutsal bildiğin benim xkimde olmayabilir; bunu "benimle" çözersin. ikna etmeye çalışırsın, yazarsın, ben duymasam da bana küfredersin, hayvanlığa vurur sopayı alır kafamı gözümü patlatırsın, bunun adı en fazla vandalizm olur, senle sınırlıdır... da, sen son 50 senedir çöreklendiğin polisi kapıma dikersen, buna faşizim denir; döner dolaşır senin de götüne girer!
    (bkz: götümüze girebilecek betimler)
    (karokiz, 2011-06-22 10:28)
  13. gözdağı verip baskılamaya çalışmaktır.ha birinin şikayeti varsa böylesi bir soruşturmanın yapılması çok normaldir, neticesinde böyle bir yasa var ve savcısı, polisi işini yapmak zorunda. hukukçu değilim ama muhtemelen soruşturmadan bir şey çıkmayacak, takipsizlik kararı verilecektir. demokrasi teriminin içeriğine aykırı uygulamadır. zaten her şeyi birbirine karıştırmakta üzerimize yok. laik bir toplum dinsiz bir toplum demek değildir (toplumun dini diye bir şey de olamaz ama o başka bir tartışma konusu). laiklik ile ateistlik birbirine karıştırılıyor bu memlekette. dolayısı ile ortalama %50'si cahil cühela olan bir toplumda laikliği kabul ettirmek bu yüzden çok zor. bak çok sinir oldum nereden nereye geldi konu.

    edit: imla
    (ab0rjin, 2011-06-22 11:25 ≈ 2011-06-22 11:26)
  14. demokrasidir. ileri demokrasiyi varın siz düşünün. ben şimdiden bir adet çarşaf takımı aldım koydum evde bir köşeye. çarşaf takımı deyince yanlış anlaşılmasın, yatak çarşafı değil.
    (ab0rjin, 2011-06-22 11:46)
  15. şiddetle kınadığım durumdur. hem soruşturmayı gerçekleştirenleri, hem de sözlük yönetiminin sergilediği tavrı. çıkmamış kitapların yazarlarının, aylardır hapiste olduğu bir ülkede, insanlar düşündüklerini özgürce ifade edemiyor diye yakınmak neye yarar, onu da bilemiyorum. hedef 2023 sloganıyla yaklaşan karanlık günlerin ilk ışıklarında, kendinden olmayanlara "aba altından sopa gösterme" hareketi daha neler göreceğiz acaba dedirtmiştir bana. yaklaşım tamamen şudur ki; "yaz kardeşim, yaz ama bizim gibi düşün, bizim gibi yaz. öyle yapmazsan bak başına bunlar gelir". şimdi sorarım; güzel günler görecek miyiz acaba çocuklar.
    (theana, 2011-06-22 18:49)