- * *
yaşanmışlıklar vardır; bitmiş ama acısını sabitlemiş.
öyle ağırdır ki...
dayanamayacağını bu kez gerçekten tükeneceğini hisseder insan.
karşısında değil ayakta durabilmek ya da kaçabilmek; ancak saklanmaya çalışır çaresizce, ne yapacağını bilemeden.
sadece acıdır hissettiği hem de en derinlerine kadar inen.
daha önce hiç bu kadar acımamıştır canı, hiçbir şey ya da hiç kimse karşısında.
kimseyi görmek, konuşmak istemez; hatta kapatıp kendini karanlık bir odaya günlerce uyumak ve bir daha uyanmamak ister.
bu kadar olsun hayatı, burada bitsin artık.
içinden bile konuşmaz kendiyle, düşünmez hiçbir şey; istese de düşünemez zaten.
algıları yok olmuştur, baksa da anlayamaz; görse de farkına varmaz.
en çok sevdiği derin sessizliğin eşlik ettiği kapkaranlık odasıdır.
ancak bir tesadüf çıkarabilir insanı o odadan, inanılmaz bir tesadüf...
işte o zaman tekrar aydınlığı görür gözler, açılır perdeler.
görmeye başlayınca anlar ki;
aslında dilsiz değildir acılar, sadece kimsesizdir.
kimseyle paylaşamadan biriktirildiği için dilsizleşmiştir.
(stella, 2011-10-06 17:42 ≈ 2011-10-06 17:48)
- tam ifadesi "hafif acılar konuşabilir ama derin acılar dilsizdir." olan sözdür. doğrudur, çünkü derin acıların tesellileri yoktur.
- (bkz: seneca)