deÄŸil |
her ÅŸey kadar, herkes kadar, sen kadar
deÄŸiÅŸtim,
unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
ben benimle savaşıyorum,
seninle deÄŸil!
sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
sorun deÄŸil!
elbet alışırım,
biraz alıştım,
her ÅŸey kadar, herkes kadar, sen kadar,
alıştım,
varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
bir yanım bırak diyor bir yanım ;-ma,
kesin deÄŸil!
henüz tanıştım,
her ÅŸey kadar, herkes kadar, sen kadar,
tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda ;
bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
samimi deÄŸil!
bir hayli kırıldım,
her ÅŸey kadar, herkes kadar, sen kadar,
canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
aslında ne sana, ne olanlara;
kendime kırgınım;
maziye hiç değil, an;a kırgınım.
anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına
bir hayli kırgınım;
beni ben kırdım oysa,
iyi deÄŸil!
galiba yoruldum,
her ÅŸey kadar, herkes kadar, sen kadar,
kendime kalbimi kanıtlamaktan,
ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldu. *
bilmem ki nasıl anlatsam;
nasıl, nasıl size derdimi!
bir dert ki yürekler acısı,
bir dert ki düşman başına.
gönül yarası desem...
deÄŸil!
ekmek parası desem...
deÄŸil!
bir dert ki...
dayanılır şet değil.
''aşk değil, sevgi değil başka birşey; ama cört hiç değil''
(http://egonomik.com/.. )