bayram sabahı  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. gittikçe anlamını kaybeden sabahtır. eskiden geceden büyük bir hevesle hazırlanmış olan bayramlıklara koşulurdu. kahvaltı ettikten sonra giyilirdi ki üstüne bir şey dökülmesin. sonrasın önce ev ahalisi ile bayramlaşılır, harçlıklar toplanırdı. sonrasında şekerler, torpiller, oyuncaklar.

    babamın bir arkadaşı olan yaşar amca her bayram erkenden gelirdi. bayramlaşır, çayını, kahvesini içer giderdi. hiç aksatmazdı. kardeşlerimle ben de kızardık tabii. "erkenden neden bu adam ya" diye. gel zaman git yaşar amca'nın hastalandığını ve yatağa düştüğü duydum babamdan. ziyaretine gittik ailecek. çok sevinmişti adam. hastalığı kötüleşiyordu gittikçe. bir başka bayram sabahı gelmedi yaşar amca. neden gelmemişti? oysa bayram yaşar amca ile başlıyordu. ama o gelmemişti. bunca zaman "neden erkenden geliyor" diye kızdığımız adam gelmedi bayram sabahında. gelemedi. çok geçmeden de ölüm haberi geldi. yaşar amca gelmiyor artık. ve bayram da olmuyor artık.
    (mirkut, 2010-08-25 02:10 ≈ 2010-09-09 01:58)
  2. vatandan uzaktaysanız, hiçbir anlamı yoktur. çalışılan ortamda özensiz bir kutlama sonrası güncel rutin işlere koyulursunuz.
    (babushka, 2010-09-09 01:55)
  3. hiçbir zaman, reklamlardaki gibi geçmeyen. çünkü kimsecikler evde koltuk altından udları, kanunları çıkarıp ailecek tsm şarkıları söylemez. genelde şeker, sarma, dolma, baklavaya saldırılır.
    (nyks, 2010-09-09 02:04 ≈ 2010-09-09 02:08)
  4. her geçen bayramda daha da eskiyen, eskide kalan sabahlardır. gittikçe şekli gibi saati de değişir bayram sabahlarının. eskiden erkenden yapılan kahvaltılarla başlayan sabahlar, şimdi öğlene kadar sarkar olmuştur. büyük beklentilerle çalınan kapılar artık açılmaz olmuştur. anneden " o çikolatalar misafirlere alındı, yeter artık yeme" azarları bile özlenir olmuştur. çünkü çikolatalarda bile artık o tat yoktur ve yenmez.

    haa benim bayram sabahlarım çok mu eskidir, hayır. en eski bayram sabahım 22 senelik. ama ne yazık ki her geçen sabahla birlikte bir öncekini özler oldum. bir de annelerin babaların eski bayram sabahlarını yaşasak ne olacaktı kimbilir. ama bayramlık bile almamak üzüyor artık. evdekileri bitirildikten sonra doymayıp bayram harçlıkları ile alınan şemsiye çikolatalarda yok. bir de kapıların önü ayakkabı dolmuyor sözlük. bir şeyler eksik değil mi? garip değil mi bu?
    (ardilla, 2010-09-09 02:54)
  5. Gurbetteyse kişi, evden bin küsür kilometre ötede, sabahın köründe derse giderken yolda evini aradığı, ahaliyle bayramlaştığı sabahtır. Telefonu kapatıp sonra Amfiye girer ama odaklanamaz sevdiği derse insan. Daha iki yıl önce geçirdiği mutlu bayramı hatırlar. Gerçi her bayramla alışıyor insan biraz daha bu duruma aslında. zaman ilaç oluyor dedikleri gibi fakat yeterli değil bu. kalbin bir köşesi yırtılmış bir damar gibi sızlıyor bayramdaki ayrılığın verdiği soyutlanma hissiyle.

    Burada da türkler var epey, fakat onlara ısınamadım hiç. ideoloji ve dini bakımdan yollarımız çok farklı, rahatsız oluyorum yanlarında, insana veba gibi bulaşmak için fırsat kolluyorlar; evet bayramlarda bile. bıktım artık.

    Özet geç derseniz; yani Ev gibisi yok böyle zamanlarda. Dosta düşmana mutlu bayramlar diler, derse bakarken kafamda o eski bayram hatıralarımdan kurgulanmış sepya filtreli filmi izlemeye devam ederim...
    (trust me i am a doctor, 2010-09-09 07:46 ≈ 2010-09-09 07:49)
  6. uyanmadıysanız tüylerinizi ürperten bir ezan sesi ve ardından tekbirle gözünüzü açmanızı sağlayan sabah.
    (anhedonia, 2010-09-09 09:07)
  7. (bkz: çocuklar gibi şendik)
    (guti.haz, 2010-09-09 10:11)