- (2 Ocak 1943, istanbul-1 şubat 1999, istanbul) besteci, şarkı sözü yazarı, gezgin ve tv programı yapımcısı.
türkiye'de parmakla sayılabilecek dürüst, zeki, çocukları her zaman sevmiş, anadolu rock müziğinin kurucularından olan sanatçımız.
adam olacak çocuku görenler çok şanslı idiler. insanlarla bilgilerini paylaşma konusunda oldukça verici, öğrenmeye bir çocuk kadar aç insanlarımızdandı. Daha sonra büyüklere yönelik yaptığı ve neredeyse bütün dünyayı dolaşarak, gittiği ülkeleri ve kültürlerini izleyicilerine tanıttığı "7'den 77'ye" programıyla da gene insanların kalbinde yer etmişti.
bestelediği 200ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. bu şarkıların bir bölümü daha sonra arapça, bulgarca, flemenkçe, fransızca, ibranice, ingilizce, japonca ve yunanca olarak yorumlandı.
keşke hâlâ aramızda olsaydı da insanları bilgilendirseydi...
iyi adamdı vesselâm.
- bugün bile şarkılarını söylerken keyif veren sanatçı . öldüğünde herkesi üzmüştür. hala hep seni söyler seni çağırır gül pembe .
(medic, 2009-09-09 22:28)
- türkiye'nin yetiştirdiği en büyük popüler müzik adamıdır.
(brawo, 2009-09-09 22:34)
- sadece besteleri ile değil, kendine has tarzı , özellikle de her parmağındaki ayrı bir şaheser olan yüzükleri ve enteresan kemerleri ile asla unutulmayacak , yıllarca yaşayacak müzik kişisi..
yaşı 30 ve üzeri olan herkesin bir zamanlar ezbere bildiği şu cümle de 7 den 77 ye programının finalinde söylediği cümledir. "bana yazın .. her ama her konuda yazmak için adresim: Barış Manço Moda 81300 İstanbul "
- 'güzel ve yalnız ülkem'in insanını farklı dünyalar, farklı kültürler ve ülkelerle tanıştırdı. onunla büyüyen bir kuşak belki de birbirine daha toleranslı olabilmeyi öğrendi..
- adam olacak çocuklarını çok erken terkeden sanatçımız.
- türk toplumuna gayet ters gelebilecek görüntüsünü kabul ettirmiş ve çok da sevilmiş iki sanatçıdan biri. uzun saçları, bıyıkları, kaftanları ve yüzükleriyle bambaşka bir stili vardı. müziği ise her zaman kaliteliydi. ölüm haberini duyunca içi burkulmayan, üzülmeyen pek az kişi vardır zannımca. bir devrin kapanışıdır onun ölümü belki de." hatırlarım bugün gibi, sessiz geçen son geceyi..."
(bkz: zeki müren)
- türkiye'de 'işte müzik,işte sanatcı' dedirten her zaman saygı duyulması şart olan sevgili müzisyenim barış manço
- hemen hemen 11 yıldır aramızda olmayıp daima kalbimizde eşsiz eserleriyle bizimle yaşayan dünya ya gelmiş gelecek en nadide sanatçılardan biridir.
- 1 şubat 2010 da anahaber bültenlerinde belki bir dakika kadar anılacak sonra tekrar unutulacaktır barış abi.
- adam olacak çocuk programıyla hepimizin gönlüne taht kurmuş ve hala hakkında bilmediğimiz bir sürü güzellik olduğunu düşündüğüm, ülkemizin gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biri. allah rahmet eylesin.
- (bkz: iyiler erken ölür)
(byznr, 2010-02-06 14:34)
- 7'den 77'ye türkiye'nin sevgisini kazanmış olağanüstü sanatçı.
- resmi ya da dini olan her bayramda, hem 80'li hemde 90'lı yıllarda çocuk olan herkesin ilk aklına gelen müzisyen. geçtiğimiz son 30 yılın çocuklarında iz bırakmayı başarmış kişi.
- ileride çocuğum olursa eğer çocuklarımı şarkılarıyla büyüteceğim yüce şahsiyet.
- evimin siyami ersek hastahanesine yakınlığı nedeniyle öldüğü geceki ambulans sirenlerini bugün gibi hatırladığım, bu gece ölümünün 12 yılı dolacak olan sanatçımızdır. Rahmetle anıyoruz.
(invius, 2011-01-31 20:20 ≈ 2011-01-31 20:21)
- çocukluğumun 3 kahramanından biri.
(sayın, 2011-03-06 00:12)
- ilk aşkımın fon müziklerine imzasını atması sebebiyle kişisel tarihimde çok önemli yeri olan müzisyen.
ayrıca, şarkılarında anlattığı hayat felsefesi benim hayata bakış açımla paralellikler taşıdığı için, bir dinleyici olarak kendime yakın bulduğum nadir sanatçılardandır.
vefat ettiğini duyduğumda ilk anda inanamamış ve çok üzülmüştüm.**
"güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, inanamadık..."
- Özlenen insan. Kendisi için öyle çok söyleyeceğim var ki...
Barış Abi vefat ettiğinde kahvaltı ediyordum. Sıradan bir tepki verdim önce. Hatta belki de tepki vermedim. Değerli bir sanatçının vefat ettiğini duyduğumuzdaki şaşkınlık ve “vay be” deyip geçmekti o an için…
Oysa bu dünyadan bir Barış gelip geçmişti…
Aklıma sadece “Adam Olacak Çocuk” ve herkesin bildiği şarkıları geldi aklıma. Barış Manço nesli olmama rağmen benim doğumumdan ve küçüklüğümden öncesini kaçırmıştım. 7′den 77′yeden sonra çıkan kliplerden: Dönence, Hala kızı zehra, Delikanlı gibi vs. Çok fazla dağarcığım da yoktu. Son albümlerinden Ayı, Müsadenizle Çocuklar… Onlar zaten bilindik idi.
Hala şarkı sözlerinin internetten aranmadığı, insanların birbirlerinden yazmalarını rica ettikleri, 2 dakikada bir albüm değil, çevirmeli bağlantı ile bir saatte bir şarkı indirildiği, ancak Mp3 denen formatın çıkmasıyla birlikte insanlar arasında bir CD trafiğinin başgösterdiği zamanlardan sevgili dostum Mehmet Öner’den Barış Manço’ya ait tüm MP3′leri içeren bir CD aldım. Kendisi görüp göreceğim en büyük Barış Manço hayranıydı.
Dinledim... Dinledim... Dinledim...
Gerçekten de Dünya’dan bir Barış gelip geçmişti…
Hiç tanımadığım birini özleyebileceğimi, keşke yaşasaydı diyeceğimi hiç düşünmezdim. Ya da hiç sanmıyorum bugün, “aşk” teması dışında bir şarkı yazıp da milyonlara dinletebilmiş bir sanatçı / şarkıcı çıkabilsin.
Barış Abi, Ahmet Bey’in Ceketiyle alçakgönüllülüğü, Halil İbrahim Sofrası ile gözütokluğu, Süleyman ile görgüsüzlüğü, Osman ile ateşli bir aşığın neler yapabileceğini, Sakız Hanım ve Mahur Bey ile yaşlı bir çiftin yaşamlarının mutlu sonlarını vb. daha bir çok şarkıya benzeri bir çok iyiliği, güzelliği, aşk ve aşk acısı dışında bir şeyi, sevgiliye söylenmemiş sözleri anlatmış, sevdirmiş ve dinletebilmişti… Hatta şifayı kapanlara “nane ve limon kabuğundan” tarif vermişti.
Şöyle bir şarkı sözü var mı Allah aşkına?
“Babannem dedemi ilk gördüğü gün vurulmuş,
Dedem de şöyle bir çapkınca bakıp hafifçe bıyığını burmuş,
O zamanın erkeği pek bi ağırmış, kızları ise pek bir hoşmuş!”
Öte yandan, Barış Abi’nin bir ozanlığı da vardır… Bazı şarkılarını dinlerken “pop müziği” dinlemezsiniz aslında. Dinlerken, bir ozanın namesini duyarsınız.
Anadolu’nun acı ezgisini, toprağının kokusunu pop müziğine yedirebilmiştir. Çalgılar ne kadar alafranga olsa da…
Mesela: “Yol Verin Ağalar Beyler”.
Bu şarkıyı dinlerken insanı hüzün kaplamaması için başıboş bırakılmış herhangi bir imkan yoktur. Hüzün bu şarkıda Barış Manço’nun sesiyle şahsiyet bulur. Hepimizin içindeki Anadolu ve belki de genlerimize işlenmiş kavuşamama, ayrılık, savaş vs. ortaya çıkar. Sözleri şöyledir:
Selam olsun ağalar beyler,
Mor sümbüllü alaca dağlar,
Yol verin, hele bir yol geçeyim,
Yol verin, yare kavuşayım,
Yol verin, ağalar beyler,
Bitsin bu hasret.
Bekledim, tam yedi iklim geçti,
Bekledim, bağ bahçe bozuldu,
Yol verin, ağalar beyler,
Bitsin bu hasret.
Seherde eser ılık rüzgar,
Hasretliği çekenler anlar,
Yol verin, hele bir yol geçeyim,
Yol verin, yare kavuşayım,
Yol verin, ağalar beyler,
Bitsin bu hasret.
Bu şarkı girişi, birinci kısmı, nakaratı ile temposu ve tınısı değişen, çok ama çok kaliteli bir parça. Müzikten anlayanlar direk olarak notunu verecektir: 10/10. Onu bir tarafa bırakalım.
Şarkıdaki “Anadolu”, şarkının yüreğe batan iğneleri.
Mor sümbüllü dağ, hasret duyulan memleket metaforu olarak geçmiş görünüyor edebiyatımıza. Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın “Uçun kuşlar uçun doğduğum yere / Şimdi dağlarında mor sümbül vardır” şiirini hatırlayanlarınız vardır mesela… Hayatımızda mor sümbül görmesek bile bu dağı, bu hasreti, bu özlemi hissetmemek mümkün müdür? Uzunca bir yolda “Yalçın ve alaca dağlara selam vermek” tatbik ettiğimiz bir duygu olmasa da “genetik bir empati” yapmamız mümkün değil midir? “Selam Olsun”, “Hele bir yol geçeyim” ifadeleri unuttuğumuz Türkçe’de kalmış görünüyor. Bu cümleler yine de aşina gelmiyor mu? Seher dendiği zaman, o seherin rüzgarı, güneşten önceki o alaca karanlık, gözümüzde canlanmıyor mu? Anadolu’nun “zaman skalasında” yer alan “bağ bozumu”, yaklaşan kışın hüznünü, bir şeyleri yapmak için artık imkanın kalmadığını anlatmıyor mu?
Yeri gelmişken benzer karakterdeki bir şarkıdan da bahsetmek isterim aslında: Ne ola Yar ola.
Barış Manço’nun bu pek bilinmeyen şarkısı, Michel Palnaroff’a ait “Le bal des laze” şarkısından esinlenmedir. Ancak Barış Manço sürümünde harika bir soloya, derin ve gizemli bir tınıya, yankılı söyleyişte hüznün korkutucu boşluğuna ve sözlerinde Anadolu’nun Bağrı ve “Yaşam denen uykudan uyanmasını bilen yar ola” ile muhteşem bir felsefeye rastlarsınız.
Göklerden daha mavi
Denizlerden daha derin
Topraktan güzel kokan ne ola?
Rüzgardan daha serin
Başaklardan daha nazlı
Ay ışığından ılık ne ola?
Ahu gibi gözleri baktıkça yürek yakan yar ola
Cennet bahçesi kokan, göğsünde çiçek açan yar ola
Damla damla yağmurdan
Boynu bükük çiçeklerden
Daha hüzün verici ne ola?
Sonbahar yaprağından
Hele akşam güneşinden
Daha içini burkan ne ola?
Buğulu gözleriyle yollarımı bekleyen yar ola
Islak dudaklarında bir garip türküsüyle yar ola
Göç eden kuşlar gibi gidip gelir umutlarım,
Umudun ötesinde ne ola?
Nefesimde yaşayan, sıcaklığımı paylaşan yar ola
Yaşam denen uykudan uyanmasını bilen yar ola
Hemen göze çarpıyor değil mi? Islak dudaklardaki “garip türküsü”, buğulu gözlerle yolları beklemek, sıcaklığını paylaşmak, bakışların yürek yakması… İnce duygunun insanıymış Barış Abi. “Pop müziğinin ozanı” imiş. Zira bu şarkı 1970′lerde, Barış Manço’nun pelerin ile çıktığı ve yadsındığı dönemde, klibi de çekilmiş bir parça olup, “Yol Verin Ağalar Beyler” ile aynı döneme gelir. Şarkıya şu adresten ulaşılabilir: (http://alkislarlayasiyorum.com/..).
Kısacası…
Barış Abi geldi geçti bu dünyadan. Şanslı bir milletsek eğer, bu da sebeplerinden birisi… İleride her ne olursa olsun, eğer bir çocuğum olursa, onu Barış Manço şarkılarıyla büyüteceğim. *
- (bkz: kol düğmeleri)
(http://youtube.com/..)
(missy, 2011-04-12 23:40)
- televizyonlarda ölüm haberini izlerken babamı ilk kez içli içli ağlarken gördüğüm dev insan. gerçek sanatçı.
- sanatına zekasını da katmış adamdır.
şöyle ki:
--- alıntı ---
barış manço fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur. küstah bir spiker vardır ve barış manço ile dalga geçmektedir. Sürekli, " İşte türk, yani barbar, vahşi" vs. demektedir.
barış manço daha fazla dayanamaz ve spikere " yanınızda kâğıt para var mı? " diye sorar. bu soruya spiker şaşırır ve "evet var ama n'olacak? " der. barış manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır.
bu olaydan az önce barış manço canlı yayında "anahtar" adlı şarkısını söylemiştir. bu şarkının bir bölümü şöyledir:
"beş akif - bir saat kulesi,
iki kule - bir fatih,
beş fatih - bir mevlana,
iki mevlana - bir sinan"
şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki türk parası olan banknotların arkasında resmi olan kişilerdir.
barış manço spikere sorar: "bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?"
spiker: "general" barış manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, "general, amiral, komutan"
spikerin bu "falanca general, falanca amiral, falanca komutan" cevabından sonra, bu sefer de barış manço cebinden türk paralarını çıkarır.
spikere der ki:
* bu parada fotoğrafı olan kişi mehmet akif ersoy'dur. şairdir.
* bu fotoğraftaki kişi mevlana'dır. düşünürdür.
* bu paradaki fotoğrafı olan kişi fatih sultan mehmet'dir. adaletin sembolüdür.
* bu paradaki kişi ise atatürk'tür. "yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir.
Bizim paralarımız bunlar.
biz türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin", "düşünürlerimizin","bilim adamalarımızın" resimlerini bastık.
siz fransızlar, asıl siz kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının resimlerini basmışsınız!" der.
barış manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar, başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker barış manço'dan ve türkler'den özür diler, programa böylece devam edilir.
--- alıntı ---
- hala içim acıyarak düşündüğüm, kendi ailemden birini kaybetmişcesine özlemini hissettiğim, babamdan sonra ölümüne en çok ağladığım dünya tatlısı sanatçımızdır.
- galatasaray lisesi'nde 1950 yılında okurken (12-13 yaşlarındayken) erkin koray'ın ilk konserini izledikten sonra müzisyen olmaya karar vermiştir. tıpkı yakın dostu bahadır akkuzu gibi.
- bugün doğum günü olan güzel insan.
şu şarkısını paylaşmak istedim ruh halim itibariyle.
(http://youtube.com/..)