attila ilhan  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. toplumcu şair, yazar, senarist, gazeteci ve düşünür.
    batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamalarını anlattığı 'sokaktaki adam' ile edebiyata yeni bir söylem getirmiştir. romanlarında, diyalektik bir yaklaşımla işlediği kahramanlar, güçlü ve zayıf yanları ile anlatılır. paris yıllarından sonra bir süre ankara'da yaşayan şair daha sonra istanbul'a yerleşmiş milliyet, cumhuriyet gazetelerinde köşe yazıları yazmıştır.
    şiirlerinin ve romanlarının yanı sıra, senaryolarını yazdığı aldığı "sekiz sütuna manşet", "kartallar yüksek uçar" ve "yarın artık bugündür" adlı tv dizileri ile de sevenlerinin gönlünde taht kurmuştur.
    geçirdiği kalp krizi sonrasında seksen yaşında hayata gözlerini kapamıştır.
    nur içinde yatsın.

    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür

    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı'nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür

    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    attilâ ilhan ölür
    (protected mode, 2009-12-09 20:55 ≈ 2009-12-18 15:53)
  2. romanlarında da şiir gibi cümleleri vardır. o betimlemeler, sıfatlar aklına nasıl gelir insanın bilmiyorum. tamamen kendine özgü bir imgelem. saygımız büyük.
    (enru, 2009-12-18 15:27)
  3. sadri alışık'ın eniştesidir.
    (elvira, 2009-12-18 15:47)
  4. "ben sana mecburum, bilemezsin" şiiri ile kalbimizde taht kuran şair, yazar, eleştirmen.
    (maria puder, 2009-12-18 15:50)
  5. türk edebiyatının son dönemdeki en büyük ve ne yazık ki, yeri doldurulamayan kaybı. "dersaadet te sabah ezanları" kitabı sayesinde osmanlıca sözlük sahibi olmanızı garantileyecek yazar.
    (camlibirinci, 2009-12-18 16:06)

  6. ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ


    Gözlerim gözlerine değince
    felaketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felaketim olurdu ağlardım...

    ne vakit maçkadan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgar aklımı alırdı
    sessizce bir cigara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felaketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldümü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM...
    (neredeyse normal, 2009-12-19 16:08)
  7. şapkalı dedemizdi, bir zamanlar.
    11.10.2005'da göçüp gitmişti ebedi yaşama.
    pia'sının ellerini tutamamıştı.
    ben de bilmiyorum nerede pia.
    gözlerimiz hep rıhtıma baktı,
    belki pia gelir, belki şapkalı dede gelir diye.



    "ölümüm herkesinkinden başka türlü olacak
    bunu allahım gibi aşikâr biliyorum
    kim ne derse desin biliyorum içime gün gibi doğuyor
    on bir gün aç ve susuz gözlerinin içine bakacağım
    on ikinci gün jiletle damarlarımı keseceğim"

    deyip, özetledi aşkı.

    ...

    ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
    ellerini bir tutsam ölsem
    böyle uzak uzak seslenmese
    ben bir şehre geldiğim vakit
    o başka bir şehre gitmese
    otelleri bomboş bulmasam
    içlenip buzlu bir kadeh gibi
    buğulanıp buğulanıp durmasam
    ne olur sabaha karşı rıhtımda
    çocuklar pia'yı görseler
    bana haber salsalar bilsem
    içimi büsbütün yıldız basar
    bir hançer gibi çıkıp giderdim

    ben bir şehre geldiğim vakit
    o başka bir şehre gitmese
    singapur yolunda demeseler
    bana bunu yapmasalar yorgunum
    üstelik parasızım pasaportsuzum
    ne olur sabaha karşı rıhtımda
    seslendiğini duysam pia'nın
    sırtında yoksul bir yağmurluk
    çocuk gözleri büyük büyük
    üşümüş ürpermiş soluk
    ellerini tutsam pia'nın
    ölsem eksiksiz ölürdüm...

    ...
    (tobisto, 2010-01-22 08:23 ≈ 2010-01-22 09:47)
  8. dogum tarihi: 15 haziran 1925
    olum tarihi : 11 ekim 2005

    türk şair, romancı, denemeci, gazeteci ve eleştirmen. entelektüel çalışmalarıyla türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuş bir aydındı.


    siirleri:

    duvar
    sisler bulvarı
    yağmur kaçağı
    ben sana mecburum
    bela çiçeği
    yasak sevişmek
    tutuklunun günlüğü
    böyle bir sevmek
    elde var hüzün
    korkunun krallığı
    ayrılık sevdaya dahil
    allende allende

    romanlari:

    sokaktaki adam
    zenciler birbirine benzemez
    kurtlar sofrası
    bıçağın ucu
    sırtlan payı
    yaraya tuz basmak
    dersaadet'te sabah ezanları
    o karanlıkta biz
    fena halde leman
    haco hanım vay
    allah'ın süngüleri "reis paşa"


    denemleri:

    abbas yolcu
    yanlış kadınlar yanlış erkekler
    hangi sol
    hangi sağ
    hangi batı
    hangi seks
    hangi atatürk
    hangi edebiyat
    hangi laiklik
    hangi küreselleşme
    gerçekçilik savaşı
    ikinci yeni savaşı
    faşizmin ayak sesleri
    batının deli gömleği
    sağım solum sobe
    ulusal kültür savaşı
    sosyalizm asıl şimdi
    aydınlar savaşı
    kadınlar savaşı
    bir sap kırmızı karanfil
    ufkun arkasını görebilmek

    kisa hikayeleri:

    yengecin kıskacı


    kaynak: tr.wikipedia.org

    (ben bilmem bizim hanim bilir, 2010-02-12 22:25)
  9. türkiye' nin en önemli şairlerindendir. şöyle bir şiiri var ki, etkilenmeden geçemezsiniz;

    "kirpi gibisin çocuk;
    her tarafın diken,
    kim elini uzatsa
    delik deşik.

    üstelik sen de kan içindesin."
    (marlans, 2010-03-14 22:47)
  10. (bkz: abbas yolcu)
    (cafecream, 2010-03-24 15:55)
  11. sadri alışık'ın kayınbiraderi çolpan ilhan'ın abisi,'ben sana mecburum bilemezsin'şiiriyle gönüllerimizde taht kuran şair kişi.
    (fatosch, 2010-03-24 17:12 ≈ 2010-03-24 17:13)
  12. söyleşir
    evvelce biz bu tenhalarda
    ziyade gülüşürdük
    pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
    ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
    zamanlar değişti
    ayrılık girdi araya
    hicrana düştük bugün
    ah nerde gençliğimiz
    sahilde savruluşları başıboş dalgaların
    yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
    elde var hüzün
    o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
    çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
    sırılsıklam aşık incesaz
    kadehlerin mehtaba kaldırılması
    adeta düğün
    hayat zamanda iz bırakmaz
    bir boşluğa düşersin bir boşluktan
    birikip yeniden sıçramak için
    elde var hüzün... diyen şair ve yazar...
    (antrebah, 2010-05-14 14:16)
  13. "Elimden ne gelirse yapmalıyım.
    Bir tevrat, bir incil bırakmalıyım.
    Beni bir dağ başına koymalılar,
    başıma bir dağ koymalılar.
    Anama avradıma sövmeliler,
    sen duymalısın.
    İki elin kızıl kanda olsa,
    gelmelisin..." attila ilhan
    (tobisto, 2010-07-28 23:28)
  14. birçok şiiri şöyle okunabilecek şair;

    (bkz: 34 fn 346)
    (bkz: adım sonbahar)
    (bkz: adımla nasıl berabersem)
    (bkz: ağır kan kaybı)
    (bkz: ağustos çıkmazı)
    (bkz: ah)
    (bkz: an gelir)
    (bkz: arabesk)
    (bkz: artı sonsuz)
    (bkz: aydınlık neyin oluyor)
    (bkz: ayrılık sevdaya dahil)
    (bkz: aysel git başımdan)
    (bkz: bakarsak)
    (bkz: bana bir şimşek çak)
    (bkz: batan bu köhne şileb)
    (bkz: bekle)
    (bkz: bela çiçeği)
    (bkz: belki gelmem gelemem)
    (bkz: belma sebil)
    (bkz: ben artık küsüm)
    (bkz: ben sana mecburum)
    (bkz: bence malumdur)
    (bkz: bir üç beş)
    (bkz: biraz paris)
    (bkz: böyle bir sevmek)
    (bkz: büyük yollarin haydudu)
    (bkz: caricin de geçen kış)
    (bkz: cebber oğlu mehemmed)
    (bkz: cinayet saati)
    (bkz: cinnet çarşısı)
    (bkz: claude diye bir ülke)
    (bkz: delik deşik)
    (bkz: diyalektik gazel)
    (bkz: duvar)
    (bkz: elde var hüzün)
    (bkz: elimden gelen bu)
    (bkz: emirgan'da çay saati)
    (bkz: emperyal oteli)
    (bkz: gece buluşması)
    (bkz: gecenin kapıları)
    (bkz: geç kalmış ölü)
    (bkz: geçerdi hep)
    (bkz: gibi redifli gazel)
    (bkz: hacı murad'ın ölümü)
    (bkz: hannelise)
    (bkz: harp kaldırimında aşk)
    (bkz: hayır)
    (bkz: her sabah yanılmak)
    (bkz: herşeyi birden istemek)
    (bkz: ıssızlığın çığlığı)
    (bkz: ışık mezarlığı)
    (bkz: ihtiyarlar balladı)
    (bkz: iki yüzlü melekler)
    (bkz: ikinizden hanginiz)
    (bkz: istanbul ağrısı)
    (bkz: jilet yiyen kız)
    (bkz: kadınlar sonbahar)
    (bkz: kalk gidelim kadınlar balladı)
    (bkz: kaptan)
    (bkz: karantinalı despina)
    (bkz: kırmızı pazar)
    (bkz: kim kaldı)
    (bkz: kim o)
    (bkz: kimi)
    (bkz: kimi sevsem sensin)
    (bkz: korkarım)
    (bkz: korkunun işi)
    (bkz: korkunun krallığı)
    (bkz: mahur beste)
    (bkz: maria missakian)
    (bkz: memleket havası)
    (bkz: mevsimidir)
    (bkz: mikaha)
    (bkz: muhalif rüzgar)
    (bkz: muhayyer)
    (bkz: mustafa kemal)
    (bkz: müjgan'a aşk şarkıları)
    (bkz: nasıl bir sevdaysa)
    (bkz: nasıl olduysa)
    (bkz: nefesler)
    (bkz: neydi o bir zamanlar)
    (bkz: nöbet değişimi)
    (bkz: o sözler ki)
    (bkz: on sekiz)
    (bkz: ölmek yasak)
    (bkz: ömer haybo'nun son günleri)
    (bkz: pia)
    (bkz: pusudaki)
    (bkz: rast zenci peşrevi)
    (bkz: rinna-rinnan-nay)
    (bkz: rüzgar gülü)
    (bkz: saçların örülmüş olmalı)
    (bkz: sakın ha)
    (bkz: saklı sevda)
    (bkz: salı sabaha karşı)
    (bkz: sana ne yaptılar)
    (bkz: sen benim hiçbir şeyimsin)
    (bkz: sen beyaz bir kadınsın)
    (bkz: sen burda bir yabancısın)
    (bkz: sen yoksun)
    (bkz: serüvenin sonu)
    (bkz: sevmek için geç ölmek için erken)
    (bkz: silahlı dört besmele)
    (bkz: sisler bulvarı)
    (bkz: sokağa çıkma yasağı)
    (bkz: sokaklarda mızıka çalma çocuk)
    (bkz: söyler)
    (bkz: sultan-ı yegah)
    (bkz: süheyla değildi adın)
    (bkz: süleyman)
    (bkz: şahane serseri)
    (bkz: şeyh bedrettin-i simaviye gazel)
    (bkz: şubat yolcusu)
    (bkz: tarz-ı kadim)
    (bkz: tatyos'un kahrı)
    (bkz: tut ki gecedir)
    (bkz: tutuklunun günlüğü)
    (bkz: usturanın ağzında)
    (bkz: üçüncü şahsın şiiri)
    (bkz: varsağı)
    (bkz: waldorf astoria)
    (bkz: yağmur gemileri)
    (bkz: yağmur kaçağı)
    (bkz: yağmurda sis düdükleri)
    (bkz: yalnızlığı denemek)
    (bkz: yalnızlık şiiri)
    (bkz: yanılsama)
    (bkz: yasak sevişmek)
    (bkz: yazın son günleri)
    (bkz: yirmi beşinci kısım)
    (bkz: zeynep beni bekle)
    (tobisto, 2010-09-03 01:02)
  15. mavi akımıyla edebiyata tokatı basmış garipçileri ensesinden tutup sallamış izmir'de büstü parkı her bişeysi bulunan gelmiş geçmiş en büyük üçüncü kişi şairi edebiyatçısı insanıdır insanı.
    (burakunteper, 2010-09-03 02:42)
  16. bugün ölümünün ardından beş yıl geçen usta.
    (tobisto, 2010-10-11 22:07)
  17. Beğendiğim kadın oyunculardan çolpan ilhan'ın ağabeyidir.
    (invius, 2010-10-11 22:11 ≈ 2010-10-11 22:12)
  18. "gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım.
    beni sevmiyordun, bilirdim.
    bir sevdiğin vardı, duyardım.
    kirpiklerini eğerdin, bakardın.
    üşürdüm, içim ürperirdi.
    felaketim olurdu, ağlardım."
    (mirkut, 2010-10-14 00:36)
  19. "...
    dünden bugüne çektiklerin eksilmedi dedi yağmur bana
    eksilmeyecek dedi bugünden yarına
    bir hiçliğin koynunda istifham gibi büyüyeceksin
    sual sorduğun her şey senden sual soracak
    bitirdiğim sandığın vakit başladığını göreceksin.
    ..."
    (nefeş, 2010-12-05 22:03)
  20. (bkz: Sekiz sütuna manşet)
    (invius, 2010-12-23 06:49)
  21. ayrılık sevdaya dahil

    rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
    onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    her yerinde vücudumun ağır yanık sızıları
    bir yerlere yıldırım düşüyorum
    ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan
    ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
    gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
    yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser
    çünkü ayrılıkta sevdaya dahil
    çünkü ayrılanlar hala sevgili
    hiçbir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
    teleşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sahili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılıklarda sevdaya dahil
    çünkü ayrılanlar hala sevgili

    karanlık çöktü denize
    yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
    ne yana dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
    kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
    bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
    sımsıcak bakışları kaçamak gülüşleri gizlice
    yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    bir türlü çözemedikleri bu ölü gezegenin soğuk tenhalığına benzemesin diye
    özgürlük paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
    sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
    hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsakta hala içimizde o yanardağ ağzı
    hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek
    aşkımız
    (almora, 2010-12-23 11:34)
  22. attila ilhan ile ilgili en iyi tespiti yapan, yeğeni kerem alışık'tır bana göre:

    "bazen bana sorarlar 'attila ilhan hayatında hiç aşık oldu mu?' diye. cevabım hep şu olmuştur: attila ilhan aşık oldu mu bilemem ama; attila ilhan aşka çok şey kattı”
    (karadut, 2010-12-23 12:22)
  23. herkesin en sevdiği bir şair vardır. hani, diğer şairleri de sever ama bir tanesini daha çok sever, daha yakın bulur kendine. benimser.
    Attila İlhan da benim şairimdir. en sevdiğim şairdir. başka sevdiğim şairler de vardır, okuduğum, hayranlık duyduğum... ama Attila İlhan benim için başkadır.
    vefat ettiğini bana bir arkadaşım haber vermişti, inanamamıştım. çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Allah rahmet eylesin.

    Ağustos Çıkmazı

    beni koyup koyup gitme
    ne olursun
    durduğun yerde dur
    kendini martılarla bir tutma
    senin kanatların yok
    düşersin yorulursun
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun

    bir deniz kıyısında otur
    gemiler sensiz gitsin bırak
    herkes gibi yaşasana sen
    işine gücüne baksana
    evlenirsin çocuğun olur
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun

    elimi tutuyorlar ayağımı
    yetişemiyorum ardından
    hevesim olsa param olmuyor
    param olsa hevesim
    yaptıklarını affettim
    seninle gelemeyeceğim
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun
    (prensesin_uykusu, 2010-12-23 17:38)
  24. bana 'aşk'ın ne olduğunu anlatan şarillerden biridir.
    diğerleri nazım ve cemal süreya zaten.

    kimi sevsem sensin şiiri insanın içini deler geçer,kendine o derinlerde bir yer bulur,onu bulur,kalır .oturur içinde.

    kimi sevsem sensin / hayret
    sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
    gözleri maviyken yaprak yeşili
    senin sesinle konuşuyor elbet
    yarım bakışları o kadar tehlikeli
    senin sigaranı senin gibi içiyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    senden nedense vazgeçilemiyor

    her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
    sarışın başladığım esmer bitiyor
    anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
    dudakları keskin kırmızı jilet
    bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
    gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    kapıların kapalı girilemiyor

    kimi sevsem sensin / senden ibaret
    hepsini senin adınla çağırıyorum
    arkamdan şımarık gülüşüyorlar
    getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
    hani o sımsıcak iri çekirdekli
    senin gibi vahşi öpüşüyorlar
    kimi sevsem sensin / hayret
    in misin cin misin anlamıyorum
    (mentirosa polyanna, 2010-12-24 00:06)
  25. tiyatro ve sinema oyuncusu çolpan ilhan'ın abisidir kendisi aynı zamanda.
    ve şöyle seslenir istanbul'a ;

    istanbul ağrısı

    kanatları parça parça bu ağustos geceleri
    yıldızlar kaynarken
    şangır şungur ayaklarımın dibine dökülen
    sen
    eğer yine istanbul'san
    yine kan köpüklü cehennem sarmaşıkları büyüteceğim
    pançak pançak şiirler tüküreceğim
    demek yine ben
    limandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor

    kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeler
    yahudi sokaklarını aydınlatan telaviv şarkıları
    mavi asfaltlara çökmüş
    diz bağlıyor
    eğer sen yine istanbul'san
    kirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatan
    sirkeci garı'nda tren çığlıklarıyle bıçaklanıp
    intihar dumanları içindeki haydarpaşa'dan
    anadolu üstlerine bakıp bakıp
    ağlayan
    sen eğer yine istanbul'san
    aldanmıyorsam
    yakaları karanfilli ibneler eğer beni aldatmıyorsa
    kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
    yine senin emrindeyim
    utanmasam
    gözlerimi damla damla kadehime damlatarak
    kendimi yani şu bildiğin attilâ ilhan'ı
    zehirleyebilirim

    sonbahar karanlıkları tuttu tutacak
    tarlabaşı pansiyonlarında bekarlar buğulanıyor
    imtihan çığlıkları yükseliyor üniversite'den
    tophane iskelesi'nde diesel kamyonları sarhoş
    direksiyonlarının koynuna girmiş bıçkın şoförler

    uykusuz dalgalanıyor

    ulan istanbul sen misin
    senin ellerin mi bu eller
    ulan bu gemiler senin gemilerin mi
    minarelerini kürdan gibi dişlerinin arasında
    liman liman götüren
    ulan bu mazut tüküren bu dövmeli gemiler senin mi
    akşamlar yassıldıkça neden böyle devleşiyorlar
    neden durmaksızın imdat kıvılcımları fışkırıyor
    antenlerinden
    neden
    peki istanbul ya ben
    ya mısralarını dört renkli duvar afişleri gibi boy boy
    gümrük duvarlarına yapıştıran yolcu abbas
    ya benim kahrım
    ya senin ağrın
    ağır kabalarınla uykularımı ezerek deliksiz yaşattığın
    çaresiz zehirler kusan çılgın bir yılan gibi
    burgu burgu içime boşalttığın
    o senin ağrın
    o senin

    eğer sen yine istanbul'san
    yanılmıyorsam
    koltuğunun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim
    sicilyalı balıkçılara marsilyalı dok işçilerine
    satır satır okumak istediğim
    sen
    eğer yine istanbul'san
    eğer senin ağrınsa iğneli beşik gibi her tarafımda hissettiğim
    ulan yine sen kazandın istanbul
    sen kazandın ben yenildim
    kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
    yine emrindeyim
    ölsem yalnızkalsam cüzdanım kaybolsa
    parasız kalsam tenhalarda kalsam çarpılsam
    hiç bir gün hiç bir postacı kapımı çalmasa
    yanılmıyorsam
    sen eğer yine istanbul'san
    senin ıslıklarınsa saplanan bu ıslıklar
    gözbebeklerimde gezegenler gibi dönen yalnızlığımdan
    bir tekmede kapılarını kırıp çıktım demektir
    ulan bunu sen de bilirsin istanbul
    kaç kere yazdım kimbilir
    kaç kere kirpiklerimiz kasaturalara dönmüş diken diken
    1949 eylül'ünde birader mırç ve ben
    sokaklarında mohikanlar gibi ateşler yaktık
    sana taptık ulan

    unuttun mu
    sana taptık
    (milena, 2011-06-18 20:42)