- her bir dizenin başharflerini yukarıdan aşağı doğru okuduğunuzda ortaya anlamlı bir sözcük çıkacak şekilde düzenlenmiş manzum eserlerdir. sözcük dilimize fransızca'dan geçmiştir ( acrostiche ). özellikle ilkokul yıllarında çokça kullandığımız, hatta hatıra defterlerine yazdığımız bir dörtlük buna güzel bir örnektir :
seviyorum ama kimi
en tatlı birisini
nasıl söylesem sana
ilk harflerine baksana
akrostişin kullanıldığı unutulmaz eserlerden birisi de ilhan selçuk a aittir. kendisi şair değildi ama bu tekniği kullanarak derdini anlatmayı başarmıştı. 12 mart döneminde meşhur ziverbey köşkü nde işkence gören selçuk, dışarıdakilere orada işkence gördüğünü anlatmanın yolunu bu tekniği biraz farklılaştırıp ( mesajı anlayabilmek için, herbir cümlenin ilk değil, sondan ikinci kelimesinin başharflerini birleştirmek gerek) düzyazıda kullanarak bulmuştur. kendisine verilen kalem kağıtla yazdığı ifadesi şöyledir:
"12 mart"a doğru türkiye (i)flasa gidiyordu. demirel iktidarı giderek yoğunlaşan (ş)aibe altındaydı. üniversiteli gençler sokaklarda, meydanlarda, hatta üniversite binalarının çatıları altında (k)atl ediliyorlardı. devletin bütün güçleri, aydınları, askerleri, yargıçları, sorumluları, sağduyu sahipleri (e)ndişe içindeydiler. gidiş (n)ormal değildi. anayasa çerçevesi ve yönelişlerine göre davranmak isteyen devlet memurları ve sorumlularına siyasi iktidar adeta (c)eza tertipliyordu. siyasi iktidar aydın yazarları (e)zmek amacındaydı. toplum yaşamında (a)nayasa uygulanmıyordu. bazı çevrelerde bir ordu müdahalesi (l)üzumlu görülüyordu. politikacı (t)opluluğu şuursuzdu. memleketseverler (ı)stırap çekiyorlardı.
bu durumda (n)e yapılmalıydı? önce bir fikir (d)ağınıklığı vardı. tek çıkar yolu, (a)tatürkçülükte görüyorduk. ancak atatürkçülüğü günün koşullarına göre derinliğine ve genişliğine bütün boyutlarıyla (y)orumlamak gerekiyordu. işte devrim dergisi bu ( i)htiyaçtan doğdu. ancak dergi çıkarmaya yetecek para bulmak, gerçekten (m)esele idi."
(halo, 2009-11-23 22:54 ≈ 2009-12-21 16:27)
- can bile yakamaz sözüyle
eninde sonunda çıkacak gün yüzüne
lafları pek şaşıbeş olsa bile
elleri kalem tutmayı bilmediğine göre
sanki kabiliyetli varmış gibi şiir yazması neticesinde
tamamiyle sıçmakta şiirin içine
ince espirisi yok niyetine
nasıl olsa kimse görmez diye
atmış kafadan bir kuple hallice
diye yapılabilen (tabi yeteneklisi yazması lazım) bir çeşit şiirdir.
her dizenin baş harflerini aşağıya doru takip ederek, sizi eğlendiren şiir.
(celestina, 2010-01-15 12:11 ≈ 2010-01-15 12:54)
- naif aşkların, papatya fallarının, sevgilinin dizine yatıp, sonra da onunla kovalamaca oynamanın, birbirine söylenememiş duyguların dile geldiği şiirimsidir. aşklarını akrostişle anlatmak için kağıda kaleme sarılan bünyelerin kabusu ise sevdiceğin isminin içinde geçen (ğ), (j), (v) harfleridir.
- örnekse:
gergedandan evrilmiÅŸmiÅŸ balina
lümpenler bayılır buna
eğer ben bilim adamı olsaydım
ne atıyosun lan derdim onlara
neyse ki ben biliyorum
kirpiden gelmiÅŸtir balina
illa ki iş arıyorlarsa ama
lale eksinler istanbula
lala lay tra lal lal la
(glennkill, 2010-01-15 12:50 ≈ 2010-01-15 13:30)
- rıhtımda martılar
en güzelini şakırdarlar
sarı sarı başaklar
usul usul salınırlar
laleler ters dönerken
tarzında saçma sapan kelime israfında bulunan bir kız arkadaşımın uğraştığı "sözde" şiir tarzıdır.
- ağlama bal gözlüm
tara saçlarını
kaldı geride üzüntülerin
arama yalnızlığı
fiske kadar uzakta çünkü
ağlama bal gözlüm
sığ sulardan çık
ırmak gibi ak artık...
(fiski, 2010-07-08 13:05)
- Kendi kendime diyordum ki
acaba benim canım neden sıkkın
düşündüm ama bulamadım
ıssız bir yere mi gitsem
nedensiz bu ÅŸehri terk mi eylesem
söylendim durdum günlerce
önceleri olmazdı böyle şeyler bana
zamansız depresyonlar çalmazdı kapımı
lan dedim kendime bağırarak bir çıkış yap
ümüğünü sıkmadan bu depresyon seni
gel sen sık ümüğünü depresyonun
ümüğünü sıktım depresyonun teşekkürler sözlük.
(akanc, 2011-07-25 16:15 ≈ 2011-07-25 16:27)
- ah sen
lüle lüle saçlarınla sen
güzel gözlerinle
ışık saçan kalbinle
daima gülen yüzünle
ah sen yok musun ah sen
kapıdan kovsan bacadan geleceğim
en sonunda sana eriÅŸeceÄŸim
daima yanında olacağım
incecik kollarından tutup sarsacağım
canını seveceğim
itina ile gözedeceğim
levrek yiyip rakı içeceğim
ille de sen diyeceÄŸim
kardeÅŸim kediciÄŸim...
*
- ulu daÄŸlardan koÅŸa koÅŸa
umursamadan gönülle
ben ve kendimle
elimi yüreğime koyup
yare bakıp gözlerle
bakın dedim sözlerime
iyi güzel günlere
birlikte olalım diye
istek içten gelsin
razı olsun kelimeler
hayattan ümitlerle
avaz avaz bağıralım
rayların üzerinden
el ele olalım dürüstçe
kardeşçe dostça
estikçe rüzgar üzerimize
teslim olmayalım başka şeye
laleden gönüller bizim olsun diye
estikçe rüzgar bedenimize
ne engel olursa olsun
manyaklık tavan yapsın
ekelim tohumu dostluÄŸumuza
orası burası demeden
lay lay şarkılarla
dans edip elele
umursamadan kimseyi eÄŸlenelim
bir bakın bana
ey dostlar
nasıl olurmuş böyle diye
dürüstçe anlatayım
ey sözlükteki dostlar !
- körfeze karşı
akşamın kızılında
rakısını yudumlarken
yağmur yağıyordu
aslında sorun yağmur değildi
tek sorun
istemediği kalabalıkta
deÄŸersizliÄŸiydi hissettiÄŸi
- sonu var mı bilmiyorum uykusuzluğumun
tüm geceler boyunca sabah olana dek
en güzel rüyalarımı kaçmasın diye uykum
lambamı söndüremeden
lanetin ışığında gözlerim açık göreceğim
anlıyorum
* *
- edebinizle yazsaydınız
tarumar olmazdı sayfalar böylesine
eğer yalnız kaldıysanız
riyakarlığınızın eseridir
nafile kalır artık tüm çabalar
aşkın tılsımına ulaşmaya
lakin umut kesilmez
perişanlık da biter er geç
rüzgarların gücüyle itilerek
izinsizce gelindiÄŸi yerden kovulup
zahmetsizce terk edilerek
elvedadır son söz hep