ÅŸems-i tebrizi  

 belki ilginizi çeker

aç/kapa

  1. celaleddin'den mevlana çıkaran adam.
    şems der ki: "şüphe yok ki her kimle düşüp kalkarsan onun huyunu kaparsın; hangi tarafa baksan sana olgunluk telkin eder. yeşilliğe, güle bakarsan incelik duygusu gelir; çünkü yoldaşların seni kendi alemlerine çekerler." şems-i tebrizi, tebriz-in güneşi, celaleddin rumi ile eşine pek ender rastlanacak bir dostluk, gönüldaşlık ilişkisine girer. sözün ötesinde, maddedin ötesinde olanı, mana aleminde olanı birlikte keşfe çıkarlar.
    öyle zamanlar olur ki bu iki adam aylarca, sadece yaşamalarına yetecek kadar yiyerek, kimseyle görüşmeden başbaşa kalırlar. bu başbaşa kalışlar kimi zaman hararetli sohbetlerle, kimi zaman da aynı hararete içrek susuşlarla sürer gider. celaleddin diğer bütün işlerini bir kenara atmıştır. medresedeki dersleri, müftülüğü ya da dışarıdaki dünyaya dair herhangi bir şey şemseddin'in ışığı yanında önemsizleşmiştir. bu durum konya ahalisini huzursuz eder. mevlana'yı kıskanan ve onun sohbetinden eksik kalan kişiler şemseddin hakkında dedikodu yapmaya başlarlar. bu çulsuz görünüşlü, bu sivri dilli, delici bakışlı adamın nasıl olur da sevgili celaleddin'lerini onlardan aldığını konuşur durur ve onu bir türlü sevmezler.

    şemseddin konya'dan ayrılarak şam'a gider. onun yokluğu mevlana celaleddin için dayanılması güç bir haldir. şems'in varlığını kabullenememiş kimseler mevlana celaleddin'e onun hakkında ileri geri laflar ederler. mevlana'nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir: "onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. o elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nağmeyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım.ben onun avucunda bağlar, bahçeler, ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. onun avucundan çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim.lakin siz bunların hiçbirini göremezsiniz." bu ayrılık esnasında divan-ı kebir ya da divan-ı şems diye bilinen eserini yazar. bir süre sonra şam'dan bir mektup gelir. mektupta: "mevlana'ya malum olsun ki, bu zaif hayır duasıyla meşguldür. hiç bir yaratıkla ilgisi yoktur" diye yazar. celaleddin, oğlu sultan veled'i şam'a gidip şems'i geri gelmeye ikna etmesi için görevlendirir. şam'a gittiğinde onu salihiye semtindeki meşhur handa bulacağını. bulduğu zaman ise şu dizeleri okumasını öğütler:


    gidin ey yoldaşlar, dostumuzu bu tarafa çekmeye bakın! nihayet o kaçak sevgiliyi tekrar bana getirin
    tatlı teraneler, renkli bahanelerle o güzel yüzlü ay parçasını o hoş çehreli sevgiliyi eve doğru yürütmeye çalışın
    eğer başka zaman gelirim derse aldanmayın! bütün sözleri hile ve kaçamaktır. o sizi atlatır.
    ...
    bir kere onun cemali parlayınca, güzellerin güzelliği hiç kalır. onun güneş gibi parlayan yüzü karşısında bütün ışıklar söner.
    ey hafif kanatlı gönül kuşu, git bensiz benim dilberime uç; o değer biçilmez mücevhere selam ve sevgiler götür

    sultan veled'in mesajıyla dönmeye ikna olan şems'in konya'ya geri gelişi mevlana celaleddin'de çok büyük bir mutluluğa sebep olur. onun gelişini anlatan şu şiiri yazar:

    güneşim, ayım geldi.
    gözüm, kulağım geldi.
    gümüş bedenlim geldi.
    altın madenim geldi.
    başımın sarhoşluğu geldi.
    gözümün nuru geldi.
    baÅŸka bir ÅŸey dilediysen iÅŸte o baÅŸka bir ÅŸeyim geldi.
    yolumu vuran geldi.
    tövbemi bozan geldi.
    gümüş bedenli güzel kapımdan ansızın çıkageldi

    onu şehre bağlaması umuduyla bir kızla evlenmesini rica eder. bu kız celaleddin'in evinde evlatlık olarak yetişmiş kimya hatun'dur. şems mevlana'nın hatrını kırmamak için kızla evlenmeyi kabul eder. bu evlilikle celaleddin'in oğlu alaaddin'in düşmanlığını kazanır.
    alaaddin babasına bu kadar yakın olan, onun sohbetini yalnızca kendine ayıran bu adamdan zaten pek hoşlanmazken, gizliden gizliye aşık olduğu kimya hatun ile evlenişini duyunca iyice hiddetlenir; şems aleyhtarlarının yanında yer almaya başlar.

    1247 yılının aralık ayında mevlana celaleddin, sultan veled ve mevlana şemseddin bir arada otururlarken kapı çalınır. şems "ayrılık zamanı geldi, bize müsaade" diyerek kapıyı açmaya gider ve orada sekiz on kadar silahlı adamın saldırısına uğradığı rivayet edilir. kapıdaki gürültüyü ve ardından gelen 'allah' haykırışını duyan mevlana kapıya gelir ama bir kaç damla kan izinden başka bir şeye rastlayamaz. o geceden sonra ne kadar arasa da şemseddin'in ne ölüsünü ne de dirisini bulmayı başaramaz. buna rağmen son nefesine kadar onun geleceğini umut etmekten vazgeçmez. onun dolaştığı, oturup kalktığı, başını koyup uyuduğu ya da dokunduğu ve bakışının değdiği, kokusunun sindiği yerlere uğrayarak vakit geçirir.

    "benim aklım şuurum, benim gözüm kulağım hep sensin. benim dilime gelen her şey sensin şemseddin. senin gözlerinde yarın bugündür, dün şimdi ve şimdi daima. gel ey tebriz'in kızıl gülü.gel çıkar kalbimden şu elem yanığı dikeni. gel ey tebriz'in güneşi. ya gel ya da bizi yanına al..."


    mevlana celaleddin, şems-i tebrizi'nin vesilesiyle allah aşkına ulaşmıştır.
    'şems-i tebrizi, mevlana celaleddin'in kalbindeki ateşi yakan kibrittir' diye benzetir bazıları. mevlana'nın 'hamdım, piştim, yandım' lafında: şems'le tanıştığı zamanki durumu, ondan ilk ayrılışı ve ondan ikinci ayrılışındaki hallerinden bahsettiği söylenir.
    şems-i tebrizi kendi yazdığı bir eser bırakmamıştır arkasında. onun konuşmalarından, verdiği derslerden oluşan 'makalat' - konuşmalar- adlı eser onu dinleyenler tarafından bir araya getirilmiştir. mevlana'nın mesnevisindeki bir çok hikaye burada da görülür.

    Edit:Bİr bölümü alııntıdır.



    (senhorita, 2010-02-05 12:50 ≈ 2010-02-05 12:53)
  2. 'sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. sabır nedir? dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.' "şems-i tebrizi"
    (senhorita, 2010-02-05 12:56)
  3. mevlana'yı yoldan çıkaran kişidir kendisi. bazı kaynaklara göre şems iyi huylu ve sevecen olarak tanımlanmıştır, bazılarında ise hoyrat ve ukala olarak belirtilmiştir. şems öncesi mevlana, camilerde vaaz veren ve okulunda ders veren normal bir kişiyken şems etkisi ille kendi özüne dönmüştür, dünyayı ve kendini artık hissetmeye ve tanımaya başlamıştır. "dünyevi aşkın" önemini anlamış, yaratana karşı duyulan aşkın doğruluğunu savunmuştur.
    (celestina, 2010-02-05 12:58 ≈ 2010-03-19 11:22)
  4. (bkz: elif ÅŸafak - aÅŸk)
    (jasper lee, 2010-02-05 13:44)
  5. (bkz: can ateÅŸinde kanatlar)
    (rhein, 2010-02-26 22:25)
  6. mevlana celaleddin rumi'nin buyuk ruhani aski, hocasi ve muridi, arkadasi ve sonradan damadidir. konya'da, mevlana turbesi'ne bakan ancak cok daha mutevazi bir turbede yatmaktadir. mevlana ile iliskileri onlarca kitaba, oykuye, efsaneye konu olmus, 2 cok populer yazar tarafindan yazilan 2 buyuk romanla da, son yillarda turkiye'de daha cok gundem maddesi haline gelmistir.

    (bkz: ahmet umit - bab-i esrar)
    (bkz: elif safak - ask)

    ismi sems-i tebrizi (tebriz'in gunesi) veya tebriz'li sems (tebrizli gunes) olarak iki sekilde anilir.
    etrafta yazilip alintilanan sems'in 40 kurali da tum muhtesemliklerine ragmen sems'in gercek kurallari degil, sems ogutlerinden ve kitaplarindan elif safak tarafindan derlenip kurgulanmis kurallardir.
    (eliza doolittle, 2010-03-19 11:21)
  7. (bkz: komiklik olsun diye ne yazdığını düşünmemek)
    (bakimkremi, 2010-03-27 22:16)
  8. --- spoiler ---
    dosta erişmek için durmadan koşuyorum
    ömrüm sona yaklaştı ben hala uykudayım
    diyelim ki kavuÅŸtum nihayet sevgiliye
    ya o geçen günleri ben nerede bulayım?
    --- spoiler ---
    *
    (celestina, 2010-06-18 19:03)
  9. 12.yy da yaşamasına rağmen günümüz din adamlarından çok daha ileri görüşlü olduğunu düşündüğüm ve hayranlık duyduğum kişidir.Mevlana'nın O'na olan aşkından yazdığı şiir ise birçok kadına yazılmamıştır:


    ne güzel geceydi dün gece,

    ne güzel geceydi.

    onunla sarmaÅŸ dolaÅŸ,

    dudak, dudaÄŸa,

    talih kapısı ardına kadar açık,

    güneş kucağımızda....
    --

    ey tebrizi ÅŸems,

    dinim aşktır benim,

    senin yüzünü gördüm göreli,

    benim dinim senin yüzünle övünür ey sevgili.

    bunu unutma hatırla ama!
    --

    ''demek ki sen böyle,

    salına salına bensiz gidiyorsun

    ey canımın canı,

    ey dostların canına can katanı,

    gül bahçesine böyle bensiz gitme,

    istemem...

    ..

    sen her gece ay deÄŸil misin?

    başına yastık edince yollarda,

    dizime yattığın geceleri,

    hatırla ama!

    sen ey,

    hüsrev'i kendine kul

    şirin gibi bir nice güzeli esir eden

    aşkının ateşiyle tıpkı ferhat gibi benim.

    ayrılık dağını delmekte olduğumu,

    hatırla ama....
    --

    bizim dudaklarımızı,

    emdiğin günden bu yana,

    aklımda hep senin dudakların, ağzın...

    nerde senden bir söz açan görsem,

    hep onun ağzına bakar...biterim!
    --

    ey aşıklar gelin bakın

    gelin bakın ey iş erleri

    gelin de bizi görün işte

    bakın nasıl yıldızlar gibi ateş kesilmişiz

    ayın yöresinde bütün gece

    nasıl oynayıp, dönmeye koyulmuşuz...Mevlana
    (melek, 2010-09-22 00:08)
  10. mevlana'nın üvey kızı kendinden elli yaş küçük kimya hatunla evlenen bir afakidir kendisi. kimya'da tanrıyı gördüğünü söyler fakat aşkı bittikten sonra kimya hatuna yaptığı işkenceler ve dayakların sonucunda, kimya hatun'un ölümüne sebep olur. kimse şems i tebrizi'nin bu yönünü bilmez. mevlana'nın ona duyduğu aşkı kullanarak, elde ettiği kıza yaptığı işkenceleri öğrendikten sonra beni mevlana'dan dahi soğutmuş şahsiyettir.
    (ahbilsem, 2011-02-01 18:55)
  11. nedense mevlanaya olan aşkı ile öne çıkan, ama bazı kesimlerce bu özelliği hiç bahsedilmeyen erkişidir.
    (dinazorus bülentus, 2011-02-01 19:10)
  12. bugüne kadar okuduğum birçok kaynakta dost canlısı, can'a değer veren, yaradan'ı seven, kararlı, sükut etmesini bilen, sözleri kılıçtan keskin, kalbi pamuktan yumuşak, gönlü allah aşkı ile yanan, can mevlana'nın canı, kanı, ciğeri olan bir insan olarak nitelendirilen ve bu saydığım özelliklerin içinden bir kez olsun şüphe duymadığım; aksini iddia edenlerin bir uydurmacadan ibaret olduğunu vurgulayarak tüm kalbimle, tüm ruhumla sevdiğim, değer verdiğim, hatta ve hatta felsefesini takip ettiğim insandır şems.

    yazılan kıytırık bir kitap ( ki tahminlerimiz doğru çıktı arkadaşlar!) tüm bu olumlu şeyleri karalamaya yönelik ise ben o kitapta yazanlara inanan her kimse hiçe sayarım. mevlana'nın aşık olduğu, tüm insanlığa dostluğa, kardeşliğe meyleden, gönül veren bir insan değil birisini dövmek, işkence etmek ; bir fiske dahi vuramaz. kimya hatun şems'e deliler gibi aşık olmuştur. şems gibi biriyle evlendiği için şanslı bile saymalıdır kendisini. asla eli eline değmediği için şansını fazla zorlamış, reddedilince de hasta olup yatağa düşmüştür. iyileşemediği için de vefat etmiştir.

    allah aşkıyla yanan bir insan bir insanın aşkını neden kullansın sorarım size? gönlü bu kadar geniş, bu kadar sevgi dolu bir insan, felsefesiyle birçok inanmazı inanır kılan mevlana gibi koskoca bir zat neden şems'in kulu olsun? mevlana'dan şems'den soğumak, neftet etmek, nefret ettirmeye çalıştırmak da niye? neden en iyiler her zaman karalanmaya mahkumlar?

    düşünün bu soruların cevabını ve öyle alelade yazılmışlara da inanmayın derim. madem öyle ahkam kesiliyor şems hakkında birkaç tane kaynağa dayandırarak konuşun. şimdiye dek söylenilenler yalan olsaydı elif şafak'ın aşk kitabı da bu kadar değer görmez, bu kadar el üstünde tutulmazdı. birçok insanın hayatını değiştirdi o kitap. şems'e laf söyletmem. benim için kimya hatun'un hayatı değil şems'in kırk kuralı geçerlidir!

    not: beklediğim mesajın cevabı alaycı bir üslup ile gelmiştir efenim. hatta kitap bana tavsiye bile edilmiştir. tahmin edilen kitabın ta kendisidir. şahsım tarafından hiçbir şekilde para verilip satın alınmayacaktır. merakla bekleyen yazarlara buradan duyururum.
    (candy, 2011-02-03 19:43)
  13. aşığını maşuk a kavuşturmuş insan.
    (ıssız adamdan nasibini almış yalnız kadın, 2011-05-05 01:52)
  14. "Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim bu yüreğe ben söz verdim.
    Hiçbir harfi, sensiz bir cümleye kurban etmedim."
    (benden de güzeli yok, 2011-12-23 01:01)