- belki yeniden doÄŸum.
huzur.
sonsuz uyku hali.
toprak altında çürümek.
böceklerin, kurtların, çıyanların, yılanların midesinde öz olmak
ağaçlara, otlara, çiçeklere vitamin olmak
yani yok olmak.
(didemerol, 2009-07-10 19:28 ≈ 2010-03-24 16:02)
- yokluk, hiçlik halinin bu alemdeki adı. yokluk, hiçlik ne demekse??
(medic, 2009-07-11 23:02 ≈ 2010-01-03 21:38)
- Çaresi olmayan tek şey, büyük kayıp ve acı.
(obduswoman, 2009-07-13 19:05 ≈ 2010-04-10 13:23)
- üzerinde kafa yorulmaması gereken şaka.
- tecrübenin konuşamadığı yegane alan.
(bkz: öldüm öldüm dirildim)
(bkz: reenkarnasyon)
- tarifsiz acıdır, isyan sebebidir, ayrılıktır
- her türlüsü zor olandır. ağır ağır ve yaklaştığını bildiğiniz yaşlı anneanneninizinki de zordur; bir anda kalbi duran, cenazede resmini görenlerin "ne kadar gençmiş" dediği en yakın arkadaşınızınki de.
üzerinden koskoca bir yıl geçmesine rağmen yükü sizin hala omuzlarında duracak olan süreçtir. ilginçtir, yaşam da devam eder ölüm de..
- zorunlu veda. gidene de, kalanlara da...
(xplod, 2009-12-13 10:48)
- gayet doğal bir durum .her canlının bir gün tadacağı zenginliğn yda fakirliğin etki edemediği tek durum,bedenin iflas etmesi,yaşamın bu dünyada sona ermesidir
- hayati faaliyetlerinin kesin olarak sona ermesi.
(brawo, 2009-12-13 15:07)
- yaşayan insan için ölüm kavramının varlığı bile büyük bir travmadır. biz böyle bir travmayla yaşıyoruz. ölümü çok basit gören bir insan bile hayata ne kadar tutunmuş olduğunu ölmeye yaklaşmışken anlıyor. anna karenina bile trenden atlarken tereddüt etmemiş miydi? virginia woolf çaresizlikten ama korkarak kendini öldürmedi mi?
ölüm dolayısıyla yaşamın karşıtı değildir, aslında tersine onu var edendir. büyük ihtimalle üremenin, üretme -benim için yazma- gibi eylemlerin antropolojisinde ölüme karşı direniş vardır. bir de bir çeşit mistisizm atfederiz ölüme, ki bunların hepsi aslında ölümü karmaşık bir hale getirme amacında değildir. yalnızca anlamsızlaştırmaya çalışma, kendimizden uzak tutma çabasının bir ürünüdür.
- kendinizi en hazır hissettiğiniz halde. hatta "yeter artık allahım kurtar" dediğiniz bir zamanda bile gerçekleştiği anda yıkıldığınız, kabullenemediğiniz olaydır. evet ölümün genci yaşlısı yoktur. ölüm her zaman acıtır, her zaman bir kayıptır. özlediğiniz ama ulaşamadığınız kayıplar.
- bir insan düşüncesinin daha bize yardımcı olamamasını beraberinde getiren acı durum.
- sonsuza kadar yaşayacağını düşünen ve ölümü gözardı eden insanoğlunun 'ölüm' fikrini aklından bir an olsun çıkartmaması halinde onu şu an olduğundan çok daha iyi yapması kesin olan olgu.
- doÄŸumun doÄŸal sonucu.
- zenginler için gazeteye ilan verilen durum.
(bkz: acı kaybımız)
(uykutozu, 2010-01-08 13:23 ≈ 2010-01-08 13:27)
- maksimum entropi
(bkz: entropi)
- sonsuz uyku
- insan etinin üstüne toprak atmak. daha kötüsü yok sanırım.
- yerine ebedi uykuya yatmak, ruhunu teslim etmek gibi ifadelerin kullanılabildiği, dikey durumdan yatay duruma geçilen eylem.
- çıplak gelir...
ölümler çıplak gelir
geceyi indirir yavaşça gözlerine
benden geçmek kolay değil
feryat eder ateş sözlerime
yayılır nefesin çiçeklere
ay ışıldar soğuk soğuk bedeninde
günah bana hiç el değil
feryat eder dilim hüzünlere
vedalar doÄŸru deÄŸil
sevgiler yalan deÄŸil
koşarım ben sensizliğe
bu son bakışsa
gitmek hiç mümkün değil
görünür bana senden kalan
bilirim ki vardır şarkımı duyan
boşunadır yakarış çizilene
geçer zaman aşk sevilince
ölümler çıplak gelir
gecyi indirir yavaşça gözlerine
senden çıkmak kolay değil
beterdir hayat acılar çekenlere
vedalar doÄŸru deÄŸil
sevgiler yalan deÄŸil
koşarım ben sensizliğe
ağlarım yağmur düşürür seni
kapı açık gir içeri
- başlığını çok sevdiğim bir şiire hayat veren nefes almanın sonlanacağı an.
ölüm noktürnü
seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm
yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm
çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde
ellerine dokundun; sana inandı ölüm
o efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden
uçan kelebekleri mutluluk sandı ölüm
akkor dudaklarından ağı düştü içime
yollarında yürürken sanki insandı ölüm
viran eylediğin gün yorgun hayallerini
ayrılıkla, hüzünle, aşkla sınandı ölüm
bir ömür vuslatını bekledi boynu bükük
bilmem ki aşk uğrunda neden kınandı ölüm
süründü yıllar yılı karanlık köşelerde
benim gibi kıvrandı, kahra dayandı ölüm
her akşam tufanında harap oldu güneşim
gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm
sensizliğin en ağır fermanıydı içimde
dudaklarımdan sızan bir damla kandı ölüm
ölüm seni sevmektir bir celladın elinde
bilmem hangi yürekte böyle sultandı ölüm
- uyku yarı ölmek derler ya hani...
bunu bir düşünmek gerek.
hani uyumaman mümkün değildir...nasıl ölmemen mümkün değilse...
belli noktalara kadar yapabilirliği olan ,belli sınırları olan bir varlık insanoğlu.
belli bir noktaya kadar kendi durduÄŸu yerden deÄŸerlendirir olan biteni.
birde bunun ötesi vardır.tanımlayamadığımız şeylere yoktur demek ne kadar saçma ise ölüm için yokoluş demekte o kadar saçma.
herşeyi "bilmeye" bu kadar tutkulu ve bilmeyi bu kadar kutsayan insan, hiç ölmemişken nerden bilecek ölümün ne olduğunu?
- "ölümün yapacağı son iyilik, bir daha ölmeyecek olmaktır."
friedrich nietzsche
(peter pan, 2010-02-19 13:11 ≈ 2010-03-26 13:08)
- "Ölüm geliyor aklıma birden ölüm
Bir ağacın gölgesine sarılıyorum."
cemal süreya
(peter pan, 2010-03-08 18:52 ≈ 2010-03-26 11:36)